CIA’in TSK’ya Derin Sızmaları
Soğuk Savaş’ın Darbeleri CIA’in TSK’ya Derin Sızmaları
27 Mayıs 1960 darbesi, TSK tasfiyelerinin modern tarihindeki ilk büyük kırılmaydı. Demokrat Parti’nin (DP) muhafazakar politikaları, Atatürkçü subayları rahatsız etmişti; darbe, bu ilkeleri koruma bahanesiyle geldi. Ancak işin perde arkası farklı. Resmi rakamlar, 3.000-5.000 personelin tasfiye edildiğini söylüyor, ama gayri resmi kaynaklar bu sayının 7.000’e yaklaştığını iddia ediyor (kaynak: Genelkurmay Arşivleri).
Darbeden önce ABD büyükelçiliğinde yapılan toplantılar. CIA ajanlarının, DP’ye karşı muhalefeti örgütlediği biliniyor; Menderes’in Sovyetlerle yakınlaşma girişimleri, ABD’yi rahatsız etmişti (kaynak: CIA Açık Belgeleri, 1960).
Darbe, Atatürkçü gibi görünse de, asıl amacı Türkiye’yi NATO bloğunda tutmaktı.
Darbe sonrası, ordu Atatürk’çü yapısını korudu gibi göründü, ama NATO bağımlılığı derinleşti. İncirlik Üssü’nün kullanımı genişledi; ABD, TSK’ya silah ve eğitim sağlayarak kontrolü artırdı. CIA’in Gladio operasyonları, 1950’lerin sonunda TSK’ya sızarak anti-komünist hücreler kurdu. Bu, 1971 muhtırasına zemin hazırladı. Muhtıra, solcu subayları hedef aldı; yaklaşık 200 personel emekliye sevk edildi.
Kontrgerilla adı verilen bu yapılar, TSK içinde sol hareketleri bastırdı – CIA’in raporları, bu tasfiyeleri “gerekli temizlik” olarak niteliyor (kaynak: Declassified CIA Files, 1971).
1980 darbesi, tasfiyelerin zirvesiydi. 12 Eylül’de Kenan Evren liderliğinde, 5.000’den fazla subay ihraç edildi; gayri resmi rakamlar 8.000’e işaret ediyor. “Türk-İslam Sentezi” politikası getirildi; laiklik erozyona uğradı.
ABD’nin desteği açık: Darbe, anti-komünistti ve Türkiye’yi Ortadoğu’da tampon yaptı. Gözden kaçan detay: CIA ajanı Paul Henze’nin darbe gecesi “Bizim çocuklar başardı” sözü, sızmanın kanıtı (kaynak: Henze’nin anıları). Henze, 1970’lerde Türkiye’de görev yapmış, TSK ve MİT’e sızmaları organize etmişti. 1983’te sızan bir CIA raporu, Atatürkçü generallerin “bağımsız” duruşundan rahatsızlığı dile getiriyordu; ABD, ekonomik bağımlılık (Marshall fonları) ve siyasi uyum istiyordu (kaynak: WikiLeaks).
1980’ler, TSK’nın siyasi rolünü pekiştirdi, ama aynı zamanda MİT’e sızmalar yoğunlaştı. Yeşil Kuşak projesiyle, ABD, İran Devrimi’ne karşı muhafazakar yapıları güçlendirdi; TSK’daki Atatürkçü unsurlar hedef oldu. Örneğin, 1981’de bir MİT raporunda, CIA’in “ılımlı İslam” yanlısı subayları desteklediği belirtiliyor – bu, FETÖ’nün erken tohumlarıydı (kaynak: MİT Arşivleri, 1981).
Tasfiyeler, ordunun operasyonel gücünü zedeledi; 1980’lerdeki PKK yükselişi, bu zafiyetin sonucu olarak görülebilir.
Darbelerin sadece iç çatışma olmadığını; CIA’in TSK’yı sömürü aracı olarak şekillendirdiğini gösteriyor.
Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar
- Atilla Birsöz
Değerli bilgiler teşekkür ediyorum yüreğine sağlık
