Ancak mevzuat hükümleri ve uygulamanın detayları incelendiğinde, iddiaların hukuki çerçeveyi tam olarak yansıtmadığı görülüyor.
Mevzuat Ne Diyor? Kişisel Paylaşımlar Yasak Kapsamında mı?
4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu uyarınca alkollü içkilerin her türlü reklamı, tanıtımı ve özendirilmesi yasaklanmıştır. Mevzuattaki düzenlemeler ve uygulanan idari para cezaları temel olarak şu grupları hedef almaktadır:
Üretici, İthalatçı ve Pazarlayıcılar: Alkollü içki firmalarının doğrudan ya da dolaylı şekilde reklam yapması, etkinlik sponsorluğu üstlenmesi veya sosyal medya üzerinden marka/logo görselleriyle promosyon yürütmesi kesin olarak yasaktır.
Ticari ve Promosyonel İçerikler (Influencer / İşletme Paylaşımları): Sosyal mecrada yüksek takipçili hesapların, mekan veya markaların gizli/açık iş birliği kapsamında yaptığı yönlendirici ve özendirici içeriklere ceza uygulanmaktadır.
Bireysel / Kişisel Paylaşımlar: Vatandaşların herhangi bir ticari amaç taşımayan, reklam ve yönlendirme niteliği bulunmayan kişisel anı paylaşımları doğrudan bu ceza kapsamına girmemektedir.
103 Bin TL İdari Para Cezası İddiası Nereden Çıktı?
4250 sayılı Kanun kapsamında belirlenen idari yaptırım tutarları her yıl alt ve üst limitler çerçevesinde güncellenmektedir. Kanundaki alt sınır idari yaptırım tutarları arasında 103 bin TL barajı bulunmakla birlikte, bu cezalar bireysel tüketicilerin masadaki paylaşımlarına otomatik olarak kesilen bir ceza değildir.
İdari para cezaları, mevzuatı ihlal eden işletmelere, firmalara veya ticari reklam niteliğinde değerlendirilen durumlara uygulanmaktadır.
Tartışmaları Alevlendiren Emsal Olaylar
İddiaların sosyal medyada bu kadar hızlı yayılmasında, bireysel paylaşımlara yönelik tekil idari yaptırımların basına ve sosyal medyaya yansıması etkili oldu. Bireysel hesaplardan yapılan çilingir sofrası paylaşımlarına Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından zaman zaman "alkol reklamı yasağını ihlal" gerekçesiyle ceza kesilmesi, kamuoyunda "her kişisel paylaşıma ceza mı gelecek?" endişesine yol açtı.
Ancak uzmanlar ve yetkili merciler; yürürlükteki kanun maddelerinin genel bir bireysel içerik yasağı tanımlamadığını, uygulamanın "marka teşviki", "ticari yönlendirme" ve "örnek teşkil eden reklam unsurları" süzgecinden geçirilerek değerlendirildiğini belirtiyor.




