Devlet Aklı…
Atalarımız bize “Devlet akıl ile yönetilir.” diye bir öğütte bulunmuş.
Uzun süre ayakta kalan Türk devletlerini de akıl ile yönetmişler. Akıldan uzaklaştıklarında da devletimizin bazen yavaş yavaş bazen de hızlı bir şekilde çöktüğü görüldü. Tarih, bu durumumuzun örnekleriyle dolu.
Cumhurbaşkanımızın bir ABD seyahati oldu. BM zirvesiydi, tüm dünya devlet başkanları katıldı ama biz yine de Cumhurbaşkanımızın ABD Başkanı tarafından davet edildiğini kabul edelim.
Eski Türk devletlerinde, başka bir ülkeye giden devlet görevlisine altınlarla, elmaslarla ve değerli taşlarla süslenmiş bir kaftan giydirirlermiş. Ziyarete giden devlet görevlimiz görüşmede bu zenginlik göstergesi kaftanın üstüne otururlar ve görüşme bitip kalktıklarında o zengin taşlarla bezenmiş kaftanı bir daha alıp giymezlermiş. Lise 1'inci sınıfta okurken Altan Deliorman'ın yazdığı tarih kitabında okumuştum.
Cumhurbaşkanımızın ABD seyahati tam olarak bir hayal kırıklığıdır (kelimeleri bu kadar inceltebiliyorum). ABD'ye gitmeden ABD'den Türkiye'ye gelen başta tarım ürünleri olmak üzere birçok üründe vergiler kaldırıldı. Yani ABD ürünleri Türkiye'ye vergisiz girecek.
Atatürk Kapitülasyonları kaldırdı, bugün yeni emperyalist ABD'ye kapitülasyon tanıdık. Sırada Düyun-u Umumiye olabilir mi?
ABD Başkanı Trump ile görüşme tam bir facia. Trump, Türkiye'de 35 yıl cezayla yargılanan birini yargının elinden yargılanmadan cezaevinden alabildiğini ve alabileceğini tüm dünyaya açık açık söyledi. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın hileli seçimlerin ustası olduğunu açık açık söyledi. 200 uçağın Türkiye'ye satış sözleşmesini yaptı. Kaan adlı uçağımızın motorlarını vermedi. İşgal ettirdiği Gazze'nin adını anmadı. Filistin'i yok saydı.
Cumhurbaşkanımızın koltuğunu çekti, çok akıllı ve güçlü adam dedi. Hepsi bu. Güle güle.
Tayyip Erdoğan yeni başbakan seçildiğinde Rusya Devlet Başkanı Putin onun için şöyle bir tanımlama yapmıştı: “Önce konuşuyor, sonra düşünüyor.”
Rus uçağının düşürülmesi böyle bir olay. Rusya'dan S-400'lerin alınması böyle bir olay.
Devrilen Mısır Başkanı Mursi'ye 2,5 milyar dolar hibe etmek böyle bir olay. F-35 için verilip bir türlü geri alınamayan 2,5 milyar dolar böyle bir olay. Fakir Türk halkının yaklaşık 10 milyar doları çöpe gitti.
2013 yılından bugüne Türkiye'nin göçmenlerce işgal edilmesi ve son bir yılda yaşadığımız PKK ile ortaklık süreci de düşünülmeden saplanılan bir ABD-İsrail projesi. Bu proje uygulamasının Türk milletine maliyetinin akıllara zarar verecek boyutta olacağı aşikâr.
Devletimizi önce konuşan, sonrasında düşünemeyen (bari düşünseler) insanlar yönetiyor.
Türk milleti bu düşüklüğe layık değil. Milletin gerçek evlatları var sahada…
