Köşe Yazısı

Türkiye’nin sorunlarını kim çözer?

Ertuğrul Türkoğlu
Ertuğrul Türkoğlu
5 dk Sesli Dinle 1

ASAL Araştırmanın ekim ayında yani fon soygunundan sonra yaptığı araştırmada, vatandaşların %34,8’i bu soruya ‘’hiçbiri’’ yanıtını vermiş. Bu oran ilk kez bu kadar yüksek çıktı. Kriz uzadıkça ve uygulanan programın hedefleri, yakalanamadığından ötürü revize edildikçe, vatandaşların ekonomi yönetimine olan güveni düşüyor.
Fon krizi ekonomiye verdiği hasarın yanında, ekonomi yönetimine olan güvenin düşmesine yol açtı. Nitekim ankette fon soygunu, %16,5’le ikinci en büyük sorun çıkmış. Hiçbiri yanıtını %23 ile Ak Parti, %16,6 ile Yeni Parti, %3,8 ile İyi Parti, %2,5 ile Dem Parti, %2,2 ile MHP, %1,1 ile CHP ve Zafer, %1 ile YRP ve Anahtar izliyor.
Vatandaşların neredeyse yarısı, oy verdikleri partinin sorunları çözemeyeceğini düşünüyor. Oy verme davranışı böyle olan başka memleket olduğunu sanmıyorum. İnsanlar sorunları çözeceğini düşündükleri partiye oy verirler. Türkiye’de ise oy verdikleri partinin sorunları çözemeyeceğini düşünüyorlar. Seçmenlerin, sorunlarını çözemeyeceğini düşündükleri partilere oy vermekte ısrar etmelerinin nedenleri, araştırılmalı. Bu saçmalığı sadece ideolojik-fikri-dini sebeplere bağlayamayız.
İyi Parti yönetiminin şapkayı önüne koyup düşünmesi lazım. Ekonomik kriz sürerken fon soygunu ortaya çıkmış. İktidar yıpranmış. Mutlak butlan nedeniyle CHP ikiye bölünmüş. Birbirlerine düşmüş CHP’liler. Arkası kesilmeyen belediye yolsuzlukları cabası. İtiraflar, ikrarlar, suçu kabul eden beyanlar nedeniyle CHP ve Yeni Parti ümit olmaktan çıkmış.
İyi Parti son iki genel seçimden %10 civarında oy alarak çıkmış. CHP’den sonra muhalefetin en büyük partisi. CHP’li vatandaşlar Zaferi haddinden fazla milliyetçi, YRP ve Saadet’i dinci ve DEM Partiyi bölücü bulabilir. Ama İyi Partiye oy vermelerinin önünde görünür bir mani yok İyi Parti, ekonomik nedenlerle iktidara oy vermekten vazgeçen vatandaşlar içinde alternatif olabilir. Şartlar güçlenmesi için son derece uygun olmasına rağmen, İyi Partinin oy oranı neden %4-7 bandında geziyor?
Covit döneminde Meral Hanımın üstün performansı sayesinde İyi Partinin oy oranı %15-18 bandına çıkmıştı. Yani İyi Parti vatandaşa gittiğinde karşılık buluyor. Geçmişe göre şartlar daha müsait olmasına rağmen, bugün neden aynı şey olmuyor?
‘’Aynı tespit diğer partiler içinde geçerli değil mi?’’ sorusunu yöneltenler olacaktır. Muhalefet partilerinin hepsi için uygun zemin var. Ama en şanslı olan ve şansını değerlendirmeyen İyi Parti. Zira vatandaşlar en büyük muhalif partide toparlanma eğilimindedirler. Ak Partiden kopan merkez sağ seçmende MHP’den ayrılan milliyetçilerde CHP-Yeni Partiden sıtkı sıyrılan Atatürkçülerde İyi Partiye yönelebilir tabii yöneticiler partiyi cazibe merkezi yapabilirlerse.
Ak Partinin seçimleri kazanması için, ne yapıp edip ekonomiyi yoluna koyması lazım. Ekonomi iyi olduğunda Ak Parti %49’u aşmıştı. Aksi halde diğer alanlarda ki başarılar Ak Partiyi zafere ulaştırmaz. Ak Partinin fon soygunundaki tutumu da seçimlerde belirleyici olacaktır. Suçluların her kim olurlarsa olsunlar cezalandırılmaları, mağdurların kayıplarının telafisi kadar önemli. Eğer suçluların tamamı cezalandırılmazsa, kayırmacılık yapılırsa, Ak Parti puan kaybeder. Suçlular cezalandırılırsa, belediyeleri soyanlarla aynı muameleye tabi tutulursa fon krizi minimum kayıpla atlatılır.
