Törende TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un Meclis'teki Atatürk anıtına çelenk bırakmasının ardından bando eşliğinde saygı duruşunda bulunularak, İstiklal Marşı okundu.

Ticaret Bakanı Mehmet Muş, TBMM Başkanvekilleri Haydar Akar, Celal Adan ve Nimetullah Erdoğmuş, partilerin grup başkanvekilleri, milletvekilleri ve TBMM bürokratların katıldığı törende konuşan TBMM Başkanı Mustafa Şentop, "Türkiye barıştan yana çalışmasını sürdürmeye devam edecektir" dedi.

Şentop, şunları söyledi:

"Küresel ölçekte büyük belirsizliklerin yaşandığı, uluslararası örgütlerin, konvansiyonel ilişkilerin etkisizleştiği çatışma ve savaş ikliminin siyasi ve ekonomik anlamda zorlayıcı, sarsıcı ve hatta yıkıcı sonuçlar doğurduğu bir dönemden geçiyoruz. Tarihin hızlandığı, eski ittifak ve dengelerin bozulduğu, yeni dengelerin kurulduğu böyle bir dönemde uluslararası ilişkilerde samimi ve tutarlı bir şekilde barışı, adaleti ve hakkaniyeti önceleyen tutumların, bu tutumlara sahip siyaset ve devlet adamlarının, ülkelerin önemi artmaktadır. Bu çerçevede Türkiye'nin uluslararası alanda güvenilir ve itibarlı bir aktör olarak gün geçtikçe daha fazla ön plana çıktığını memnuniyetle görmekteyiz.

Z kuşağından Cumhur İttifakı'na kötü haber Z kuşağından Cumhur İttifakı'na kötü haber

Yakın zaman önce Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın öncülüğünde Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres'in katılımıyla Rusya-Ukrayna savaşından kaynaklanan ve bütün dünyayı etkileyebilecek potansiyele sahip tahıl krizinin çözümlenmesi, Türkiye'nin dünya ölçeğinde oynadığı yapıcı rolü göstermesi açısından güzel bir örnektir. Türkiye'nin liderlik ettiği bu sorun çözücü yaklaşıma başta Birleşmiş Milletler olmak üzere birçok uluslararası kuruluştan ve farklı ülke liderlerinden destek ve teşekkür mesajları gelmiştir.

Rusya ile Ukrayna arasında iki ülkenin çok önem verdiği esir takasının gerçekleştirilmesine Sayın Cumhurbaşkanımızın arabuluculuğu ile Türkiye öncülük etmiştir. Bu olayda bölgemizde yaşanan büyük krizin çözüme bağlanması konusunda Türkiye'nin tutumunun ve hamlelerinin ne kadar kıymetli olduğunu somut olarak göstermektedir. Değişen şartlar ne olursa olsun, bazı devletlerin ikiyüzlü tavırları, savaşı destekler politikaları devam etse de Türkiye barıştan yana çalışmasını sürdürmeye devam edecektir.

Dünyanın bütün güçleri, özellikle bölgemizdeki devletler, Türkiye'nin uluslararası hukuka, tarihi ve coğrafi haklarına dayanan taleplerine kayıtsız kalma hatasına düşmemelidirler."