Köşe Yazısı

DEM Cumhur İttifakına katılacak mı?

Ertuğrul Türkoğlu
Ertuğrul Türkoğlu
5 dk Sesli Dinle 0

Terörsüz Türkiye süreci DEM Partiyi Cumhur İttifakına yakınlaştırmıştı. Çerçeve Yasanın meclisten geçmesi daha da yakınlaştırdı. Eğer Yeni Parti de Ak Parti ve MHP gibi firesiz veya CHP gibi çok az fireyle evet oyu kullansaydı böyle olmazdı.

Yasadan önce DEM tabanı, tavanla aynı frekansta değildi. Yani Dem Partililer özelliklede batıdaki metropollerde yaşayanlar, kendilerini Özel’in ve İmamoğlu’nun CHP’sine dolayısıyla Yeni Partiye daha yakın hissediyorlardı. Yeni Partili vekillerin çoğunun hayır demesi bu yakınlığın sonu oldu.

DEM Partililer 2019, 2023 ve 2024 seçimlerinde çok şey almadan ve kıran kırana pazarlıklar yapmadan CHP’yi desteklemelerinin karşılığının bu olmaması gerektiğini düşünüyorlar. 2019 senesinde, DEM’in öncülü olan HDP’nin desteği sayesinde İstanbul, Mersin ve Adana gibi metropollerle onlarca büyük ilçe, MHP ve Ak Partiden CHP’ye geçti. 2024’te bu tabloya başta Bursa olmak üzere yeni vilayetler ve ilçeler eklendi.

DEM  2023 genel seçimlerinde Millet İttifakının gayrı resmi ortağıydı. Ahali ve Millet İttifakının bileşenleri rahatsız olmasın ve ittifak, milliyetçi seçmenleri kaybetmesin diye, metres muamelesine razı olmuşlardı. Tek hedefleri vardı: Yeter ki Ak Parti iktidardan düşsün. MHP ağırlığını kaybetsin. Öyle ki DEM Partinin güçlü olduğu illerde oy patlaması yaptı Kemal Bey. Diyarbakır’da oyların %70’ini aldı.

Bütün bunlara rağmen, DEM açısından hayat memat meselesi olan çerçeve yasanın Yeni Partililerce desteklenmemesi şok etkisi yarattı. DEM Partililer kendilerini kullanılmış ve terk edilmiş hissediyorlar. DEM yöneticilerinin beceremediğini Yeni Parti yaptı. Genç ve kentli DEM Partilileri Yeni Partiden kopardı. Eğer Demirtaş tahliye edilir ve sahalara dönerse, DEM Partililerin cumhur ittifakına yönelmesi hızlanır. Kitleselleşir.

Bu dediklerimiz ‘’DEM Parti Cumhur İttifakına katılacak’’ anlamına gelmiyor. Zira millet ittifakı için geçerli olan cumhur ittifakı içinde geçerli. CHP’ye zarar veren Ak Parti ve MHP’ye de verir. İş birliği önce belediye meclislerinde başlayacaktır. DEM Partili belediye meclisi üyeleri Cumhur İttifakıyla birlikte hareket edeceklerdir. CHP listelerinden seçilen DEM’liler kendi partilerine geçeceklerdir. Zaten CHP’lilerde, CHP ve Yeni Parti olarak ikiye bölündüğünden, belediye başkanlarının görevden alınarak tutuklandığı bazı kentlerde başkanlık Ak Partiye geçecektir.

Kayalar ve Seçer gibi belediye başkanlarını DEM Partililer seviyor. Destekliyor. Kendilerine yakın görüyor. Bu nedenle bu gibi kentlerdeki meclis üyeleri CHP’de kalabilirler. Bu kentlerdeki DEM Partililer yerel seçimlerde bu isimlere oy verebilirler. Ak Parti bu handikabı, DEM camiasında Kayalar ve Seçer gibi/kadar popüler adaylar göstererek aşmaya çalışacaktır.

Bu istisnalar dışında önümüzdeki genel ve yerel seçimlerde oy dağılım tablosu tamamen değişecek. Yeni Parti ve CHP’nin, daha önce CHP’nin DEM Partinin desteğiyle kazandığı İstanbul, Bursa, İzmir ve Antalya’yı kazanmaları çok zor. Tekirdağ, Balıkesir ve Adana’da kıran kırana ve kafa kafaya bir yarış izleyeceğiz. Mansur Bey aday olmazsa Ankara’da el değiştirir. Adayın sonuçlar üzerinde etkili olduğu Afyon, Aydın ve Uşak’ta cumhur ittifakına geçer.

İş birliği yapılacak bir başka alan, çerçeve yasanın devamı olan kanunların çıkarılması ve yeni Anayasa olacak. DEM infaz yasasının değiştirilerek cezaevlerinin boşaltılmasını istiyor. Onlara göre cezaevlerindeki mahkumların yarısından çoğu Kürt. Cezaevlerindeki dört kişiden üçü genç. Beş kişiden dördü fukara. Cezaevleri boşaldığında toplumsal barışın sağlanması kolaylaşacak.

