Köşe Yazısı

Gelecek Nesillere Ne Bırakacağız?

Adnan Hazır
Adnan Hazır
3 dk Sesli Dinle 0

Bir gün gelecek...

Bugün sahip olduğumuz makamlar, servetler, unvanlar, tartışmalar ve günlük siyasi hesapların tamamı geride kalacak. Bugün hayatımızda önemli gördüğümüz pek çok şey zamanla anlamını yitirecek; başka isimler, başka insanlar ve başka nesiller gelecek.

Peki, çocuklarımız ve gelecek nesiller bizi neyle hatırlayacak?

Belki makamlarımızla, sahip olduğumuz servetlerle veya hangi mevkilere geldiğimizle değil...

Birbirimize nasıl davrandığımızla hatırlayacaklar.

Haklı olduğumuz zaman nasıl konuştuğumuzu, haksız olduğumuz zaman özür dilemeyi bilip bilmediğimizi hatırlayacaklar.

Gücümüz elimizdeyken güçsüz olana nasıl davrandığımızı...

Bizden farklı düşünen insanları düşman olarak mı gördüğümüzü, yoksa farklılıklarımızı bir arada yaşamanın doğal bir parçası olarak mı kabul ettiğimizi hatırlayacaklar.

Çünkü bir toplumun gerçek büyüklüğü, yalnızca ekonomik zenginliğiyle, sahip olduğu binalarla, yollarla veya teknolojik imkânlarla ölçülmez.

Asıl mesele, insanına nasıl davrandığıdır.

Ormanlarımızı, denizlerimizi, sahillerimizi ve doğal güzelliklerimizi koruyup korumadığımız da gelecek nesillerin bize soracağı sorulardan biri olacaktır.

Tarihi dokumuza, kültürel mirasımıza ve bize geçmişten emanet edilen değerlere sahip çıkıp çıkmadığımız da...

Sosyal yardımlaşmayı ve dayanışmayı ne ölçüde yaşattığımızı; ihtiyaç sahibi bir insanın yanında olup olmadığımızı; komşumuzun derdiyle dertlenip dertlenmediğimizi de hatırlayacaklar.

Merhametli miydik?

Adaletli miydik?

Dürüst müydük?

İnsanları makamına, servetine, düşüncesine veya siyasi tercihine göre mi değerlendirdik; yoksa insan olduğu için mi değer verdik?

Kültürümüzü ve sanatımızı nasıl yaşattığımız, komşuluk ilişkilerimizin ne hâle geldiği, arkadaşlık ve dostluk bağlarımızın ne kadar güçlü olduğu da geleceğe bırakacağımız mirasın bir parçasıdır

Çünkü gelecek nesiller yalnızca bizden kalan binalara, yollara, fabrikalara ve ekonomik değerlere bakmayacak.

Bizim oluşturduğumuz toplumsal değerlere de bakacaklar.

Adalet anlayışımızı, ahlakımızı, vicdanımızı, dayanışma kültürümüzü ve birbirimize karşı taşıdığımız sorumluluk duygusunu değerlendirecekler.

Bugün yaptığımız her davranış, aslında yarının hafızasına bırakılmış bir izdir.

Kimi izler zamanla silinir.

Kimi izler ise nesilden nesile aktarılır.

İşte bu nedenle mesele yalnızca "Bugün ne kazandık?" sorusu değildir.

Asıl soru şudur:

"Bizden sonra gelenlere ne bıraktık?"

Daha zengin bir ülke bırakmak elbette önemlidir.

Ancak zenginliğin yanında daha adil, daha dürüst, daha merhametli, daha huzurlu ve birbirine daha fazla güvenen bir toplum bırakabilmek çok daha değerlidir.

Çünkü servet tükenebilir, makamlar değişebilir, isimler unutulabilir.

Fakat güzel bir davranış, adaletli bir karar, ihtiyaç sahibine uzatılan bir el, korunmuş bir ağaç, gelecek kuşaklara aktarılmış bir kültür ve insan onuruna gösterilmiş saygı uzun yıllar yaşayabilir.

Belki de hayatımızın sonunda geriye dönüp kendimize sormamız gereken en önemli soru budur:

"Bu dünyadan geçerken kendimizden sonrakilere nasıl bir ülke, nasıl bir toplum ve nasıl bir insanlık anlayışı bıraktık?"

Çünkü günün sonunda bizi makamlarımız değil, insanlara ve topluma bıraktığımız izler hatırlatacaktır.

Ve gelecek nesiller, bizi yalnızca neye sahip olduğumuzla değil, sahip olduklarımızla ne yaptığımızla yad edecektir.

Adnan Hazır

Bu Yazıyı Paylaş