İtilaf Devletleri Ve Ortakları
NATO toplantısına günler kala Türkiye Katolik Episkoposlar Heyeti, Beştepe’ye bir ziyareti gerçekleştirmişti. Bu ziyaret, bazı yeni gelişmelerin de habercisi oldu. 1971’ den beri kapalı olan Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması konusu, özellikle son zamanlarda sıkça gündeme getiriliyor. Emperyalist güçler, bu sayede bir ayaklarının resmi olarak Türkiye’de olmasını istiyorlar.
Katoliklerin desteği, AKP iktidarı için son derece önemli. Nihayetinde AKP iktidarının tek bir derdi var; o da meşruiyetini güçlendirip oturduğu koltuğu muhafaza etmek.
Koltuk demişken, ülkemizin Milli Eğitim Bakanından Kurtuluş Savaşı’nı yok sayan akıl almaz açıklamalar geldi. Sizce tamda NATO toplantısının hemen öncesinde yapılan bu açıklamalar birer tesadüf mü?
Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra ülkemizi resmen işgal eden emperyalist güçler, ülkemize maddi ve manevi çok zarar vermişlerdir. Türk Kurtuluş Savaşı’ndaki yenilgilerini ise hiçbir zaman kabul etmek istemediler. Görünen o ki sömürgeci güçler, hain emellerinden bugün de vazgeçmişe benzemiyorlar.
Fakat şu iyi bilinmelidir ki geçmişten dersini almayan bu zihniyet ve dâhili destekçileri, eninde sonunda Türk halkının bağımsızlık ve özgürlük mücadelesine tekrar boyun eğmek zorunda kalacaklardır.
Tekrar NATO toplantısına dönecek olursak, kanımca iktidar bu toplantıyı kendisine çevirecek ve seçim propagandası olarak kullanacak.
NATO toplantısının yapıldığı tarih ile 15 Temmuz’a kadar olan süreçte iktidar, bu toplantıyı şova dönüştürüp maalesef yüzlerce insanımızın canına mal olan 15 Temmuz’la taçlandırmaya çalışacak.
Muhalif basının akreditasyonlarını yapmayıp sadece kendi belirledikleri basın mensuplarını toplantıya dahil etmeleri, yapacakları bu şovun ön hazırlığıydı.
NATO toplantısı dolayısıyla kendini kaybeden iktidar, dünyanın hiçbir yerinde göremeyeceğimiz bir uygulama yaptı ve TBMM’yi tatil etti. Bunun sebebi ise odak noktası olabilmek için sadece kendilerinden bahsedilmesini sağlamaya çalışmalarıdır.
NATO toplantısı resmen siyasi rant uğruna şişirildi ve Türk milletinin milyarları işte bu yüzden çarçur edildi.
Şu bilinen bir gerçek ki iktidar, ülkenin içerisine düştüğü ekonomik krize hiç bir çözüm sunamıyor. Muhalefet ise şeytan taşlamaktan Kabe’yi tavaf edemiyor.
Sırf koltuk uğruna NATO toplantısı gerçekleşecek diye tek dişi kalmış canavarlara Türk milletinin varlıkları resmen peşkeş çekildi.
F16’ların bakım ve onarımı için peşin para ödenmesine rağmen hȃlȃ Türkiye bekletilmektedir. Öve öve bitiremedikleri F35’leri de İran Savaşı’nda gördük. Bizim genç ve dinamik mühendislerimizin yaptığı KAAN savaş uçağının motoru ise hȃlȃ gelmedi.
Peki, NATO’nun bu ülkeye; bu aziz millete ne faydası var? Bugün yaşananlar kuru gürültüden başka bir şey değil. O kadar çok ödün verildi ki maalesef en değerli kurumlarımız, koltuk uğruna yabancı devletlere peşkeş çekildi. ASELSAN, Tank Palet Fabrikası…
Görünen o ki bugün misafir sayılarak baş tacı edilen, bize demokrasi dersi veren Avrupa ülkeleri; tıpkı geçmişte olduğu gibi, maalesef kendi çıkarları uğruna Türk halkının fakruzaruret halinde yaşaması için el birliği içerisindeler.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, NUTUK’ta bu durumu şu sözlerle ifade etmiştir:
‘’Efendiler, Rıza Paşa Kabinesi ve o kabinede Harbiye Nȃzırı olan zat, aziz vatanımızı işgal eden, süngülerini milletin kalbine saplayan düşmanları misafir kabul ediyor ve onlara karşı konuksever ve mülayimmane harekette bir zaruret görmüyor! Bu ne görüştür, bu ne kafadır? Milli dava bu muydu?’’
Kurtuluş Savaşı sırasında işgali kınamayan siyaset ile bugün işgali kınamayan siyaset arasında sizce bir fark var mı?
Sonuç itibariyle bu toplantı, Türk milletinin gözünde hiç bir anlam ifade etmiyor. İktidar iyi bilmeli ki emperyalist güçler, kendilerine sadece alkış tutan bedbahtlardır. Oysa hükümetlerin tek dayanağı kendi halkları olmalıdır. Nihayetinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi:
‘’Geldikleri gibi giderler.’’
Yazarın Diğer Yazıları
- Kuzu postuna bürünmüş kurtlar
- Tam bağımsız Türkiye için gerçek milli ekonomi modeli
- Bir destanın dizeleri
- 28 Şubat’ın uzantıları ve günümüze yansıması
- Yeni anayasa sorunları çözer mi?
- Hataylı bir depremzedenin feryadı
- Siyasetin kadın haklarına bakış açısı
- Siyasetin görmezden geldiği tarikat ve cemaatler
