Süreçte yeni etap mı...
PKK Türkiye'den çekileceğini açıklamış. Demek ki PKK kendisini feshetmemiş. Hala karar mekanizmaları var.
PKK zaten fiziki olarak Türkiye'yi terk etmemiş miydi? Eski İçişleri Bakanı Türkiye'deki PKK terörist sayısının 80 kişiye düştüğünü, bu 80 teröristin de ayakkabı numaralarına kadar bilindiğini söylememiş miydi?
PKK üst yönetim olarak zaten Türkiye dışında Kuzey Irak, Suriye ve Avrupa'da. Türkiye içinde olan yönetici kadroları Abdullah Öcalan başta olmak üzere cezaevinde.
PKK 20 tane silah görünümlü bir şeyleri nerede yaktı Kuzey Irak Süleymaniye'de. PKK ile ilgili açıklamalar nereden yapılıyor Kuzey Irak Kandil Dağı'ndan.
Adı PKK veya YPG olsun, çok kere isimlerini değiştirebilirler, bu terör yapıları sonuçta BOP'a hizmet eden aparatlardır.
BOP bir ABD-İsrail ortak planıdır ve Türkiye'yi ilgilendiren bölümü Türkiye'nin güneydoğusunu ayırıp bölüp Irak ve Suriye'nin kuzeyi ile ve İran'ın doğusuyla birleştirip bir uydu devlet oluşturmak.
BOP planının Irak ayağı aşağı yukarı tamamlandı. Irak'ın güneyinde zayıf bir Şii devleti, kuzeyinde her türlü kullanıma açık bir peşmerge devleti. Irak'taki nüfusu 2 milyon olan Türkmenler Kerkük il meclisinde 2 temsilciye razı edilmişliği. Yani haklarının ellerinden alınması ve sindirilmeleri.
BOP'un Suriye ayağı oluşturuluyor. Suriye'nin kuzeydoğusunda Kürt nüfusu yüzde 6. ABD'nin maddi ve askeri desteğiyle Bir örgütlenme ve 50 bin askeri istihdam edecek ordu oluşturuldu. Fakat kurulan düzen Suriye gerçekleriyle örtüşmüyor. Ve emperyalizmin Suriye'nin kuzeyine ucuz asker sevk etme zorunluluğu var.
Şimdi olan budur.
PKK bir yılanın deri değiştirmesi gibi şekil değiştiriyor. Kendileri açısından bir ordu ve devlet yapılanması içinde olacaklar. BOP sahipleri açısından da ucuz asker, kapılarını bekleyen eleman olacaklar.
Bu yöntem Türkiye'de yüz yıl önce denenmişti.
1683 Viyana'dan sonra girdiği tüm savaşları kaybeden Osmanlı'ya karşı Yunanistan'da ilk isyan 1803'te yapılmıştı. Belki de Osmanlı'nın o zamanki yönetiminde de işbirlikçilerin Yunan kardeşliği türküsünü söylemişlikleri vardı.
1803'te zayıf Osmanlı'ya karşı başlayan ve emperyalistlerin desteğini alan Yunan başkaldırışı 1829'da bağımsız Yunan devletine dönüştü. 1919'da da Anadolu'yu, Türk vatanının kalbini işgal etmişti.
Tabii zamanın altın nesli Mustafa Kemal önderliğinde işgalci Yunan ordusunu denize dökerek vatanımızdan defetti.
Bugün Türkiye'nin güneyinde tıpkı yüz yıl önce İngilizlerin organize ettiği gibi bir ABD-İsrail projesi uygulamadadır ve bu projenin Türkiye Devleti yönetiminde uygulama kadrosu vardır. Zaten BOP uygulama kadrosu bu görev tanımlamalarını gururla defalarca söylediler. Ve görev tanımlamalarının gereğini yapıyorlar.
Güneydoğu'dan çocuklarımız Kandil Dağı'na terörist olarak boğaz tokluğuna götürülüyorlardı, Bundan sonra aylık 300 ABD doları maaşla Suriye ordusunda askerlik yapacaklar.
Olacak olan bu.
Mesele bugünü kurtarmak değil. Tayyip Bey'in önümüzdeki bir dönemini kurtarmak veya Devlet Bey'in bir dönem daha partisinin başında kalması sığlığında değil Türk milletinin yaşadığı topraklarda ebediyen güvende yaşamasıdır.
Biz milletimizin karşılaşması muhtemel beka sorununu görüyoruz da bugünkü yönetenlerimiz görmüyor mu? Bence görüyor ama ya kendilerini çok iyi gizlemiş işbirlikçiler ya da burunlarının ucunu görmekten aciz insanlar.
Türkiye PKK'nın Suriye yapılanmasının Suriye ordusuna entegre olmasını şiddetle savunuyor. Zaten bir ordu görünümünde olan teröristler gerçek anlamda bir ordu mensubu olsunlar yani.
Türk Devleti'nin Suriye'de Türkmenleri dile getirdiğini hiç kimse duymadı. Tıpkı Irak dizayn edilirken Musul, Kerkük Türkmenlerini ağızlarına almadıkları gibi.
Türkiye'yi Türkler yönetmedikçe yaşamsal sorunlarımız bitmeyecek. Çünkü kendisini Türk milletinin bir mensubu olarak görmeyen devlet yöneticisi hayata Türk milletinin penceresinden bakamaz.
O ya kendisine ya Machiavelli'nin Prens kitabını ya da Adolf Hitler'in Kavgam kitabını yol gösterici olarak alır.
Bugün yaşadığımız algı bir operasyondur. Uzak vadede Türk milletinin hayrına değildir...
Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar
- Alp Demir
Tamamen katılıyorum. Ayrıca artık bir gerçeği de dillendirmekten çekinmemeliyiz. DEM Parti ve onlara oy veren herkes teröristtir. Bizim incelikli düşünce yapımız, bunları şımartmaktan başka bir işe yaramıyor. Bunu bir zaaf olarak algılıyorlar. Zaaf içinde olmadığımızı artık açık açık söyleyeceğiz evet DEM de ona oy verenler de teröristtir, bölücüdür.
