Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Alaattin Aldemir, T24’ten Candan Yıldız'a yorumladı.

Aldemir, Hrant Dink açıklamasında “Hrant Dink cinayeti dahil siyasi cinayetler konusunda sustuğumuz için özeleştiri yapmalıyız” dedi.

Sinan Ateş cinayeti ABD basınında! Sinan Ateş cinayeti ABD basınında!

Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı, Alparslan Türkeş'in danışmanı, 1980 darbesi sonrası yargılanan, cezaevinde kalan Alaattin Aldemir, eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş cinayetiyle ilgili MHP'nin sessizliğinin Ülkücü camiada kırılma ve infial yarattığını belirterek "Şu an MHP veya İyi Parti dışında eski Ülkücüler bir araya gelmişler ve kendileri bağımsız bir cumhurbaşkanı adayı belirlemeye çalışıyorlar. 260 bin imza toplanmış" dedi. 

Aldemir, söz konusu adayın Millet İttifakı'nın adayını açıklamasından sonra ilan edileceğini söyledi. 

Sinan Ateş cinayetinin AK Parti içinde de rahatsızlık yarattığını belirten Aldemir "AK Parti içinde, bu olay Cumhur İttifakı'nın 3-4 puanına mal oldu, bize mi tuzak kuruluyor gibi sorular soruluyor" diye konuştu. 

AKP'nin kurucularından Bülent Arınç'ın Sinan Ateş cinayetiyle ilgili olarak "Çok şey bilsem de bir yorum yapmayı doğru bulmam" sözleri için de Aldemir "Yetkili isimlerin yarım ağız konuşması doğru değil. Bu cinayet bir sır değil. Seçim öncesi zarar görmeden nasıl çıkarız yaklaşımını görüyoruz" yorumunu yaptı. 

“ÖZELEŞTİRİ YAPMALIYIZ”

Aldemir, Türk milletçiliğinin de özeleştiri vermesi gerektiğini belirterek "Hrant Dink cinayeti dahil siyasi cinayetler konusunda sustuğumuz için özeleştiri yapmalıyız" dedi.

Soldan kimi isimlerin Sinan Ateş cinayetinin aydınlatılması gerektiği yönündeki açıklamaların da yorumlayan Aldemir şöyle konuştu: 

"Sol yaşadıklarından bir ilke çıkarmış, çok onurlu bir duruş. Bizim yapamadığımızı onlar yapmış. Bize bir el uzatmış. Biz bu eli sıkmak zorundayız Türk milliyetçileri olarak.Şiddete, iftiraya başvurmadığımız sürece her şeyi tartışabiliriz. Neden korkuyoruz?
Sadece Hrant Dink cinayeti değil biz Hablemitoğlu cinayetine de sessiz kaldık. Ülkücüler olarak özeleştiri yapmak zorundayız. Diyarbakır'daki ayrılıkçı avukata sahip çıkmak zorunda mıyız (Tahir Elçi cinayeti), evet sahip çıkmak zorundayız. Ne Mutlu Türküm Diyene sözünü daha yukarıya çıkarmamız lazım. Türküm demeyenin de mutlu olduğunu sağlamalıyız bu ülkede eğer biz vatansever, milliyetçiysek. Başka bir Ülkücülük mümkün. İnsanı merkeze alan bir milliyetçilik mümkün."