TÜİK'in verilerine şaşırıp kalan Aktaş, Nisan ayındaki istihdamı inceledi. Nisan ayında kadın çalışan sayısının inşaat ve sanayi alanında artarken, erkek çalışan sayısının düşmesine şaşıran Aktaş, "Nisan ayının 'erkekleri eve tıkan, kadınları işe gönderen' sonuçlarını bir açıklayıverin, bir izah ediverin!" diyerek isyan etti.

"Kadın ve erkek bazında toplamda ortaya çıkan bu tuhaflık, iki sektördeki, sanayi ve inşaattaki duruma bakınca iyice anlaşılmaz bir hal alıyor" diye belirten Aktaş, "Nisanda sanayide çalışan erkek sayısı 251 bin azalmış. Buna karşılık sanayideki kadın istihdamı 117 bin artmış. Benzer bir durum inşaat sektörü için de geçerli; düşünün inşaat! Bu sektörde çalışan erkek sayısının 145 bin azaldığı nisan ayında kadın çalışan sayısında 24 bin artış olmuş. Zaten inşaat sektöründeki kadın çalışan sayısı ne ki! Martta 68 bin olan kadın çalışan, nisanda 92 bine çıkmış. Tam yüzde 35 artış! Sanayi ve inşaat... Doğal olarak erkeklerin çok daha fazla istihdam edildiği sektörler. Nasıl olmuş bu, belli değil" dedi.

Alaattin Aktaş'ın yazısı şöyle:

İstatistikte harikalar yaratmaya devam ediyoruz...

✔ Nisanda nasıl oldu da kadın çalışan sayısı artarken erkek çalışan sayısı azaldı?

✔ Bu durumun özellikle sanayi ve inşaatta yoğunlaşmış olması nasıl izah edilebilir?

✔ İnşaattaki istihdam arındırılmamış verilere göre azalırken, mevsim etkisinden arındırılmış verilere göre artış yaşanmasının mantığı ne?

Hadi istihdamın son bir yılda yaklaşık 3 milyon kişi artması pandemi etkisinden yavaş yavaş sıyrılıyor olmamızın doğal bir sonucu...

Hadi istihdam bir yılda 3 milyon artarken insanların “iş” diye feryat etmesi bir abartı...

Hadi gerçekte iş çok da, özellikle gençler iş beğenmediği için işsizlik yüksekmiş gibi görünüyor...

Hadi 4.5 milyon işsize takılmak anlamsız, işsizlik oranına bakalım, o da yüzde 12-13 dolayında ve pandemi koşullarında bu gayet normal...

Hadi adına atıl işgücü oranı denilen, bir anlamda gerçek işsizliği ortaya koyan oranın bu dönemde yüzde 27 düzeyinde olması da gayet olağan sayılmalı...

Tamam bütün bunları anladık, bütün bunlar normal; ama gelin hiç olmazsa nisan ayının “erkekleri eve tıkan, kadınları işe gönderen” sonuçlarını bir açıklayıverin, bir izah ediverin!

Açıklaması ne ola ki?

Veriler TÜİK’e ait. Nisan ayında istihdamda bakın neler olmuş...

Mevsim etkisinden arındırılmamış verilere göre nisanda toplam istihdam 176 bin kişi artmış. Artış tümüyle tarım ve hizmetler kaynaklı. Sanayi ve inşaatta istihdam gerilemiş. Sanayi neyse de, inşaattaki istihdam nisanda marta göre ne olmuş da azalmış, pek anlayamadık. Gerçi önceki iki yılda da bu eğilim var. Daha önceki yıllarda ise marttan nisana geçişte inşaattaki istihdam kayda değer ölçüde artmış.

Asıl konumuza dönelim... Yani istihdamın nasıl olup da kadınlarda artarken erkeklerde azaldığına... Hem de öyle böyle değil!

Erkeklerdeki istihdam nisanda marta göre 281 bin kişi azalmış. Erkek istihdamı 19 milyon 444 binden 19 milyon 163 bine inmiş.

Buna karşılık kadın istihdamında tam 456 bin kişi artış olmuş. Kadın istihdamı 8 milyon 463 binden 8 milyon 919 bine yükselmiş.

Şimdi "Erkekler eve, kadınlar işe” derken haksız mıyız!

