Türkeş’in partisinde Türkeş’e iftira
Alparslan Türkeş’le ilgili anlatılan her söz, sıradan bir söz değildir.
Türkeş, bir şahsiyetten öte, Türkiye’de bir siyasi çizginin ve hafızanın adıdır.
Bu yüzden Türkeş adına konuşan herkesin sorumluluğu büyüktür.
Ne söylendiği kadar, neden ve ne zaman söylendiği de önemlidir.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay’ın dile getirdiği iddialar bu yüzden önemlidir.
Çünkü bu anlatımlar, Türkeş’in geçmişini bugünkü siyasi tartışmalara bağlama çabasıdır.
İddiaların merkezinde iki kritik söylem vardır:
1. 1992’de Leyla Zana’nın da içinde olduğu bir heyetin Türkeş’i ziyaret ettiği
2. Türkeş’in Leyla Zana’ya “kızım” dediği
Bu iki iddiayı doğrulayan hiçbir somut delil yoktur.
Arşiv yok.
Fotoğraf yok.
Resmî açıklama yok.
Dönemin gazetelerinde tek satır yok.
“Kızım dedi” sözüne dair tek bir kayıt bulunmamaktadır.
Ses kaydı yok.
Yazılı belge yok.
Tanık beyanı yok.
Bu söz tamamen ispatı olmayan bir iddiadır.
İspatı olmayan bir söz, tarihî gerçek olarak sunulamaz.
Hele hele Alparslan Türkeş gibi sözü ve tavrı kayda geçen bir lider söz konusuysa.
1992’de MHP yoktur. Parti adı MÇP’dir. MHP ismi 1993’te geri alınmıştır.
Bu basit gerçeğin bile yanlış aktarılması, anlatımın ne kadar sorunlu olduğunu gösterir.
O günkü partinin adını bile yanlış söyleyen bir anlatım güven vermez.
Takvimi bilmeyen, dönemi de sağlıklı anlatamaz.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, 1992’de partide görevli değildir.
Yönetici değildir.
Karar alıcı değildir.
O dönemin tanığı değildir.
1990’lı yıllarda kamuda görev yapan bir bürokrattır.
Tanık olmayan birinin anlattıkları bilgi değil, rivayettir.
Rivayetle tarih yazılamaz.
Bu anlatımlar neden şimdi gündeme getiriliyor, vatandaş bunu sormalıdır.
Neden yıllar sonra?
Neden bugünkü siyasi süreçte?
Neden Türkeş’in adı üzerinden?
Çünkü mesele geçmişi anlatmak değil, bugünü meşrulaştırmaktır.
Türkeş’in adı, bugünkü siyasi tartışmalara aparat yapılmaktadır.
Bu, Türkeş’i savunmak değildir.
Bu, Türkeş’i kullanmaktır.
Bu, siyasi istismardır.
Alparslan Türkeş’in siyaseti nettir.
Gizli değildir.
Belgesiz değildir.
İz bırakmadan yapılan işler onun tarzı değildir.
Vatandaş şunu bilmelidir:
Türkeş adına söylenen her söz doğru değildir.
Belgesi olmayan anlatım, ne kadar tekrar edilirse edilsin gerçek olmaz.
Leyla Zana’ya “kızım dedi” iddiasının ispatı yoktur.
1992 anlatımının belgesi yoktur.
Bu sözler,
Alparslan Türkeş’in adına dayandırılarak bugünkü siyasete malzeme edilmektedir.
Bu doğru değildir.
Bu kabul edilemez.
Ve açık söyleyelim:
Bu yapılan, Alparslan Türkeş’in hatırasına atılan ağır bir gölgedir.
Yazarın Diğer Yazıları
- Gençler siyasetin "figüranı" olmak istemiyor!
- Milli irade sandıkta doğar, adliyede boğulur!
- Mezhepçilerin yobaz tavrı
- Artık arabaların arka camında "Huzur İslam’da" yazmıyor
- Madrid’de Kalanlar Da Olur, Muhsin Yazıcıoğlu
- PKK’ya esir, DEM Parti özgürlük istiyor
- İyi Parti TBMM’de On Numara, Teşkilatlar Dökülüyor
Yorumlar
- OSMAN ÇOLAK
İhanetin zaman aşımı yoktur Açılıma dolgu malzemesi yapmak istiyorlar
- Bir Garip Alperen Adayı
İlk yazınız yol gösterici bir sunum olmuş.. Tebrik eder, başarılarınızın devamını dilerim..
- Duran Güral
Siz doğru söylemiyosunuz. Rahmetli Türkeş o zaman canlı yayında PKK'lı milletveline Türkiye ile birlikte olursanız beni arayayabilirsiniz dedi. Ama başka türlü bir talepleri olanların sonu sarı torba diye ilan etti. MHP terör örgütünü Apo'ya tasviye ettiriyor. Hemde Bir yıl gibi süre içinde. Hatırlatırım Rahmetli Başbuğumuz Alparslan Türkeş'in terörü bir yıl içinde yok edebiliriz sözünün arkasında durduğunu bütün dünya ya gösterdi. Boş boş konuşmayın artık.
- Nuri Topkan
Bu millet anlamıyor kardeşim. Türkeş rahmetli oldu yapı da paydos oldu. Atasagun'un elemanları düğmeye basarak aktifleştirildi. Sonuç ortada da ya anadolu Türkü ülkücüler ne diyor 'lider ne diyorsa doğrudur'. Vah kardeşim vah ki vah!
