MB Mevduat Bankalarının TL cinsi mevduatlarına, kredi hacmini %10-20 arasında artırmaları şartıyla, farklı munzam karşılık oranı ve faizi uygulayacağını açıkladı.

Vade türlerine göre %4 ile %7 arasında bankalara uygulanan munzam karşılık oranları %2'ye ve %13 olarak uygulanan faiz oranları da %15 olarak uygulanacakmış...Bu tedbirlere uymayan bankalar ise yüksek munzam karşılık ve bu miktarlar karşılığı ödenecek düşük faizle (%5) cezalandırılmış olacak.

Bu kararların anlamı şudur; piyasa kuralları ve bankaların likidite imkanları zorlanarak, daha fazla kredi dağıtmaya teşvik edilecekler. Açıklanan değişikliklere 2,3 trilyonluk toplam mevduata göre bir hesap yaptığımızda, azami 50 milyar TL gibi bir miktarda kredi hacminin artması muhtemel gözükmektedir.

Bu şekilde yaklaşık bir yıldır 2,49 Trilyon TL'ye sıkışmış bulunan ve her hafta da yaklaşık 20 milyar TL azalmakta olan kredi hacminin artması ve piyasaların da bu tür yapay yollarla canlandırılmasının hedeflendiği anlaşılmaktadır.

Tabi ki krediyi alanın da verenin de daha sonra nelerle karşılaşacağı şimdilik kimsenin umurunda değil, yeter ki kısa vadede para harcansın ve işler düzenliyormuş gibi bir algı oluşsun tamamdır.

Bu vesileyle otomotiv sektörünün Ağustos satışlarının son 20 yılın en kötü rakamları olacağı bilgisi kamuoyuna düştü bile. Sopa zoruyla insanlara otomobil de satabilir miyiz acaba?

Takibe düşmüş kredilerin %4,36 gibi küçük bir oranla açıklanması bir tarafa, Torba Yasada getirilen "kurtarma maddelerinin" müzakereleri sırasında itiraf edildiği üzere, bu orana 400 milyar TL daha eklediğimizde şüpheli kredilerin %17'lere ulaşacak olması ise şimdilik kimseyi ilgilendirmiyor...

Nasıl olsa "yumurta deliğin ucuna" geldiğinde çözüm aramaya alıştık artık.