Köşe Yazısı

Yerinde duran milliyetçilik...

Vedat Çakıroğlu
Vedat Çakıroğlu
3 dk Sesli Dinle 2

Başında milliyetçi yazan partinin başkanı milliyetçiliği “kültürel birliktelik” olarak tanımladı ve kendi milliyetçiliklerinin başkalarını hakir görmeyen bir yapısı olduğunu söyledi.

O beyefendi Ankara Kızılcahamam’da Ülkücü şehitler anıtının önünde “Yeni kimliğimizle yola devam edeceğiz.” diye de konuşmuştu.

O beyefendinin yancılık yaptığı ortağı bir konuşmasında her türlü milliyetçiliği ayaklarının altına aldığını da söylemişti.

Kendisi bir üniversite bitirmiş ama pek okumadığı görülüyor. Bizler daha okul çağımızın ortalarında okuldan atıldığımız için az da olsa koğuşlarda okuma şansı bulmuştuk.

Aslında söyledikleri (tabii birisi yazıyor o da okuyor, söyledikleri söz bu kişiye uyuyor mu bilmiyorum çünkü okuduğu yazıyı kim yazıyor onu da bilmiyorum) kısmen doğru.

Milliyetçiliği tarif etmek için önce millet olgusunu bir tarif etmek lazım.

Kültür birliği milletin oluşması için gereklerden biri, yalnızca biri. Milliyetçi kapsamı sığlaştırmak için milliyetçiliği bir veya birkaç olguya bağlarsanız millet oluşumunun bağlarını zayıflatmış olursunuz.

Ernest Renan diye bir ünlü Fransız sosyoloğun milliyetçilik tanımı Devlet Bey’in geldiği yeni tanıma çok yakın. Renan da milliyetçiliği sadece kültürel birliktelik olarak, zayıf bir bağ olarak kullanmıştı ama Ernest Renan bu tanımlamayı yaptığı zaman Fransa bir emperyalist devletti ve Fransa’nın nüfusunun katbekat Fransız olmayan nüfusunu da devletinin içinde yönetiyordu. Ernest Renan milliyetçiliğini yaklaşık 5 yıl önce eski İYİ Parti Başkanı Meral Akşener gündeme getirmişti ve kendilerinin Renan’ın tarif ettiği milliyetçiliği uygulayacaklarını söylemişti. Devlet Bey’le Meral Hanım saray koridorlarında fikri birlikteliği bulmuşlar. Meral Hanım bırakmıştı, Devlet Bey devraldı.

Bir şeyi anlamaya çalışıyoruz ki Devlet Bey’in eline her salı sabahı o konuşma metnini veren veya verenler Türk milletine hizmet etmiyor. Hizmet noktaları başka.

Biz Türklerin Çin emperyalizmine karşı 40 askeriyle canı pahasına savaşan ve şehit olan Kürşad ve askerleriyle ilişkimiz sadece kültürel mi yani?

Bilge Kağan’ın taşlara kazıdığı “Türk beyleri işitin” sözünden bir türkü çıkarımı mı yapmanız gerekecek?

Bizim kurucu önderimiz (Devlet Bey’in kurucu önderi Öcalan; kendisi söyledi defalarca) Mustafa Kemal Atatürk’ün “Benim yaratılışımda bir fevkaladelik varsa o da Türk olarak dünyaya gelmemdir.” veya Onuncu Yıl Nutku’nu bitirirken söylediği “Ne mutlu Türküm diyene!” sözünde nasıl bir kültürel birlik arayalım?

Büyük Türkçü Nihal Atsız’ın şiirleriyle ve kitaplarıyla bizlere anlattığı Türklük sadece resim ve heykelle izah edilecek kadar basitlikte midir?

Bir toplumun millet olabilmesi için bir kültürel birliğe ihtiyacı vardır tabii ama millet dildir, millet vatandır, millet topraktır, millet bayraktır, millet birlikte geçmiş yaşanmışlığı kabul etmek, birlikte gelecekte yaşamak iradesidir; millet ailedir, akrabadır, hemşehridir.

Biz milletin ve milliyetçiliğin tarifi noktasında ümmetçilerle ayrı düştüğümüzü biliyorduk zaten ama en azından titrinde asistan, akademisyen yazan bir kişi bu durumda olmamalıydı.

Daha önce bir de çok değerli bir anıtın önünde yaptığı (veya kendisine yaptırılan) açıklamanın bir uygulama devamı olarak Türk milliyetçiliğinin millet bağını tutan ipleri kesmeyi görev olarak almış olabilir. Öyle de görünüyor.