Ankette MHP’ye oy veren dört kişiden sadece biri, sorunları MHP çözer demiş. Oranın bu kadar düşük çıkmasında, MHP’nin Ak Partiyi desteklemesinin payı olduğunu düşünüyorum. MHP’nin oy oranı, Türkiye’nin problemlerini çözmeye talip bir parti görüntüsü vermediğinden düşüyor. ‘’Sorunları MHP çözer’’ imajı oluşmuyor.
Devlet Bey ve ekibinin cumhur ittifakında olmalarından kaynaklanan bu çıktının farkında olduklarını düşünüyorum. Bahçelinin grup toplantısında yaptığı ‘’Yürütmede Erdoğan, Mecliste MHP’’ ve ‘’Yönetimde MHP’nin ağırlığı arttırılmalı’’ çıkışları, memleketin daha iyi yönetilmesini sağlamanın yanında, MHP’nin imajını güçlendirmeye ve MHP’yi, ittifak içinde kalarak, Ak Partinin alternatifi yapmaya yönelik.
Oranın bu kadar düşük çıkmasının bir başka nedeni MHP’nin Türkiye’nin sorunlarını ele aldığı ve çözümler önerdiği çalışma ve raporların halka duyurulamaması. Bu çok ilginç bir durum. Zira Devlet Bey son derece medyatik. MHP, grup toplantıları en çok seyredilen, takip edilen ve yorumlanan parti. Bahçelinin konuşmaları ve sosyal medyada yaptığı paylaşımlar günlerce tartışılıyor. Ama raporlar gündeme gelmiyor.
MHP’nin geçenlerde yayınladığı demografi problemimizle ilgili olan muazzam çalışma da medyanın ilgisini çekmedi. MHP bu çalışmayı cumhurbaşkanlığına, bakanlıklara, teşkilatlara, ocaklara ve diğer ilgili kurumlara gönderdi. Oysa bu çalışmalar kalabalık ve medyatik toplantılarla duyurulsalar, farklı şehirlerde programlar düzenlense ‘’MHP sorunları çözer’’ imajı oluşur.
MHP Genel Merkezine tavsiyem, bu raporları en azından partilere, liderlere, vekillere de göndermeleri. Belki onlar kopya çekerek gündeme getirirler ve memleket istifade eder.
DEM üzerine haklı olarak yapışan bölücü, Zafer ‘’kaçak göçmenlere takıntılı’’ parti, imajlarından kurtulmadan mesafe alamaz. Zafer de hiçbir partide olmayan kadro sirkülasyonu var. Partiden ayrılanlar ve görevden alınanlar, ağır ithamlarda bulunuyorlar. Bu sorunlar çözülmeden Zafer güçlenemez. Millet kendi sorunlarını çözemeyen partinin memleketin meselelerini çözeceğine inanmaz.
YRP 2023 ve 2024 seçimlerinin gözde partisiydi. O kadar yanlış siyasetler takip ettiler ki Saadetle özdeşleştiler. YRP’nin cumhur ittifakına katılması akıllıcaydı. Aksi halde ne barajı aşabilirdi ne de bu kadar oy alabilirdi. Cumhur ittifakından ayrılması ise bir o kadar yanlıştı. Bu hamleyi yapınca medyaya erişimleri düştü. Daha önce iktidara yakın medya organlarında yoğun şekilde yer alıyorlardı.
Yerel seçimlerde Ak Partinin aday göstermediği popüler isimleri adaylaştırmaları, günü ve seçimleri kurtarmalarını sağladı. Ama seçimlerden sonra seçilen başkanların, YRP’den istifa ederek Ak Partiye dönmeleri ve bu sürecin zamana yayılması partiyi yıprattı. Oysa eleştirilerini ittifakta kalarak, yumuşak bir üslupla seslendirselerdi medya erişimleri devam ederdi ve Ak Parti’den rahatsız olan muhafazakar seçmenlerin adresi olabilirlerdi.
Anahtar yeni kuruldu. Performansı iyi. En zayıf yönü kadrolarının medyatik olmaması. Tanınmış isimler yok bünyelerinde. Bu nedenle yeterince dikkat ve ilgi çekmiyorlar. Yavuz Beyin hitabet yeteneği, partiyi kitleselleştirmez.
Türkiye’nin devasa sorunları var. Bu sorunları partiler ve kadrolar çözecekler. Çözüm önerileri olmazsa ve önerileri olanlar halka ulaşamazsa, hiçbir sorun çözülemez. Muhalefet alternatif olamaz. Muhalif partiler birleşseler de alternatif olamazlar. Oysa muhalefet etkili olsa iktidar daha çok çalışır ve bundan ülke kazanır.

