Köşe Yazısı

Yüz il bin ilçe

Ertuğrul Türkoğlu
Ertuğrul Türkoğlu
4 dk Sesli Dinle 1

Devlet Beyin önerdiği 100 il, 1000 ilçe projesi, kamu sistemimizi tepeden tırnağa değiştirecek nitelikte olduğundan, projeyle ilgili tespit, eleştiri ve önerilerimi paylaşmak istedim.
Taşra yapılanmamız il-ilçe-belde ve köy şeklindeyken il ve ilçe sayısını arttırmak kolaydı. Bu artışlar hizmetin kalitesinin iyileşmesini ve il yapılan ilçelerin, ilçe yapılan beldelerin ve belde olan köylerin daha hızlı kalkınmasını sağlıyordu. Vatandaş zahmetten kurtuluyordu.
Bugün itibariyle 30 büyükşehrimiz 51 şehrimiz var. 2012 senesinde çıkarılan yasayla büyükşehirler şehirlerden tamamen farklı yerleşim birimlerine dönüştürüldü. Bu düzenlemeden sonra büyükşehirlerin ilçelerini il yapmak, ilçe halkının faydasından ziyade zararına olur.
Meramımı örneklerle anlatayım. Öneriye göre, Balıkesir’e bağlı olan Bandırma ve Edremit ilçeleri il olacak. Böylece Balıkesir üçe bölünecek. İki büyük ilçesini, o ilçelerin çevresindeki küçük ilçelerle birlikte kaybeden Balıkesir, küçüldüğü için büyükşehir vasfını yitirecek.
Büyükşehirlerde köyler, kırsal mahalle statüsündeler ve belediye hizmetlerinden yararlanıyorlar. Bu düzenleme yapıldığında yani Edremit ve Bandırma il olduğunda Balıkesir’deki 1131 kırsal mahalle, köye dönüşecek. Bu köylerde yaşayanlar artık belediye hizmetlerinden yararlanamayacaklar. Yani Balıkesir bölündüğünde, MHP’nin bu projeyi geliştirmekteki maksadı değil o maksadın tam tersi hasıl olacak.
Balıkesir’deki durumun aynısı Nazilli, Fethiye, Alanya, Manavgat, İskenderun, Erciş, Tarsus, Ünye, Elbistan, Midyat ve Çorlu’yu kaybedecek olan Aydın, Muğla, Antalya, Hatay, Van, Mersin, Ordu, Kahramanmaraş, Mardin ve Tekirdağ’da da yaşanacak. Yani toplam on bir tane metropolümüz, büyükşehir vasfını yitirerek şehre dönüşecek. 30 tane olan büyükşehirlerimiz azalarak 19’a düşecek. On iki binden fazla köy (kırsal mahalle) ve altı milyondan fazla vatandaş belediye hizmetlerinden mahrum kalacak.
Öneriye göre Kozan, Siverek, Ereğli, İnegöl, Ergani ve Polatlı’yı kaybeden Adana, Şanlı Urfa, Konya, Bursa, Diyarbakır ve Ankara büyükşehir vasfını korurlar. Zira bu büyükşehirler kalabalıklar ve ayrılan ilçeler onların şehir statüsüne düşmesine yol açacak kadar yüksek nüfuslara sahip değiller. Ama il olan ilçelerdeki kırsal mahalleler köye dönüşecek. Örneğin Kozan’ın ve Kozan’a bağlanan ilçelerin köyleri artık belediye hizmeti alamayacak. Tahminen iki binden fazla köy ve iki milyondan fazla vatandaşımız belediye hizmeti alamayacak.
Öneride Kırklareli, Hakkari, Zonguldak, Adıyaman ve Şırnak illeri ikiye bölünüyor. Bu iller büyükşehir olmadıklarından kırsal mahalleleri yok. Köyler köy olarak kalacaklar. Değişen bir şey olmayacak. Ama ilçeyken il olan Lüleburgaz, Yüksekova, Ereğli, Kahta ve Cizre’de yaşayanlar daha kaliteli hizmet alacaklar ve kamu kurumlarına kolay ulaşacaklar.
Turizmin ana gelir kaynağı olduğu Antalya ve Muğla gibi metropoller, düzenlemeden olumsuz etkilenecektir. Zira turistik beldeler büyükşehirlere bağlıyken aldıkları hizmetleri alamayacaklar. Bodrum, Marmaris, Fethiye, Didim, Kuşadası, Ayvalık, Edremit, Manavgat, Alanya ve Antalya gibi turizm merkezleri birçok sorunlarını büyükşehirlere ayrılan bütçeler sayesinde çözebiliyorlardı.
