Köşe Yazısı

Fundamentalizm

Adnan Hazır
Adnan Hazır
3 dk Sesli Dinle 0

Fundamentalizm, en genel anlamıyla bir dinin, ideolojinin veya düşünce sisteminin “öz” kabul edilen temel kurallarına katı biçimde bağlı kalmayı savunan anlayıştır.

Kelime kökeni İngilizce “fundamental” (temel, esas) sözcüğünden gelir. Türkçede genellikle:

“Köktencilik”

“Katı gelenekçilik”

“Temelcilik” gibi ifadelerle karşılanır.

Fundamentalizmin Ortaya Çıkışı

Kavram ilk olarak 20. yüzyıl başlarında Amerika Birleşik Devletleri’nde ortaya çıkmıştır.

Bazı Protestan Hristiyan gruplar: İncil’in kelimesi kelimesine doğru olduğunu,

Modern bilim ve seküler düşüncenin dini bozduğunu,

Toplumun yeniden dini temellere dönmesi gerektiğini savunmuştur.

Bu hareketler “fundamentalist” olarak adlandırılmıştır. Daha sonra kavram genişletilmiş ve yalnızca dinî hareketler için değil, her türlü katı ideolojik yaklaşım için kullanılmaya başlanmıştır.

Fundamentalizmin 0rtak ve Temel Özellikleri:

Temel metinleri mutlak doğru kabul etmek

Geleneksel kuralları değiştirmeye karşı çıkmak

Modernleşme ve sekülerleşmeye tepki göstermek

Kendi yorumunu “tek doğru” olarak görmek

Toplumsal düzenin temel ilkelere göre kurulmasını istemek

Bazı fundamentalist hareketler demokratik yöntemleri benimserken, bazıları daha otoriter veya radikal yöntemlere yönelebilir.

Fundamentalizm Sadece Dinî midir?

Hayır. 

Fundamentalizm yalnızca dinle ilgili değildir.

Dinî Fundamentalizm: Hristiyan fundamentalizmi

İslamcı fundamentalizm

Yahudi fundamentalizmi

Hindu fundamentalizmi gibi örnekleri vardır.

İdeolojik Fundamentalizm

Bazı siyasi ideolojilerde de görülebilir:

Irkçılık 

Katı devrimci ideolojiler,

Totaliter sistemler

Komünizm

Siyonizm

Faşizm 

Diktatörlük, kendi düşüncelerini mutlak doğru kabul ederek fundamentalist özellik gösterebilir.

İslam Dünyasında Fundamentalizm:

Batı literatüründe bazen siyasal İslam veya radikal dini hareketler için “İslami fundamentalizm” ifadesi kullanılmıştır. Ancak bu kavram tartışmalıdır.

Birçok akademisyen:

Fundamentalizm kavramının Hristiyanlık kökenli olduğunu,

İslam dünyasını açıklamak için her zaman doğru olmadığını,

Farklı İslami hareketlerin aynı kategoriye konulamayacağını

savunmaktadır.

Bu nedenle günümüzde akademik çevrelerde:

“Radikalizm”

“Selefilik”

“İslamcılık”

“Cihatçılık” gibi daha özel kavramlar tercih edilmektedir.

Fundamentalizm ile Radikalizm Aynı Şey midir?

Hayır.

Radikalizm daha çok hızlı ve köklü değişim isteğini ifade eder.

Bir hareket:

Fundamentalist olabilir ama şiddet yanlısı olmayabilir,

Radikal olabilir ama dini temelli olmayabilir.

Bu nedenle her fundamentalist hareket terör veya şiddetle ilişkili değildir.

Fundamentalizmin Güçlenme Sebepleri:

Sosyologlar ve siyaset bilimciler fundamentalizmin yükselişini genellikle şu nedenlerle açıklar:

Küreselleşmenin yarattığı kimlik krizleri

Hızlı kültürel değişim

Ekonomik eşitsizlikler

Modernleşmeye tepki

Savaşlar ve siyasi istikrarsızlık

Manevi boşluk hissi

Özellikle hızlı toplumsal dönüşüm yaşayan toplumlarda fundamentalist hareketler daha fazla destek bulabilmektedir.

Fundamentalizme Yönelik Eleştiriler:

Eleştirmenler fundamentalizmin:

Hoşgörüsüzlüğe yol açabileceğini,

Farklı düşünceleri dışlayabileceğini,

Bilimsel düşünceyle çatışabileceğini,

Toplumsal kutuplaşmayı artırabileceğini savunur.

Buna karşılık fundamentalist hareketler ise:

Toplumun ahlaki değerlerini koruduklarını,

Geleneksel yapıyı savunduklarını,

Modern dünyanın yozlaşmasına karşı mücadele ettiklerini ileri sürmektedir.

Sonuç olarak şunları söylemek mümkün;

Fundamentalizm; dini veya ideolojik temel ilkelerin mutlak doğru kabul edilmesi ve toplumsal düzenin bu esaslara göre kurulmasını savunan düşünce biçimidir. Her fundamentalist hareket aynı değildir; bazıları barışçıl ve kültürel faaliyetlerle sınırlıyken, bazıları daha sert ve radikal yöntemlere yönelebilir.

Bu nedenle fundamentalizmi değerlendirirken:

Tarihsel bağlamı,

Toplumsal şartları,

Dini ve siyasi farklılıkları,

Hareketlerin yöntemlerini birlikte ele almak gerekir.

Bilinmesi gereken İslam şiddeti savunmaz. Türk milliyetçiliği ve ülkücülük ise ırkçılık değildir.

Bu Yazıyı Paylaş