Köşe Yazısı

İç Barış...

Vedat Çakıroğlu
Vedat Çakıroğlu
2 dk Sesli Dinle 3

Emperyalizmin yüzyıllardır Türk milletinin vatan olarak bildiği topraklarda hesapları, planları var. Eskiden vardı, günümüzde var ve şiddetle yaşıyoruz, gelecekte de olacağı görülüyor.

Osmanlı; Türklükten uzaklaşıp karanlık bir siyasal sisteme geçiş yaptıktan sonra içerideki kopuşlar sonucu yıkıldı.

Osmanlı, yönettiği büyük coğrafyada bir iç birlik sağlayamadı.

Türkiye, Osmanlı'nın 1/15’i kadar bir toprak parçasında kurulabildi. Başat unsur Türkler ile kurulan Türkiye'de çeşitli, irili ufaklı etnisitelerin Türk milletine siyasal olarak entegresiyle bir birlik oluşturabilmiş ve bağımsız devlet kimliğini kazanmış durumdadır.

Tabii emperyalizm Türklerin etki alanındaki topraklarda bu denli bir birliğe razı olmadılar ve oluşturulan bu birliğe Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden beri savaş açtılar. Açtıkları savaş devam ediyor, edecek de.

Türkiye'de kendisini Türk milletine mensup hissetmeyen insanlar var. Ama Türkiye'de “Ana dilim Türkçe” diyenlerin oranı yüzde 87. “Türkiye devletim, ay yıldızlı bayrak bayrağım” diyenlerin oranı yüzde 90'ın üstünde.

Son zamanlarda Türkiye'de yaşayan Türklerle Kürtler arasında bir gerginlik arttırma çabaları var. Gerginlik üretme çabalarının tek merkezden yönetildiği, biraz konuyu takip etmişler tarafından anlaşılıyor.

Son günlerde adı Bedrettin olan bir kebapçı ve etrafındaki diğer kebapçı dönerciler için bir boykot çağrısı yapılıyor. Tıpkı daha önce Espressolab adlı kafelerin ve Simit Saraylarının boykot edilmesi gibi.

Kebapçı yemeği pahalı satıyorsa, dükkanı pis ise, hizmet sorunu varsa tabii olarak protesto edilmelidir. Vergisini vermiyorsa, kaçak yapı yaptıysa herkes gibi cezalandırılmalı. Dükkanında milli değerlerimize hakaret ediyorsa, terör örgütlerini destekliyorsa hemen kapatılmalıdır. Ama Kürt olduğu için asla protesto edilmemeli. Türkler ve Kürtler Türk vatanında binlerce yıl kardeşçe yaşamalı ve birbirlerine destek olmalı.

Geçen ay Bodrum'dan İstanbul'a geliyordum. Bir mola sırasında bir çay içmek istedik. Mola verdiğimiz yerde Starbucks adlı kafeden başka, bir su bile içebileceğimiz başka bir yer yoktu. Hiç istemediğimiz halde yabancı bir markadan mecburen birer kahve içtik. Sahiplerinin siyasal bağlantılarını beğenmememe rağmen yerli bir marka olan Espressolab markasını tercih ederdim. Birlikte yaşadığımız, yaşayacağımız insanların girişimciliğinden, başarısından gocunmamalı, sağladıkları toplumsal katma değerle değerlendirilmelidir.

Bir İngiliz, ABD'li veya yabancı firmaya razı geliyoruz, kabulleniyoruz, neredeyse içselleştiriyoruz. Kardeşiz dediğimiz insanların kurumlarına da saygıyla, sevgiyle bakmayı bilmeli, emperyalizmin tuzağına düşmemeliyiz.

Biz biliyoruz ki; Bize bizden fayda var...

Yazarın Diğer Yazıları

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

  • Alp Demir

    Belediyeden söz etmiyorum. Belediye işini yaptı. Camiden cenaze arabasına adam bulamadık, Pazar günüydü. Niye yalan söyleyeyim. Tek şahit olduğum şey de bu değil. Bir sürü var ama diyorum ya anlamak istemeyene bir şey anlatamazsın. Bakıyorum da benim yazdıklarıma hep 1 hafta sonra cevap veriyorlar. Hep geriye dönüp kendimi savunmak zorunda kalıyorum. Bu yüzden artık bu gazeteyi ne okuyacağım ne artık buraya bir yorum yazacağım.

  • Duran Güral

    Alp demir, sen hangi ülke de yaşıyorsun kardeşim. Türkiye'nin her yerinde cenaze hizmeti belediyeler tarafından yapılır ve hiçbir sorun çıkmaz. Sen kendini sorgula biraz. Şehirlerimizde cenazeyi bütün cami cemaati birlikte yolcu eder. Namazı kılınır ve defnedilir. Senin kinin Türk milletinin bütün güzel hasletlerini hedef alıyor. Müslüman isen nefsine tövbe et bence.

  • Alp Demir

    Bunun karşılıklı olması gerekiyor Sn. Yazar. Ancak maalesef bu karşılıklı değil. Kendi başıma geleni anlatayım. Babam Pazar günü vefat etti. 20 yıl önce. Cami'den cenazesini cenaze arabasına 15 metre kadar taşıyacak kimse bulamadık. İstanbul'dayız, kürt işçiler inşaat işlerinde çalışıyorlar. Onlardan rica ettim. Bana verdikleri cevap, biz Türk cenazesi taşımayız oldu. Birlik tek tarafın gayreti ve sabrı ile olmaz. Kürtler bunu 10 yıllardır yapıyor, şimdi artık Türkler de yapmaya başlamışsa, bunu hak etmiş olduklarındandır. Batıda yaşadıkları illerde gettolaşıyorlar. Yerel esnaftan alışveriş yapmıyorlar. Bu sözlerinizi Türklere değil kürtlere söyleyeceksiniz, çünkü artık bizim sabrımız taştı.

Bu Yazıyı Paylaş