Köşe Yazısı

Başörtüsü Duyarlılığı mı, Aliyev'in Sözlerine Tepki mi?

Av. Dr. İrfan  Sönmez
Av. Dr. İrfan Sönmez
3 dk Sesli Dinle 1

Azerbaycan'daki başörtü yasağına Türkiye'den de tepkiler oldu, olmaya devam ediyor.

Yasağın yanlışlığını anlatmaya gerek yok, Aliyev keşke tarihten ders alsa böyle akıl dışı bir yasağa tevessül etmeseydi. Yasak, Türkiye'nin siyasi kompozisyonu değiştirdi, bütün kartların yeniden karılmasına neden oldu.

Bu yasak Azerbaycan'da da benzer sonuçlar doğurabilir, toplumsal değerlerle savaş iktidar değiştirmenin yeni yöntemlerinden biridir.

Din ve vicdan hürriyeti günümüzün vazgeçilmez insani değerlerinden biridir. Dinle problemli olabilirsiniz, bu kimseye inançlarına müdahale hakkı vermez.

Bu işin bir cephesi. Diğer cephesi ise Türkiye'de bazı STK'ların gösterdiği tepkilerdir.

İnsan hakları ihlallerine karşı duyarlılık göstermek insani bir görevdir. Fakat bu tepki ve duyarlılık iayırım yapılmadan tüm baskıcı, yasakçı unsurlara karşı gösterilmelidir. Böyle olmayan tepkilerin samimiyeti tartışılır hale gelir.

Son yıllarda bu ülkede yapılan kimi hak ihlallerinin Azerbaycan'daki başörtü yasağından daha hafif olduğu söylenemez.

Ankara 2.Baro Başkanının hakim- savcı alımlarında kayırıldıklarını itiraf eden açıklaması bir hak ihlali değil midir?

Muhalif basın sudan sebeplerle susturuluyor, halkın haber alma hakkı engelleniyor, bu hak ihlali değil midir?  

Seçimle alınamayan belediyeler tek tek yargı oyunlarıyla ele geçiriliyor, sandığın yerini savcılar alıyor, bu hak ihlali değil midir?

AİHM,AYM kararları uygulanmıyor, başkan vekili seçimi olan belediyelerin meclis üyeleri oy kullanmasın diye göz altına alınıyor, bu hak ihlali değil midir?

İktidarın hoşuna gitmeyen gazeteciler tutuklanıyor, göz altına alınıyor, susturuluyor, haber alma hakkı bir insan hakkıdır, bu hak ihlali değil midir.

Fon soygunu ile bu milletin milyarları dolandırıldı,bu örgütlü soygunun siyasi ayağı açıklanmıyor, bu hak ihlali değil midir?

Bu soruları çoğaltabiliriz. Azerbaycan'a tepki gösteren çevrelerin hiç biri ülkeyi felakete sürükleyen bu ihlallere tepki göstermedi. Bu ülkede muhalif olmak suç oldu,şimdi güya insancılık oynayanların hiç birinin bu ihlallere en küçük bir tepkisi olmadı. Üstelik bazıları bunu "harp hiledir," diyerek meşrulaştırdı. Şimdi bu tepkicilerin neyine güvenelim biz? Kızıl Çin, yıllardır Doğu Türkistan'da Uygur Türklerine yapmadığını bırakmadı. Başörtü yasağı Çin'deki zulmün karşısında devede kulak kalır. Camiler kapalı,dini hayat baskı altında, çocuklar evlerinden alınarak kamplarda "başkalaştırılıyor." Kızlar Çinlilerle evlenmeye zorlanıyor, sürgünler, kamplar işkenceler,infazlar anlatılır gibi değil. Siz bu STK'ların hiç tepki gösterdiklerini gördünüz mü? Çin'e susup Azerbaycan'a efelenmek samimiyetsizliktir.

Bu gürültünün biraz da Aliyev'in açıklamalarına duyulan rahatsızlığın sonucu olduğunu düşünüyorum. Ne demişti Aliyev:"Karabağ savaşında kimse bize yardım etmedi, aldığımız silahları bize piyasa fiyatının üstünde sattılar..." Bu sözler Türkiye'ye, daha doğrusu iktidaraydı. Oysa yandaş  medya  Erdoğan'ı  neredeyse Karabağ'ın fatihi ilan etmişti. Aliyev  bu algıyı bozdu," ne yaptıksa biz yaptık, silahları da paramızla piyasa fiyatını üstünde aldık," dedi.Bu doğruysa kardeş Azerbaycan'a büyük ayıp edilmiş.

İşte  gösterilen tepkilerin büyük kısmı "kral çıplak" diyen Aliyev'in sözlerini başörtüsü gündemiyle gölgelemek için.Evet başörtüsü yasağı olmamalı, ama çuvaldızı önce kendimize batırmalı, sonra da üslubumuza dikkat ederek kardeşliğimize halel getirmemeliyiz.Krallar gider kardeşlik kalır.

Yazarın Diğer Yazıları

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

  • Alp Demir

    Başörtüsü yasağı sadece ilk ve orta öğrenim için geçerli. Yüksek okulda serbest. Aslında doğrusu da budur. Aklı baliğ olana kadar hiç bir çocuğa herhangi bir din öğretisi dayatılmamalıdır, bu insan haklarına aykırıdır. Aklı baliğ olduğunda kendi dinini kendisi seçer. Çocuğun elinden böyle bir hakkı almak zulümdür ve genellikle de ters tepiyor. Anne ve babaların çocukları üzerindeki hakkının bir sınırı vardır. Ayrıca baş örtüsünün din ile hiç bir ilgisi yoktur. Başörtüsünü dinin gereği diye sunanlar münafıktır. Kuran'da böyle bir cümle yoktur. Birileri kendi sosyal ve kültürel kıyafetlerini din adı altında pazarlayamaz. O devir kapanmıştır.

Bu Yazıyı Paylaş