Sykes-Picot, Sevr, Bugünkü Süreç...
Osmanlının yıkılma, tarih sahnesinden silinme döneminde de Osmanlıyı yönetenler kendilerini topluma milliyetçi, vatansever olarak tanıtıyorlardı.
Mondros’a imza atanları, İstanbul Karaköy İskelesi’nde fener alaylarıyla sevinçle karşıladılar.
Türkiye, tıpkı yüz yıl öncesinde olduğu gibi bir sarmalın, bir girdabın içine sokulmak isteniyor.
ABD, Türkiye’ye bir Ankara büyükelçisi atadı; adam aynı zamanda ABD Başkanının Suriye özel temsilcisi. Adı Tom Barack.
ABD Büyükelçisi Tom Barack, bir büyükelçi gibi değil, bir sömürge valisi gibi çıkışlar yapıyor. Türkiye’deki ne iktidar ne yancısı ne de ana muhalefet partileri, Türkiye’nin siyasal bugünü ve geleceği için ABD büyükelçisi kadar öneri sunmuyor.
ABD büyükelçisi, İsrail’in bölgede milli devletler istemediğini, dolayısıyla Türkiye’nin milli devletten Osmanlı (hani yıkılan Osmanlı) modeline geçmesi gerektiğini söyledi.
ABD büyükelçisi bu sözleri ilk olarak söylerken Türkiye’deki iktidar partisine, yancısına ve Abdullah Öcalan’a mektubunu yazmış oldu.
Önce iktidar yancısı Devlet Bey; Kürt, Arap, Türk federasyonunu önerdi. Hatta açık açık yeni bir kimlikle devam edileceğini söyledi. Hemen ardından Cumhurbaşkanı Tayyip Bey de Kürt, Arap, Türk federasyonunu önerdi.
ABD’nin amacı Türklüğü Anadolu’da sindirmek ve Atatürk’ün adını sanını bu topraklardan silmektir. Tabii olmayacak bir şey ama emperyal inat işte.
Abdullah Öcalan, ayağına gönderilen milletvekillerine ABD büyükelçisiyle, Devlet ve Tayyip Bey’le ne kadar görüş birliğinde olduğunu gösterdi ve İstiklal Savaşı’mıza bir yalan ucube yorum getirdi.
İstiklal Savaşı’mız bir ümmet savaşıymış da Kürtler Türk İstiklal Savaşı’na ümmet savaşı olduğu için katılmış. İstiklal Savaşı’ndan sonra Atatürk ve kadrosu milli devlet kurunca Şeyh Sait ve Seyit Rıza ayaklanmaları olmuş diye zırvaladığını zannediyoruz ama aslında ABD büyükelçisi ile aynı şeyi söylüyor.
Yalan üstüne kurduğu teoreminin; Amasya Tamimi’ni, Erzurum ve Sivas kongrelerinin kararlarını çok hızlıca okuduğunda da çöktüğü görülecektir ama toplasan 25 satırlık kararları kim okuyacak?
Son analizde Türkiye’de ABD Büyükelçisi Tom Barack, Tayyip Erdoğan, Devlet Bahçeli, Abdullah Öcalan aynı şeyleri söylüyor, aynı amaca hizmet ediyor. Aynı amaca hizmet eden ve muhtemelen en kârlı çıkacak olan Netanyahu da perdenin arkasında ellerini oğuşturuyor.
Türk milleti öz vatanında 1919 şartlarına doğru sürüklenmektedir. Köprüden önce son çıkışta gibi görünüyor. Son çıkışları iyi değerlendirmek çok gerekli...
