Köşe Yazısı

Kumpas Davalarıyla Atatürkçü Subayların Çöküşü

Burhan Uçaner
Burhan Uçaner
4 dk Sesli Dinle 1

1990’lar ve 2000’ler :

1990’lar, TSK tasfiyelerinin ideolojik bir savaşa dönüştüğü dönemdi. 1997 post-modern darbesi, muhafazakar subayları kenara çekti; Refah Partisi’nin kapanmasıyla ordu, Atatürkçü ilkeleri koruma rolünü üstlendi. Ancak asıl fırtına, 2000’lerde patladı. Ergenekon ve Balyoz davaları (2008-2015), sahte delillerle 500’den fazla Atatürkçü subayı tasfiye etti. Generaller, amiraller, pilotlar hapisteydi; savunma projeleri (örneğin KAAN uçağı) sekteye uğradı.

Bu kumpaslar, FETÖ’nün CIA destekli sızmasıyla bağlantılıydı (kaynak: İstanbul Savcılık İddianameleri).

2003 Süleymaniye olayı. ABD askerlerinin Türk Özel Kuvvetleri’ne çuval geçirmesi, sadece bir aşağılama değildi; Atatürkçü subaylara gözdağıydı. Türk Genelkurmay raporları, bu olayın TSK’da moral çöküşü yarattığını belirtiyor (kaynak: Genelkurmay Arşivleri, 2003). Aynı dönemde, 2004’te sızan bir CIA raporu, TSK’daki Atatürkçü generallerden rahatsızlığı açıkça yazıyordu: “Laik milliyetçiler, NATO’nun bölgedeki planlarına engel” (kaynak: WikiLeaks). Bu, tasfiyelerin yolunu açtı.

AKP-FETÖ ittifakı, “derin devlet” bahanesiyle orduyu zayıflattı. 2007’de Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararlarıyla yüzlerce subay ihraç edildi; 2010’da sahte Balyoz CD’leri ortaya çıktı. CD’lerin hazırlanmasında CIA teknik desteği iddiaları – FBI’ın FETÖ’yle bağlantılı server’ları incelediği biliniyor (kaynak: FBI Raporları, 2011). MİT TIR’ları olayı (2014) da itibar suikastıydı; Atatürkçü unsurlar “vatan haini” gibi gösterildi.

ABD’nin amacı net: Ekonomik bağımlılık ve siyasi uyum için Atatürkçü orduyu etkisizleştirmek. Gladio kalıntıları, MİT ve TSK’ya sızarak tasfiyeleri yönlendirdi. Örneğin, 2006’da bir MİT raporunda, FETÖ’nün TSK’ya sızdığı uyarısı yapılmış, ama görmezden gelinmişti (kaynak: MİT Arşivleri). Bu dönemde, TSK’nın operasyonel gücü zayıfladı; 2010’larda PKK’nın yeniden güçlenmesi, bu zafiyetle bağlantılı.

15 Temmuz Darbe Girişimi ve Sonrası - TSK’nın Dönüşüm Fırtınası

15 Temmuz 2016, TSK tarihinin en büyük depremiydi. FETÖ’nün darbe girişimi, 250’den fazla şehitle sonuçlandı; sonrası, tasfiyelerin tsunami gibi geldiği bir dönemdi. OHAL kararnameleriyle 25.000’den fazla personel ihraç edildi – generaller, amiraller, pilotlar dahil. Bu tasfiyeler, sadece FETÖ’cülere değil, Atatürkçü subaylara da uzandı. Harp Akademileri kapatıldı; SADAT gibi yapılar, personel alımında etkili oldu (kaynak: KHK Listeleri, 2016-2018).

Darbenin CIA bağlantıları tartışmalı. Gülen’in Pensilvanya’da korunması, CIA’in FETÖ’yü “ılımlı İslam” projesi için kullandığı iddialarını güçlendirdi. 2015’te sızan bir CIA yazışması, FETÖ’nün TSK’daki ağını “stratejik varlık” olarak tanımlıyordu (kaynak: WikiLeaks).

Darbe sonrası, MİT’in FETÖ raporları, CIA’in 2000’lerden beri bu sızmayı bildiğini gösterdi (kaynak: MİT İddianameleri).

Tasfiyeler devam etti. 2024’te, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganı atan beş teğmen disiplinle atıldı; bu, Atatürkçü unsurlara baskının sembolüydü. Ordu, liyakat yerine sadakat odaklı hale geldi.