Yazarın Diğer Yazıları

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

  • Alp Demir

    MHP artık AKP'den farklı görünmüyor. İkisine aynı şey olarak bakılıyor. Sorun da MHP'nin sırf iktidar içinde sorun çıkmasın diye meclis oylamalarında AKP ile inanmadığı halde aynı oyu kullanması oldu. Siyaseti yakından ve bilinçli olarak takip eden vatandaşlar bile ne oluyor diye sorar oldu. MHP ayrı bir parti görüntüsü vermiyor. Söylüyor ama uygulamıyor. Demografi konusuna gelince, önce herkesin bu ülkenin çok ciddi bir demografik sorunu olduğunu kabul etmesi gerekiyor. Önce bunun bir sorun olduğunu kabul edecekler. Ama bunu kabul eden çok az parti var. AKP kabul etmiyor, siyasal İslamcı ve muhafazakar olduğunu iddia edenlerin hiç biri kabul etmiyor. Anahtar parti ediyor mu? Hiç bir fikrim yok. Bu konuda tek bir sözlerini duymadık. Yeni Parti ediyor mu? Yeni parti hiç bir konuda hiç bir şey söylemiyor. !!!! Bu ümmetçi anlayışın bir sonucudur. Ümmetçilik bu ülkeyi bitirir bunu idrak etmedikçe ve kabul etmedikçe gidebileceğimiz bir yol yoktur. Bu güne kadar ilerleyemememizin en büyük nedeni ümmetçilik anlayışıdır. Her ülkenin ve devletin ayrı birer olgu olduğunu kabul etmeyen, bütün müslümanları tek bir millet olarak algılayan bu ümmetçilik büyük bir sorundur. Dinin kendi mecrasından çıkması ve sonunda da din olmaktan çıkmasıdır. Din olmaktan çıkan din ahlaki olarak yozlaşır ve bu gün bu yozlaşmanın dibine vurmuş durumdayız. Geldiğimiz nokta artık yumuşak tedbirlerle önü alınabilecek noktayı geçti. Bizde geçtiği gibi, komşularımızı da (Azerbaycan gibi) tehdit etmeye başladı. İran'nın şii ümetçiliği gibi, bu da sünni ümmetçiliğidir. Her ikisi de insanlık sorunudur. Bunun önünü kökünden kesecek tedbirler gerekiyor. Bunu AKP yapamaz. AKP ile ortak haldeyken MHP yapabilir mi? Peki İyi parti yapabilir mi? Anahtar yapabilir mi? Cevap yok !!

Bu Yazıyı Paylaş