Köşe Yazısı

Arınç aday mı oluyor?

Ertuğrul Türkoğlu
Ertuğrul Türkoğlu
4 dk Sesli Dinle 2

Abdullah Gül 19 Haziran’da D-8’in kuruluş yıldönümü münasebetiyle düzenlenen zirvede Davutoğlu, Babacan, Arıkan ve Erbakan’la bir araya geldi. Milli görüşçüler her sene kuruluş yıl dönümünde D-8 toplantıları düzenliyorlar. Bu toplantılara katılımcı ülkelerden siyasetçiler getiriyorlar. D-8’in ne kadar önemli olduğunu anlatan nutuklar atıyorlar.
Ak Partinin D-8’e sahip çıkmadığı kanaatindeler. TDT’yi örnek göstererek ‘’Sahip çıkılsaydı TDT gibi D-8’de güçlenir, etkili bir kurum olurdu’’ diyorlar. Olmazdı. D-8 bir ihtiyaca karşılık gelmiyor. Üye ülkelerin öncelikleri, sorunları, durdukları yerler, hedefleri ve amaçları o kadar farklı ki ortak bir strateji oluşturmak olanaksız.
Bu zirveden sonra cumhurbaşkanı adaylığı için Gül’ün nabzı yoklanıyor. Gül her zaman ki gibi ‘’Muhalefet müştereken gösterirse aday olurum’’ diyor. Liderlerin gerekli görüşmeleri yapmalarından sonra bir araya gelinmesi kararlaştırılıyor.
Eylül ayında Arınç’ın da katılımıyla toplanılıyor. Arıkan Gül’e Ekrem ve Özgür Beylerin adaylığını desteklediğini, Kemal Beyle konunun henüz detaylı konuşulamadığını ve Dervişoğlu’nun karşı olduğunu özetliyor. DEM Parti yönetiminden zaten beklentileri yok. Dem tabanından oy almayı hedefliyorlar.
Milli görüşçüler mutlak butlana sert tavır almışlar ve Özgür Beyin yanında durmuşlardı. Aslında böyle bir gündemleri varken liderlerden en azından birinin taraflara eşit mesafede olması gerekirdi.
Liderler, bu şekilde başlanmasını, ilerleyen süreçte CHP’nin de sürece katılacağını ve akabinde bu katılımla iyice zayıflayan milliyetçilerinde Yavaş’tan vaz geçeceklerini ileri sürüyorlar. Muhalif milliyetçilerden kasıt Mansur, Müsavat, Yavuz ve Koray Beyler. Küçük milliyetçi partiler. Ümit Bey istenmiyor. Zira anketlere göre, gittiği yere götürdüğünden fazla oy kaybettiriyor.
‘’Armut piş ağzıma düş’’ atasözünü hayat felsefesi olarak belirleyen Gül, bu şartlarda aday olamayacağını ifade ediyor. İşte bu noktada devreye Arınç giriyor. Göreve hazır olduğunu söylüyor hem de ileri de istediği şartlar oluşursa, Gül’ün lehine çekilmek üzere.
‘’Türkiye’nin en sevilmeyen insanları kimlerdir?’’ diye anket yapılsa Arınç Öcalan ve Davutoğlu’ndan sonra gelse de başa güreşir. Ne muhalifler sever Arınç’ı ne Ak Partililer ne de MHP’liler. FETÖ’cülerin ve ‘’Bende dağa çıkardım’’ cümlesi nedeniyle PKK’lıların göz bebeğidir ama bu gruplar onu Beştepe’ye taşıyacak kadar kalabalık ve etkili değiller.
Kimse Arınç’ın yüzüne ‘’Vatandaşlar sizi sevmez’’ diyemiyor. Arınç’ın bir çıkış yapmasına, akabinde anketler düzenlenmesine ve bunların ışığında nihai kararın verilmesinde mutabık kalınıyor. Çıkışın Davutoğlu’nun oğlunun nikahında yapılmasına karar veriliyor. Gül nikaha Arınç konuşabilsin, yani çıkış yapabilsin ve gölgesinde kalmasın diye katılmıyor. Yoksa o ekipten Davutoğlu’na en yakın olan Gül’dür.
Gül başbakan olduğunda, daha kabineyi kurmadan Davutoğlu’nu başdanışmanı olarak atadı. Dışişlerine giderken Ahmet Bey’i de götürdü. Ahmet Bey’in dışişleri bakanı olması için inisiyatif aldı. Ahmet Bey başbakan olup Gül’ün önünü kesene kadar sıkı dosttular.
