Sanayi durma noktasında, Merkez faiz indiremiyor
Ekonomi analisti Erdal Sağlam, sanayinin durma noktasına geldiğini ve Merkez Bankası'nın enflasyon nedeniyle faiz indiremediğini belirtiyor. Kapasite kullanım oranlarındaki düşüş ve artan bütçe açığı, zorlu süreci gözler önüne seriyor.

Ekonomi Koordinatörü Erdal Sağlam'ın analizine göre, sanayi sektöründe şikayetler giderek artıyor. Enflasyonla mücadele programının sektörü adeta durma noktasına getirdiği belirtilirken, sanayiciler kur artışı ve ucuz finansman imkanları talep ediyor. İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan, Eylül başında açıklanacak Orta Vadeli Program'da somut adımlar beklediklerini ve "bıçağın kemiğe dayandığını" ifade etti.
Kapasite kullanım oranları dibe vurdu
Son veriler, sanayideki gerilemenin boyutunu gözler önüne seriyor. Kapasite kullanım oranları, pandemi dönemindeki en düşük seviyelerin de altına inerek yüzde 73,50'ye geriledi. Bu durum, 2020 pandemisi dışında daha önce hiç görülmemiş bir düşüşü işaret ediyor. Ekonomik yavaşlama, sadece sanayiyle sınırlı kalmayıp genel büyümede de kendini gösteriyor. İlk iki çeyrekte mevsimsel etkilerden arındırılmış çok sınırlı bir büyüme görülürken, üçüncü çeyrekte de canlanma yaşanmadı. Turizmdeki düşüşün hizmet sektöründen büyümeye olan katkıyı azalttığı düşünülüyor. 2026 yılı büyüme tahminleri şimdiden yüzde 2,5'e inerken, bu seyrin devamı halinde büyümenin yüzde 2'ye düşebileceği konuşuluyor ki bu, Türkiye ekonomisi için oldukça düşük bir oran.
Merkez Bankası faiz indiriminde zorlanıyor
Ekonomideki bu yavaşlamaya rağmen, Merkez Bankası'nın enflasyonu ve dolayısıyla faizleri düşürmekte zorlandığı görülüyor. Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, fonlama faizini politika faizine doğru indirmeye başlayacaklarını belirtmişti ancak bu adım henüz atılmadı. Yeni beklentiler, 10 Eylül'deki toplantıda bu kararın alınabileceği yönünde. Yabancı banka raporları, yıl sonunda politika faizinin yüzde 35'e inebileceğini tahmin etse de, bunun için aylık enflasyon oranlarında belirgin bir gerileme gerekiyor. Ağustos ayı öncü verileri, aylık enflasyonun yüzde 2 civarında olacağını gösteriyor. Faiz indirimi için ise mevsimsel etkilerden arındırılmış oranın yüzde 2'nin altına, hatta 1,90'ın altına inmesi gerekiyor. Bu tabloyla, yıl sonunda enflasyonun yüzde 30'un altına düşmesi zorlaşıyor ve piyasa tahminleri yüzde 31-32'lere yükselmiş durumda. İran'daki savaşın devam etmesi ve petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi nedeniyle bütçe dengesi de bozulmaya başladı. Motorinden alınan verginin sıfırlanmasına rağmen fiyat artışları devam ederken, yıl sonuna kadar bütçenin gelir kaybının 500 milyar TL'ye ulaşması bekleniyor. Bu durum, kamu zamlarının öne çekilmesi ve kurun hızlandırılması gibi ihtimalleri gündeme getiriyor. 7 Eylül'de açıklanacak yeni Orta Vadeli Program'daki hedefler, özellikle bütçe açığı ve enflasyon hedefleri piyasa için büyük önem taşıyor. Mevcut yüzde 15'lik 2027 enflasyon hedefinin 20'nin altında belirlenmesi gerçekçi bulunmayacak. Genel olarak program, enflasyonu düşürme, faizleri indirme ve büyümeye geçiş sağlama amacına ulaşamadı. Yanlış yönetim, yoksulluğu artırdığı gibi sanayiyi de durma noktasına getirdi. 2027 seçimleri öncesinde ekonomide umut görünmüyor.
Bakmadan Geçme
Merkez Bankası başkanı: Dezenflasyon sürecek
Bayramoğlu'ndan Şimşek'e fon krizi tepkisi
Üretici enflasyonu tüketiciyi geçti! Maliyet baskısı dezenflasyonu tehdit ediyor
Hekim Birliği, eylül ayı enflasyonunu değerlendirdi
Kamu çalışanlarının yıllık enflasyonu yüzde 39,49 olarak belirlendi
Kamu-İş, TÜİK'in eylül enflasyon verilerini eleştirdi
