Saray, MHP ile yol ayrımında (mı?)

Cumhuriyet yazarı Orhan Bursalı’dan dikkat çeken Cumhur İttifakı yazısı geldi.

banner311
Saray, MHP ile yol ayrımında (mı?)

Cumhuriyet yazarı Orhan Bursalı, “Saray, MHP ile yol ayrımında (mı?)” başlığıyla kaleme aldığı yazısında, “Şimdi tam bir dönüş. Bu dönüşte MHP’ye yer yok, çünkü Bahçeli bunu yapamaz. Saray, MHP ile Avrupa’ya mı yürüyecek? Almanya Ülkü Ocakları’nı kapatırken... Avusturya karışırken... Ve ülke içinde yeraltı dünyasının silahları Kılıçdaroğlu’na doğrultulurken... Ve siyasete silah bulaşmışken...” şeklindeki ifadeleri kullandı.

Bursalı’nın yazısı şu şekilde:

Gemi karaya oturunca Avrupa’ya imdat çağrısı gitti. Türkiye’den ve dünyadan gemiyi (ve kaptanı olan iktidarı-RTE’yi tabii) kurtaracak kimse yoktu. Dört bir yan çıkmaz sokak. İç, ekonomi ve dış politika, kör inançların kılavuzluğunda battı.

Şimdi tam bir dönüş. Bu dönüşte MHP’ye yer yok, çünkü Bahçeli bunu yapamaz. Saray, MHP ile Avrupa’ya mı yürüyecek? Almanya Ülkü Ocakları’nı kapatırken... Avusturya karışırken... Ve ülke içinde yeraltı dünyasının silahları Kılıçdaroğlu’na doğrultulurken... Ve siyasete silah bulaşmışken...

RTE, tüm politikasını her zaman kendisinin iktidarda ve ayakta kalmasına göre kurmuştur. 18 yıla bakın, yanında kimse yoktur. Kalanlar sadece biat edenlerdir.

İmajını tazeleyebilir mi?

Şimdi 2.5 yılı var, seçimlere kadar. Çok yıpranmıştır. Büyüsü falan kalmamıştır. Ekonomi bir enkazdır. Avrupa’da imajı sıfırdır. Dolayısıyla ne kadar vaatte bulunsanız bile “Türkiye’de iyi kazanç var, koşalım” diyecek yatırımcı ve sermaye kalmamıştır veya azdır. Gelecek olan da kalıcı değil vur-kaççı paradır.

2.5 yılı geçiremezler. 2023 Haziranı’nda seçimleri katakulli ile cebe atma olasılıkları da sıfırdır. O zaman açık bir diktaya geçmeleri gerekir ki Türkiye gibi bir ülke için bu artık söz konusu bile olamaz. Ülke elden çıkar.

Saray, ayakta kalmanın tek yolu olarak Avrupa’yı görüyor. Bir süredir, demokrasiyi inşa edeceğiz, adaleti, hukuku inşa edeceğiz politikasının ardında, bu değerleri önemseyen AB’ye yönelme vardı. Dün de RTE bunu resmen açıkladı. Saray’ın kurmayları bir süredir AB merkezlerinde kulis yapıyor. Yunanistan ile çatışma, gerilimi artırma ve içeride milli duyguları yükselterek, 2015 Kasım seçimlerine giden 5 aylık korku tüneline girdiğimiz günler gibi, milli beka korkusu ve endişesi yaratarak, yeniden iktidar olma politikasını “olmaz” gördüler demek ki. Bu iyi bir şey! İnşallah!

MHP ile yol ayrımı

AB ile Akdeniz’de uzlaşma olacak demektir bu da. Türkiye’nin çıkarlarının mutlaka “hücumbot politikası” ile savunulamayacağı ve bunu gerçekleştirmenin başka ve barışçıl yolları olduğu gerçeğine vardılar.

Gerçek dünyaya hoş geldiniz.

AKP yol ayrımında. Şimdi masada MHP var. Cumhur İttifakı’nın yürüyeceği yok. Çünkü MHP’nin Saray gibi 180 derece rota kırma refleksi sıfır. Hele siyasete yeraltı karıştıktan sonra. Bu iş biter.

Arınç, RTE’nin Yeni Dönem, demokrasi hukuk reformu nutuklarından hareket ederek, buna uygun konuştu. Talimat alması gerekmiyor. İçişleri Bakanlığı’nın Diyarbakır gözaltıları, MHP’nin, Saray’ın hukuk ve demokrasi reformları politikasına ve Arınç’a verdiği yanıt gibi duruyor.

Peki, ne olur?

RTE, MHP olmadan 2.5 yıl iktidarda kalabilir mi? O zaman ağır bir bedel ödemesi gerekir, bu da Saray’ın tek adam hükümet sistemidir. Aslında sistem çökmüştür aynı zamanda. Uzlaşarak, bir referandumla güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçilebilir. O zamana kadar da Meclis, RTE iktidarına tahammül edebilir. Saray, “En çok oyu yine AKP alır ve birinci parti olarak iktidar şansımızı koruruz” diye düşünebilir.

Çok mu iyimserim?

Türkiye’nin esenliği ve geleceği için Saray’ın kurduğu rejimden kurtulmak tek şans. Bu yol AKP’ye de varlığını sürdürme şansı verebilir. Dahası, kendisinden ayrılan partileri ve seçmeni de yeniden toparlama düşü kurdurabilir.

Siyasette yollar tükenmez, ama yarın çok şeye gebe, bakalım neler doğuracak günler.

Bunun hesabı sorulmalı

Şu grafiği Mahfi Eğilmez’den alıyorum.

Yıldız’ın bulunduğu yere kadar dolar kurunu yükselttiler. O noktaya kadar 125 milyar dolarını sattılar ülkenin, durmadan yükselen dövizi tutmak için. Oysa bir söz yeterliydi yükselişin durması için.

Bu kadar büyük bir ülke batırma politikası olur mu, olur. Arkasında Saray ve hükümet, damat beyin, maaşınızı dolarla mı alıyorsunuz, rekabetçi kur yaratıyoruz, kurla ilgilenmiyoruz, gevezelikleri ile geçen 5 ay ve 1 dolar 10 TL’ye beş kala, damadı kapı dışarı ederek ve piyasa kurallarına uyacağız demeleriyle, bir söz üzerine dolar hızla düştü. Çünkü satacak dolarları kalmamıştı.

125 milyar doların hesabını birileri vermeli...

Güncelleme Tarihi: 22 Kasım 2020, 09:58

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.