Arınç o nedenle Nazım’dan şiir okudu. Ak Partiyi ve özelliklede o cenahın en yıpranmış ismi olan Gökçek’i eleştirdi. Yoksa Bülent Bey’de düğün, nikah ve sünnet merasimlerinde siyaset yapılmayacağını bilir. Ak Partili belediye reisinin kıydığı nikahta nezaketsizlik yapma pahasına o sözler boş yere edilmez.
Anketler çıktıktan sonra Arınç defteri açılmamak üzere kapanacak. İbreler Güle dönecek. ‘’Milli görüşçüler ve değişimciler Yavaş gibi popüler bir isim varken neden Gülü istiyorlar?’’ sorusu aklınızı kurcalıyordur. Erdoğan’dan sonra yurt dışıyla ilişkileri en güçlü lider Gül. Tayyip Bey dünyada kıdemli, en tecrübeli hatta bilge lider kabul ediliyor. Onun karşısına dış ilişkileri zayıf bir isimle çıkıldığında kazanma şansının düşük olduğunu düşünüyorlar.
Türkiye diğer ülkeler açısından hem çok önemli hem de önemi giderek artıyor. Diğer devletler ‘’Kim seçilirse seçilsin, bize ne, fark etmez’’ gibi tepkiler vermezler. Tanımadıkları bir isme karşı Erdoğan’ı desteklerler. Erdoğan her istediklerini yaptığı için değil istikrar bozulmasın, dünya bir maceraya sürüklenmesin diye yaparlar bunu.
Sizce Yavaş bu zevatın arzularını yerine getirir mi? Mesela ekonomiyi Babacan’a, dış politikayı Ahmet Bey’e teslim eder mi? D-8’in peşine düşer mi? Belediyelerin soyulmasına göz yumar mı? Bir dönem sonra koltuğu Ekrem Bey’e devreder mi? Mansur Bey bunları yapmaz ama muhatapları bunların peşindeler. Emin olun Tayyip Bey bugün çağırsa Babacan da Davutoğlu da koşa koşa giderler, birbirleriyle yarışırlar.
Gül’ün istenmesinin bir diğer nedeni, yumuşak geçiş planlanması. Muhafazakar bir isim aday gösterilmediğinde, Erdoğan’dan rahatsız olan geniş kesimlerin ‘’Rahatımız bozulmasın, eski günlere dönmeyelim’’ psikolojisiyle Erdoğan’a oy verdiği ve vereceği düşünülüyor. Gül ismi bu kesimlere güven verecek. Ak Partiden kopuşları hızlandıracak. Plan bu.
Bu tespit doğru da ‘’Erdoğan’la Gül arasında fark görmeyen, ikisi de bir’’ diyen muhalif seçmen ne olacak? Sandığa tıpış tıpış gidip Gül’e oy verecekler mi? İhsanoğlu’na verdiler mi? Erdoğan’ı Gül’den daha milli bulan milliyetçiler, Abdullah Bey’i aristokrat kabul eden muhalif halk yığınları kime oy verir sizce? DEM Partililerin tercihi hangi isim olur?
Muhalefet seçimlerde bugüne kadar doğru adaylar çıkaramadı. İhsanoğlu da İnce de Kemal Beyde doğru yani kazanacak adaylar değillerdi. Muhalefeti toparlamaları mümkün değildi. Tabloya ve yapılanlara baktığımda bu seçimlerde de sonucun değişmeyeceğini düşünüyorum. Bilmem yanılıyor muyum?

Yazarın Diğer Yazıları

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

  • Duran Güral

    Alp Bey, sizin tayfanın umudu Abdullah Gül olmazsa Bülent Arınç la yetineceksiniz artık. Bunların tek derdi Tayyip Erdoğan dan intikam almak, tıpkı sizinkilerin Devlet Bahçeli den intikam almak istemesi gibi. Adamların tek derdi Türk Devletleri'nin birleşmesiyle ortaya çıkan gücü engellemek. Her şeye rağmen Turan olacaktır, hiçbir İngiltere aparatı hayal görmesin.

  • Alp Demir

    Abdullah Gül karşısında Erdoğan kesinlikle kazanır.

Bu Yazıyı Paylaş