Türkiye Cumhuriyeti’nin tapu senedi olan Lozan Antlaşması; Kurtuluş Savaşı’nı bitiren, yeni kurulan cumhuriyetin kayıtsız ve şartsız olarak bağımsızlığını müjdeleyen hukuki bir belgedir. Lozan Antlaşması ne zaman imzalandı? Bu antlaşmanın önemi nedir? Lozan Antlaşması ile ilgili tüm detayları sizler için derledik...

İmamlardan kadınları hedef alan yeni açıklama: Üniversite okumaları haram! İmamlardan kadınları hedef alan yeni açıklama: Üniversite okumaları haram!

Lozan Antlaşması ya da Lozan Barış Antlaşması; Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'nın önderliğindeki Türk Orduları, dönemin büyük devletlerinin destek verdiği Yunanisan'ı denize döktükten sonra 11 Ekim 1922 tarihinde imzalanan Mudanya Ateşkes Antlaşması'ndan sonra imzalanan Barış Antlaşması'dır. 

Lozan Barış Antlaşması, 1. Dünya Savaşı'ndan sonra yalnızca kazanan devletlerin ayakta kaldığı mağlup olan İttifak Devletleri'nin büyük devletlere boyun eğdiği bir dönemde ayakta kalan, "Bağımsızlık benim karakterimdir" diyen büyük önderin arkasından tüm dünyaya bağımsızlık dersi veren Türkiye'nin tapu senedidir.

EAOOIQjWsAAF3zQ

HANGİ ÜLKELER  ARASINDA İMZALANMIŞTIR?

Bu tarihi antlaşma, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileri ile İngiltere, Fransa, SSCB, Japonya, Bulgaristan, İtalya, Romanya, Yugoslavya, Yunanistan, Belçika ve Portekiz arasında imzalanmış olan bir barış antlaşmasıdır. 1. Dünya Savaşı’nın son barış antlaşması olarak karşımıza çıkan ve bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin tasdiki olan Lozan Antlaşması tarihi 24 Temmuz 1923’tür.

2507189_1200x627

TÜRK HEYETİ'NDE KİMLER VARDIR?

İsviçre’nin Lozan şehrinde imzalanan Lozan Barış Antlaşması’nda, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni İsmet Paşa önderliğinde, Sağlık Bakanı Rıza Nur ve eski İktisat Bakanı Hasan Bey temsil etmiştir. 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Antlaşması’nı Türkiye adına İsmet Paşa imzalamıştır.

BAŞKOMUTAN GAZİ MUSTAFA KEMEL ATATÜRK, LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI'NIN ÖNEMİNİ ŞU SÖZLERLE İFADE ETMİŞTİR

Mustafa Kemal Atatürk, ‘’Bu antlaşma, Türk ulusuna karşı yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması ile tamamlandığı sanılmış büyük bir yok etme girişiminin yıkılışını bildirir bir belgedir’’ demiştir.

lozan-anlasmasi-depo_16_9_1627116947

Lozan Barış Antlaşması ile:

Misak-ı Milli kararları büyük oranda gerçekleştirilmiş ve gerçek bir tam bağımsızlık sağlanmıştır.
Kurtuluş Savaşı’nda kazanılan askeri zaferler, siyasi bir zaferle taçlanmıştır.
Sevr Antlaşması’nın dayattığı şartlar ortadan kaldırılmıştır.
Kurulan yeni Türk devleti, İtilaf Devletleri tarafından tanınmıştır.

4 bölüm halinde düzenlenen ve toplamda 143 maddeden oluşan Lozan Antlaşması maddeleri şu şekildedir:

  • Türkiye – Suriye Sınırı: 1921 yılında Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması’nda çizilen sınırlar kabul edilmiştir. (1939’da Hatay’ın Türkiye Cumhuriyeti’ne katılmasıyla bugünkü şeklini almıştır.)
  • Türkiye – Irak Sınırı: Musul ve Kerkük sorunu sebebiyle çözülememiştir. (1926 yılında imzalanan Ankara Antlaşması ile Musul; İngiltere mandası altındaki Irak’a bırakılmıştır.)
  • Türkiye – SSCB Sınırı: 1921 yılında imzalanan Moskova ve Kars Antlaşmalarında çizilen sınırlar kabul edilmiştir.
  • Türkiye – İran Sınırı: 1639 yılında imzalanan Kasr-ı Şirin Antlaşması ile belirlenen sınır aynı kalmıştır.
  • Türkiye – Yunanistan Sınırı: Meriç Nehri iki ülke arasında sınır kabul edilmiştir. Yunanistan’dan savaş tazminatı olarak Karaağaç alınmıştır.
  • Türkiye – Bulgaristan Sınırı: 1913 İstanbul Antlaşması ve Bulgaristan’ın 1. Dünya Savaşı sonrası imzaladığı Nöyyi Antlaşması’na uygun olarak kalmıştır.
  • Adalar: Bozcada, Gökçeada ve Tavşan Adaları Türkiye’ye, On İki Ada, Meis ve Rodos İtalya’ya, Kıbrıs İngiltere’ye, geri kalan adalar ise Yunanistan’a bırakılmıştır.
  • Tüm kapitülasyonlar kaldırılmıştır.
  • Boğazların yönetimi Milletler Cemiyeti’nin garantisi altında başkanlığı Türkiye’ye bırakılan uluslararası bir komisyona bırakılmıştır. (Türkiye, 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile boğazlar üzerindeki tüm denetimi sağlamıştır.)
  • Türkiye’deki tüm azınlıklar Türk vatandaşı kabul edilmiştir.
  • Gümülcine ve Selanik’teki Türkler ve İstanbul, Bozcaada ve Gökçeada’daki Rumlar hariç olmak kaydıyla Rumlar ile Türkler mübadele edilecektir.
  • 1. Dünya Savaşı’nın galiplerine herhangi bir tazminat ödenmeyecektir.
  • Osmanlı Devleti’nin almış olduğu dış borçlar, imparatorluktan ayrılan devletlerin gelirlerine ve büyüklüklerine oranla pay edilecektir.
  • 1881 yılında Kurulan Duyun-i Umumiye kaldırılacaktır.
  • Türkiye’de bulunan yabancı okullar, Milli Eğitim’in esaslarına göre eğitim vermeye devam edeceklerdir.
  • Fener Rum Patrikhanesi, İstanbul’da kalmıştır.