Özellikle Antalya ve Muğla’da yakalanan başarıda, turizm faaliyetlerinin tek elden, eş güdüm halinde yönetilmesinin etkisi vardı. Öneri hayat bulursa Antalya üçe, Muğla ikiye bölünecek. Eş güdüm sağlamak zorlaşacak. Bu beş kent birbirlerine rakip olacaklar. Turist çekmek için yarışacaklar.
İl sayımız, yüze çıkarılsa da çıkarılmasa da turizm nedeniyle yaz aylarında kışa göre çok kalabalık olan turizm beldelerine yönelik düzenleme yapılması şart. Aksi halde turizm de yerimizde sayarız. Turist sayılarında ve turizm gelirlerinde mütevazi artışlarla yetiniriz. Zira başta Bodrum olmak üzere sahil kentlerimiz mevcut turist sayılarını kaldıramıyorlar.
Dünyada hizmetleri memleket sathına yaymak için iki yöntem uygulanıyor. Bunlardan biri il ve ilçe sayılarını arttırmaktır. MHP bunu öneriyor. Bir diğeri nüfusun yoğunlaştığı illeri büyükşehir yapmak ve büyükşehirlerde illerden daha nitelikli hizmet sunmaktır. 12 Eylül ihtilalini yapanlar bu yöntemi benimsediler. 1984 yılında İstanbul, İzmir ve Ankara büyükşehir yapıldı.
Daha sonra yapılan düzenlemelerle sayısı 30’a çıkarılan büyükşehirlerin imkanları genişletildi, bütçeleri yükseltildi.  Yeni gelir kaynakları oluşturuldu. Birbirleriyle çelişen iki yöntem aynı anda uygulanamaz. Bu nedenle ya büyükşehir uygulamasını iyileştirerek sürdürmeliyiz ya da büyükşehir uygulamasından vaz geçerek il sayısını arttırmalıyız ki buna ihtimal vermiyorum. Ak Parti önümüzdeki dönemde büyükşehirlerin çoğunu kazanmak üzerine hazırlık yapıyor.
Yapılacak olan düzenlemede tek organizasyon tarafından yönetilemeyecek kadar kalabalıklaşan ve büyüyen İstanbul’a ayrıca yer verilmeli. İstanbul en az iki şehre bölünmeli.
Devlet Bey ön alan ve vizyon koyan bir siyasetçi olduğundan, önümüzdeki günlerde kamu reformu gündeme gelecektir. Memleketimizin kamu reformuna ihtiyacı olduğu muhakkak. Cumhurbaşkanlığı sistemine geçildiğinde kaldırılan müsteşarlıklar yeniden kurulmalı. Müsteşar bakanlığın iç işleyişinden, bakan yardımcıları temsilinden sorumlu olmalı.
Türk devletleriyle ilişkilerden ve AB ile ilişkilerden sorumlu bakanlıklar kurulmalı. Dışişleri Bakanlığı bu kadar yoğun faaliyeti yürütemez. Turizm ve Kültür Bakanlığı bölünmeli.
İl sayısını arttırmak, il yapılan ilçelerin, bütçeden daha fazla pay almasını dolayısıyla hizmet kalitesinin artmasını sağlar, eğer söz konusu ilçe, bir büyükşehre bağlı değilse.
Eğer yapılacak reformda sınır kapılarının sayılarını arttırırsak, kapalı kapıları açarsak, sınırlardan yaya geçişlerine izin verirsek ve kısa süreli geçişlerde vize istemezsek hem bütçeyi büyütürüz hem de bütçedeki artışa paralel olarak sınır kentlerimiz ve ilçelerimiz ki, çoğu ortalamanın gerisindeler, bütçeden daha fazla pay alırlar. Dolayısıyla hızlı kalkınırlar.

Yazarın Diğer Yazıları

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

  • Duran Güral

    Bence İçanadolu da ayrıca nüfusu bir milyon olan adı Cumhuriyet olan modern, yeni teknolojiyi deneyen bir tarım, silah sanayi, Yüksek Teknoloji üniversitesi ile birlikte vizyon şehir olması lazım. Devlet Bey'in dikkatine.

Bu Yazıyı Paylaş