Sağlık

Sessiz tehlike: Hipertansiyon kalbi nasıl yavaş yavaş öldürüyor?

Hipertansiyon, sessizce ilerleyerek kalp kasını kalınlaştırıp damarları sertleştirerek kalp yetmezliği, kriz ve inme riskini artırıyor. Uzmanlar, erken tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor.
DHA
DHA
2 dk Sesli Dinle 0
Sessiz tehlike: Hipertansiyon kalbi nasıl yavaş yavaş öldürüyor?

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bünyamin Yavuz, dünya nüfusunun üçte birini etkileyen, çoğu zaman sessizce ilerleyen hipertansiyonun, kalp ve damar sağlığı üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekiyor. Kontrol altına alınmayan yüksek tansiyonun, kalp kasında kalınlaşma, damar sertliği ve nihayetinde kalp yetmezliği gibi ölümcül sonuçlara yol açabileceği uyarısında bulunan Dr. Yavuz, hastalığın erken teşhisinin hayati önem taşıdığını vurguluyor.

KALBİN DÜŞMANI: HİPERTANSİYONUN MEKANİZMASI

Prof. Dr. Yavuz, hipertansiyonun kalbi nasıl yavaş yavaş yorduğunu şu sözlerle açıklıyor: "Kan basıncının uzun süre yüksek seyretmesi, kalbin daha fazla çalışmasına neden olur. Bu durum zamanla kalp kasının kalınlaşmasına yol açar. Başlangıçta bu bir uyum mekanizması gibi görünse de ilerleyen süreçte kalbin gevşeme ve kasılma fonksiyonlarını bozarak kalp yetmezliğine zemin hazırlar." Bu yapısal ve fonksiyonel bozulmaların, kalbin oksijen ihtiyacını artırırken koroner damarlar üzerindeki baskıyı da yükselttiğini belirten Dr. Yavuz, sürecin çoğu zaman hastalar baş ağrısı, çarpıntı veya nefes darlığı gibi belirtilerle hekime başvurana kadar fark edilmediğini ekliyor.

DAMAR SISTEMİ DE RİSK ALTINDA

Hipertansiyonun sadece kalple sınırlı kalmayıp tüm damar sistemini etkileyen sistemik bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Yavuz, sürekli yüksek basınca maruz kalan damar duvarlarının zamanla esnekliğini kaybederek sertleştiğini ve ateroskleroz gelişimini hızlandırdığını ifade ediyor. Bu durumun kalp krizi ve inme riskini artırdığını söyleyen Yavuz, böbrekler, beyin ve göz gibi organlardaki küçük damarların da bu süreçten olumsuz etkilenebileceğini vurguluyor. Hastalığın erken tanısı için yılda en az bir kez tansiyon ölçümü yapılması gerektiğini belirten Dr. Yavuz, yaşam tarzı değişikliklerinin, tuz tüketiminin azaltılması, dengeli beslenme, düzenli egzersiz, kilo kontrolü ve stres yönetimi gibi faktörlerin hipertansiyon yönetiminde kritik rol oynadığını hatırlatıyor. Tedavi edilmediği takdirde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen hipertansiyonun, erken fark edilip kontrol altına alındığında yönetilebilir bir hastalık olduğunu sözlerine ekliyor.

Bu Yazıyı Paylaş