Atatürk’ten sonra bir Türk milliyetçisi ağırlık oluşturamadık. 1944 Türkçülük hareketi, 1970-80 Ülkücü direniş Türk toplumunda yankılandı ama etkisi bu tip elemanlar tarafından başka amaçlara evrildi.

Saf olmayalım lütfen. İnsanları şeyhlerini dinleyen edilgen müridleri gibi dinlemeyelim.

Hani 9 Işık vardı ya, orada bir de “Şahsiyetçilik” ilkesi vardı…

Yazarın Diğer Yazıları

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

  • Alp Demir

    Bir milletten söz edebilmeniz için, dil, kültür, gelenek, toprak, hukuk (kendi hukuku, Türklerde Töre) amaç ve çıkar birliği gerekir. Bütün bunlar da ancak Devlet ile olanaklıdır. Devlet bu temel direklerin üzerine kurulursa yaşatılabilir. Kültür, dil, gelenek, töre (hukuk), amaç ve çıkar birliğine dahil olmayan kesimler, devletin varlığının direklerini yıkar. Bizde olan budur. Bizim imparatorluk artığı kitlelerden oluşuyor olmamız en büyük sorunumuzdur. Sorunları çözmenin birinci yolu sorunu doğru tespit etmekten geçer. Sorunu doğru tespit edemiyoruz. Aslında kabak gibi ortada olan sorunu, sorun değilmiş gibi yaparak, zamana yayarak çözemezsiniz. Bu ülkede bir kesim (özellikle de kürt etnisitesi ve onun ideolojik uzantıları) hem dil, hem kültür, hem amaç ve hem de çıkar birliğinde ayrışmıştır. Bunun nedenlerini konuşmanın artık bir faydası yoktur, bunun geri dönüşü de yoktur. Sorun bellidir, çözüm bellidir. Bu sorunu çözmenin yolu ümmetçilik ve kardeşlik, akrabalık gibi kaypak ve gereksiz söylemler değildir. Bu söylemlerin karşı tarafta hiç umursanmadığını görmemek için geri zekalı olmak gerekir. Devletin kuruluş ilkeleri ile sorunlu olup bunu bir mücadele alanına çeviren herkesin ülkeden sürülüp çıkarılması, ak ile karanın ayrılması, at ile itin ayrılması zorunludur. Türkler devletlerinin varlığını sürdürmesi adına, kendi öz ailelerini bile feda etmiştir vaktiyle. Hainin kim olduğu önemsizdir. Hain haindir, haine hain deme cesaretini gösterip, Mete gibi babası bile olsa hainin kellesini alabilecek iradeye sahip olamadığımız sürece, her gün devletin eriyip bittiğini seyreder dururuz. Ümmetçilik, akrabalık, kardeşlik gibi kavramlarla bilinçli şekilde yumuşatılmış Türkler bunu yapamaz. Düşmanlarımızın en büyük silahı budur ve bunu başardılar. Yumuşatılmış Türkler artık dünyada söz sahibi olamayacak, devletlerine bile sahip çıkamayacak. Bu proje maalesef işledi. Bu gün artık bunun farkına varmak ve bu tuzaktan kurtulmak zamanıdır. Bunu ancak Türk kalabilmiş gerçek Türkler başarabilir.

  • Duran Güral

    Sırf Devlet Bahçeli yi eleştireblmek için çarpıtma yapmak zorunda değilsiniz. Dünya nın değişik bölgelerindeki Türk toplulukları için özel gruplar halinde çalışmalar yapan Devlet Bahçeli'nin siyasi duruşunun onda birini gösteremeyen adamları bize lider diye önerdiniz. Sizin tehlike görüp deport ettirmek istediğiniz Afganistan Türkleri için Devlet Bahçeli Afganistan da özel okullar ve yurtlarda Türkmen, Özbek çocukları eğitiyor du. Türkmenler gençlere kimin rol model olduğunu Tüm dünya biliyor. Senin gibi azgın bir grup rahmetli Başbuğ'u Alparslan Türkeş'i de suçladı. Ama 12 Eylül de mahkeme salonlarında duruşmalara da, Başbuğ'u serbest kaldıktan sonra nerede kaldık dediği zaman yanında saf tutan bizler olduk. Biz her halde Başbuğ Alparslan Türkeş'i yalnız bırakmadık. MHP ye haksızlık yapamaz sınız, gönlümüz razı olmuyor artık.

Bu Yazıyı Paylaş