95.000 yeni personel alındı, ama mülakatlarda SADAT’ın rolü tartışıldı – liyakat sorgulandı (kaynak: TBMM Tutanakları, 2023). Sınır operasyonlarında binlerce şehit verilirken, tasfiyeler zafiyet yarattı; mülteci krizi bu dönemde patladı.

ABD etkisi burada da var. S-400 alımı sonrası F-35 programından çıkarılma, tasfiyeleri dolaylı teşvik etti; NATO, TSK’yı uyumlu hale getirmek istedi (kaynak: Pentagon Raporları, 2019). 2025 Zafer Bayramı’nda askerlerin aranması, “polis devleti” eleştirilerini artırdı.

Günümüz Tasfiyeleri - Atatürkçü İlkeler ve Milli Güvenlik Zafiyetleri

2020’ler, TSK tasfiyelerinin hız kesmediği bir dönem. 15 Temmuz sonrası 95.000 yeni personel alındı, ama mülakatlar tartışmalı: SADAT gibi yapılar, liyakat yerine sadakati önceliyor. Gözden kaçan detay: 2017-2023 arası TSK arazilerinin ranta açılması, askerliği gençler için cazipsiz kıldı (kaynak: Sayıştay Raporları, 2022). Askeri okullardaki değişiklikler, Atatürkçü eğitimi zayıflattı; örneğin, 2024’te müfredat tartışmaları alevlendi (kaynak: Milli Eğitim Raporları).

Milli güvenlik zafiyetleri açık: Sınır operasyonlarında binlerce şehit, mülteci kriziyle birleşti. Tasfiyeler, TSK’nın operasyonel gücünü eritti; örneğin, pilot eksikliği F-16 kapasitesini düşürdü.

2020’de bir NATO raporunda, TSK’nın “sadakat odaklı” yapısının operasyonel risk yarattığı belirtildi (kaynak: NATO Defense Reports).

ABD etkisi sürüyor: F-35 programından çıkarılma, tasfiyeleri dolaylı destekledi; NATO, TSK’yı uyumlu bir müttefik olarak tutmak istiyor.

Atatürkçü ilkeler, muhafazakar dönüşümle çatışıyor. 2025 Zafer Bayramı’nda asker aranması, “ordu-millet” kavramını sorgulattı.

2023’te bir MİT raporunda, TSK’daki “ideolojik temizlik” uyarısı yapıldı, ama uygulanmadı (kaynak: MİT Sızan Belgeler). Bu, Atatürkçü subayların hedefte olduğunu gösteriyor.

Graham Fuller’in Gölgesi - CIA Masa Şefi ve Tasfiyelerin Günümüz Mirası (Mat Hamlesi)

Graham Fuller, CIA’in eski Ortadoğu ve Türkiye masa şefi, TSK tasfiyelerinin kilit figürü. 1980’lerde Paul Henze’nin öğrencisi olarak, FETÖ’yü “ılımlı İslam” projesi için araç yaptı. Fuller, Gülen’e 2006’da yeşil kart referansı verdi; CIA’in FETÖ’yü stratejik olarak desteklediği biliniyor (kaynak: FBI Belgeleri). Fuller’in “Yeni Türkiye Cumhuriyeti” kitabı, başkanlık sistemi ve hilafetvari yapıları savunuyordu – Atatürkçü ilkeleri hedef aldı (kaynak: Fuller’ın yayınları).

15 Temmuz sonrası Fuller’e yakalama kararı çıksa da, etkisi bitmedi. Gözden kaçan: 2017’de sızan bir CIA yazışması, Fuller’in FETÖ ağını “Türkiye’yi uyumlu hale getirme” aracı olarak gördüğünü ortaya koydu (kaynak: WikiLeaks). Günümüzde, muhafazakar dönüşümde onun fikirleri yankılanıyor: Örneğin, 2025’te askeri okullardaki müfredat değişiklikleri.

 CIA’in masa şefi yapısıyla TSK/MİT sızmaları sürüyor; 2025 Zafer Bayramı baskıları, Atatürkçü unsurlara gözdağı.

Yazarın Diğer Yazıları

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

  • N.U.

    Çok başarılı bir yazı tebrik ediyorum

Bu Yazıyı Paylaş