Köşe Yazısı

Montella ve Bizim Çocukların Vedası

Ahmet Faruk Balak
Ahmet Faruk Balak
2 dk Sesli Dinle 0

Ne güzel başlamıştık biz seninle… İlkleri yaşamış, uzun zamandır unuttuğumuz duyguları yeniden hissetmiştik.

Tarihimizde ilk kez bir eleme grubunu lider bitirip EURO 2024 bileti almıştık. UEFA Uluslar Ligi’nde ilk defa A Ligi’ne yükselmiş, geleceğe umutla bakmaya başlamıştık. Seni yalnızca bir teknik direktör olarak değil, bu hikâyenin önemli bir parçası olarak görüyorduk.

Ara sıra yapılan hataları görmezden geldik. Dünya Kupası bileti gelince de “İllaki bu adamın bir bildiği vardır” dedik. Zayıf rakiplere karşı oynanan tatmin etmeyen futbolu, alınan sonuçların gölgesinde değerlendirdik.

Sonra Dünya Kupası geldi çattı.

ABD, Avustralya ve Paraguay rakiplerimizdi. Ancak daha ilk günden itibaren sahadaki takım ile aylardır hayalini kurduğumuz takım arasında büyük bir fark olduğu hissediliyordu. Kadro tercihleri tartışılıyor, performans yerine farklı kriterlerin ön plana çıktığı konuşuluyordu. Güvenin yerini soru işaretleri almaya başlamıştı.

Turnuva öncesi oluşan büyük beklentiler de oyuncuların omuzlarına ağır bir yük bindirdi. Yıllar sonra gelen Dünya Kupası heyecanı, özgüveni beslemek yerine baskıyı büyüttü. Sanki sahadaki her oyuncu forma taşımaktan çok beklenti taşımaya çalışıyordu.

Romanya ve Kosova maçlarında kapalı savunmaları açmakta zorlanmıştık. Dünya Kupası’nda da değişen bir şey olmadı. Avustralya karşısında fizik gücüne teslim olduk. Paraguay maçında ise erken yenen golün ardından, uzun süre on kişi kalan rakibe rağmen üretkenlik ortaya koyamadık. Forvetsiz sistem, turnuvanın en büyük çıkmazlarından biri hâline geldi.

Ve sonunda beklenen olmadı.

Bu süreçte yalnızca futbolcular değil, Montella da performansı ve motivasyonuyla tartışılır hâle geldi. Bir zamanlar umut veren takım, turnuva ilerledikçe kimliğini kaybetmiş bir görüntü sergiledi. Bizi en çok üzen de elenmek değil, yıllardır beklediğimiz Dünya Kupası’nda kendimiz gibi oynayamamaktı.

Kafalar saha dışında mıydı, yoksa baskı mı ağır geldi, bunu bilemedik. Bildiğimiz tek şey, sahada olsak da ruhen o turnuvaya hiç giremediğimizdi.

Netice itibarıyla formayı performansıyla hak edenler yerine bazı isimlerde ısrar edilmesinin bedelini ödedik ve ABD maçına çıkmadan turnuvadan elendik.

Aylardır gözümüzün önünde olan sorunları görmezden geldik, eleştirileri sonuçlar uğruna erteledik. Büyük bir fırsatı büyük bir hayal kırıklığına dönüştürdük

Allah bir daha burayı bize ne zaman nasip eder bilmiyoruz. Ama ne olursa olsun geçmişteki gibi düştüğümüz yerden kalkacağımıza dair inancım tamdır.  Yeter ki bu başarısızlığın muhasebesi doğru bir şekilde yapılsın.

Bu Yazıyı Paylaş