Ne oluyor, nasıl oluyor; kadın istihdamı böylesine artarken erkek istihdamı geriliyor.

SANAYİ VE İNŞAATA KADINLAR MI EGEMEN OLUYOR!

Kadın ve erkek bazında toplamda ortaya çıkan bu tuhaflık, iki sektördeki, sanayi ve inşaattaki duruma bakınca iyice anlaşılmaz bir hal alıyor.

Nisanda sanayide çalışan erkek sayısı 251 bin azalmış. Buna karşılık sanayideki kadın istihdamı 117 bin artmış.

Benzer bir durum inşaat sektörü için de geçerli; düşünün inşaat! Bu sektörde çalışan erkek sayısının 145 bin azaldığı nisan ayında kadın çalışan sayısında 24 bin artış olmuş. Zaten inşaat sektöründeki kadın çalışan sayısı ne ki! Martta 68 bin olan kadın çalışan, nisanda 92 bine çıkmış. Tam yüzde 35 artış!

Sanayi ve inşaat... Doğal olarak erkeklerin çok daha fazla istihdam edildiği sektörler. Nasıl olmuş bu, belli değil.

GELİN BİR DE MEVSİM ETKİSİNDEN ARINDIRIP BAKALIM

Şimdiye kadar aktardığımız veriler mevsim etkisinden arındırılmamış sayıları gösteriyor. Mevsim etkisinden arındırılmış verilerde ise toplam istihdamın nisanda artmadığı, aksine 193 bin kişi azaldığı görülüyor.

Mevsim etkisinden arındırma fazlasıyla karmaşık, hatta anlaşılması pek kolay olmayan teknik bir işlem. Yalnızca şu tuhaflığa dikkatinizi çekmek isteriz.

Mevsim etkisinden arındırmanın çok basit mantığı var:

İstihdam bazı sektörlerde mevsim etkisiyle artar ya da azalır. Örneğin tarımda. Baharla birlikte kış aylarına göre tarımda çalışan sayısı artış gösterir. Nitekim nisanda mart ayına göre mevsim etkisinden arındırılmamış tarım çalışanı sayısı 349 bin artmış, ancak bu artışın bir kısmı mevsim etkisiyle olduğu için arındırma işleminden sonra bir anlamda gerçek artış 62 bin olarak bulunmuş.

Tarım gibi havalar ısındıkça daha çok çalışılan bir sektör de inşaat. İnşaattaki istihdam, normalde artmak bir yana marttan nisana geçişte 121 bin kişi azalmış. Olabilir, çeşitli nedenlerle böyle bir gerileme ortaya çıkmıştır.

Tuhaflıklar zinciri

Ama diğer yandan mevsim etkisinden arındırılmış veriye göre inşaat sektöründe çalışanların sayısı bir ayda 9 bin kişi artmış.

Anlaşılması çok zor bir durum değil mi...

Bir anlamda “gerçek çalışan sayısını” gösteren arındırılmamış veriye göre azalma varsa, nasıl olur da mevsim etkisinden arındırılmış veri istihdam artışına işaret edebilir?

Arındırılmamış veri setine göre inşaattaki çalışan sayısı 1 milyon 854 binden 1 milyon 733 bine gerilemiş. Arındırılmış veriye göre ise çalışan sayısı 1 milyon 800 binden 1 milyon 809 bine yükselmiş.

Bakın tarımda oluşan tablo normal. 349 bin kişilik artışın bir anlamda 287 bini mevsimsel etkenlerle ortaya çıkmış, gerçek artış 62 binmiş.

Tarımla inşaatın mevsim etkisi benzer sayılmaz mı? Havalar ısınacak, tarlada çalışan da, inşaatta çalışan da artacak. Görünür artış, gerçek artıştan fazla olacak. Çünkü bir kısmı sanal denilebilecek artış.

“Havalar ısınmasaydı ne kadar kişi çalışmış olurdu” gibi bir sorunun yanıtı veriliyor yani.

Ama bakıyorsunuz, inşaatta görünürde düşüş var, gerçekte ise artış! Hani kışa giriyor olsaydık, örneğin ekimden kasıma geçiş, böyle olabilirdi.

Peki bu nasıl oluyor hanımlar, beyler; bir izah etseniz de öğrensek!

Editör: TE Bilişim