Muhalif milliyetçilerin beklediği, halkın ekseriyetini rahatsız edecek yasalar çıkmayacak. Yeni anayasada aynı rahatsızlığı doğuracak maddeler olmayacak. Süreç başlamadan önce DEM dibin dibindeydi. DEM Partililere vebalı gibi davranılıyordu. Kimse onlarla fotoğraf vermek istemiyordu. Kazandıkları belediyelere kayyum atanıyor, başkanlar ve teşkilat mensupları cezaevlerine gönderiliyordu. Her an gözaltına alınacakları korkusuyla yaşıyorlardı. Medya onlara kapalıydı.

Şimdi cumhurbaşkanıyla muhataplar. Belediye reisleri bakanlarla görüşüyor. Talepleri gerçekleştiriliyor. Bizim iki yıldır gündeme getirdiğimiz GAP’ın su kanalları arka arkaya devreye alınıyor. Diyarbakır’ı ikinci Çukurova yapacak olan Silvan Barajı bitmek üzere. Geçmişte teröristlerin pusu attığı dağlarda petrol üretiliyor. Öcalan tecrit altındaydı. Cezaevi koşulları iyileştirildi. Daha da iyileştirilecektir. Öcalan ve DEM Partililer, sürecin akim kalmasından ve kabusun yeniden başlamasından korktuklarından aşırı taleplerde bulunmuyorlar. Tabanlarını ‘’Bu hakları siyasi mücadeleyle elde edeceğiz. Silah siyasi mücadeleye engel’’ diyerek ikna ediyorlar.

Yerel yönetimlerin yetkilerinin arttırılması, özerklik, Kürtçenin resmi dil olması, Türk kelimesi yerine Türkiyeli kelimesinin kullanılması ve kolektif haklar gibi düzenlemeler yapılmayacak. Kürtçe resmi dil olmayacak ama diğer dillerden farklı ve üstün bir statüsü olacak. Seçmeli ders uygulaması kolaylaşacak ve yaygınlaşacak. Kürtçe kitap basımına ağırlık verilecek. Kürtçe öğrenme teşvik edilecek. Kürtçe gazetelere kamu ilanı verilebilecek. Ahmet Hani, İdris Bitlisi, Halidi Bağdadi, Diyap Ağa, Abdülkadir Geylani ve Cezeri gibi şahsiyetleri konu alan dizi ve filmler çekilecek.

Hepsinden önemlisi kayyum atanması yürürlükten kalkacak. ‘’Terör tanımı’’ değiştirilecek. DEM, AB’nin terör tanımının benimsenmesini öneriyor. Vatandaşlıktan çıkanların ve çıkarılanların başvurmaları halinde vatandaş olmaları sağlanacak. Boşaltılan köylerin imarını devlet üslenecek. Yasama ve yeni anayasanın hazırlanma süreçlerinin beraberce yürütülmesi de DEM Partiyi Cumhur İttifakına yakınlaştıracaktır.

Bu sürecin sonunda DEM, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunda kendi adayını çıkarsa bile ikinci turda Erdoğan’ı destekler. Geçen seçimlerde muhalefet tek parçayken seçimleri kaybetti. Bu seçimlerde DEM muhalif bloktan iktidar blokuna geçmişken ve CHP ikiye bölünmüşken ve Yeni Parti ile CHP birbirlerinin altını oyarken, muhalefet seçimi nasıl kazanacak? Kaldı ki çerçeve yasayı destekleyen CHP ve Yeni Yol ile muhalif milliyetçi partilerin anlaşmaları da zorlaştı.

Muhalefet umudunu ekonomik krizin sürmesine ve Terörsüz Türkiye’ye bağlamış gözüküyor. PKK silah bırakır ve çıkarılacak yasalar özetlediğimiz gibi makul olursa, Terörsüz Türkiye iktidara oy kaybettirmez, kazandırır. Zaten seçime giderken aşırı hükümler içeren yasalar çıkarılmaz.

Terörsüz Türkiye, çözüm sürecinden farklı ilerliyor. İnisiyatif örgütte veya DEM Partide değil. Devlette. Dem Eş Başkanı Hatimoğulları Ak Partiyi eleştiren bir demeç verince Kasım’a erteleneceği açıklanan büyük kongre Eylül başına çekildi. Kongrede Tülay Hanım, ekibi ve aşırı solcular tasfiye edilecek. Parti, Cumhur İttifakıyla uyumlu çalışacak kadrolara teslim edilecek. Çadır mahkemesi, Habur gibi görüntülere izin verilmeyecek. Tahliyeler, teröristlerin ve yurtdışındaki siyasetçilerin yurda dönüşleri gösteriye dönüştürülmeyecek.

İktidar bunlara ilaveten geçen seçimlerde yaptığından daha yoğun seçim ekonomisi uygulayacaktır. Emekli ve ücretli maaşları beklenenin üzerinde artırılır. Esnaf, çiftçi ve tüccar hiç olmadığı kadar desteklenir. Türkiye’nin geçen döneme göre kaynak bulması daha kolay. Zira Körfezle, Avrupa’yla ve Amerika’yla ilişkilerimiz çok iyi. Muhalefet hesabını bu tabloyu dikkate alarak yapmalı.

Bu Yazıyı Paylaş