PKK’ya esir, DEM Parti özgürlük istiyor
DEM Parti özgürlük ve demokrasi talep ediyor ama önce kendisi özgür olmalı.
Parti karar mekanizmaları Kandil’in onayıyla şekilleniyor.
Aday listeleri örgüt tarafından belirleniyor; kim vekil olacak, kim olmayacak, örgüt liderleri karar veriyor.
TBMM’de PKK hakkında konuşmak neredeyse yasak.
Konuşanların başına ne geleceğini herkes biliyor.
Parti içi demokrasi yok.
Eleştiri edenler tasfiye ediliyor.
İtiraz edenler ortadan kayboluyor.
Liderler 45 yıldır aynı, değişim yok.
PKK’nın tepe kadrosunda değişmeyen beş isim var: Abdullah Öcalan, Cemîl Bayık, Murat Karayılan, Duran Kalkan, Ali Haydar Kaytan.
Başka isimler örgütte etkili olamıyor çünkü örgüt içi itiraz ve muhalefet yok.
Pilot büro her şeyi kontrol ediyor; demokrasi ve özgürlük söylemleri sadece propaganda aracı.
DEM Parti sandıkta var ama irade yok.
Vekiller seçilmiş gibi görünüyor ama aslında örgütün çizgisini taşıyor.
Kürt seçmenin temsil hakkı gasp edilmiş, örgüt çizgisine uymayan sesler duyulmuyor.
Parti kadroları PKK’nın politikalarını ya doğrudan destekliyor ya da suskunlukla kabul ediyor.
Siyasetçilerin kendi gündemlerini oluşturması engelleniyor.
En küçük eleştiri bile hem parti içinde hem örgüt gözünde risk olarak görülüyor.
Özgürlük, demokrasi, insan hakları nutukları atılıyor ama uygulamada bu kavramların zerresi yok.
PKK baskısı sadece siyasetçiyi susturmuyor; toplumu da kilitliyor.
Gençler, kadınlar, şehirler, Kürt toplumunun farklı kesimleri örgütün çizgisi dışında bir ses çıkarmaya korkuyor.
Siyasi kararlar silahın gölgesinde alınıyor, gerçek tartışma yok.
Özgürlük bir slogan değil, risk almak ve bedel ödemektir.
DEM Parti bu bedeli seçmenin sırtına yüklüyor.
Zincir görünmez ama her geçen gün daha da ağırlaşıyor.
Gölge uzundur ama inkâr edilir.
Silah susmadan, vesayet kalkmadan, örgüt gölgesinde gerçek siyaset ve özgürlük mümkün değildir.
Kandil’in gölgesinde siyaset yapmak, sandıktaki oyun ve koltuk pazarlığından öteye geçmeyecektir.
DEM Parti, önce kendi zincirini kırmaya cesaret edebilecek mi?
Yazarın Diğer Yazıları
- Gençler siyasetin "figüranı" olmak istemiyor!
- Milli irade sandıkta doğar, adliyede boğulur!
- Mezhepçilerin yobaz tavrı
- Artık arabaların arka camında "Huzur İslam’da" yazmıyor
- Madrid’de Kalanlar Da Olur, Muhsin Yazıcıoğlu
- İyi Parti TBMM’de On Numara, Teşkilatlar Dökülüyor
- Türkeş’in partisinde Türkeş’e iftira
Yorumlar
- Alp Demir
Şimdi Türkiye'de terörist kalmadı diyenlere soralım? Kalmamış mı ?
