Köşe Yazısı

Muhafaza Edilen Yalanlar, Yok Edilen Değerler: Bu Kaosun Sonu Nereye?

Hakan Ayaz
Hakan Ayaz
3 dk Sesli Dinle 3

​Yıllarca mağduriyet zırhına bürünerek, bu necip milletin mazluma olan ezeli sempatisini sömürdüler. "Zulme uğradık" dediler, "Ötekileştirildik" dediler; millet de Anadolu ferasetiyle onlara kapılarını, kalbini ve nihayetinde devletin anahtarını açtı. Peki, iktidar koltuğuna oturduklarında ne yaptılar? Durmaksızın yeni düşmanlar, yeni vesayet odakları uydurarak kendi gaddarlıklarını meşrulaştırdılar.

​"Vesayeti yıkıyoruz" çığlıkları eşliğinde, bu milletin göz bebeği olan orduyu tasfiye ettiler, kurumsal hafızasını dağıttılar. Binlerce yıllık Türk adalet inancını, cemaatlerin, tarikatların ve siyasi ikbal hesaplarının oyuncağı haline getirerek yok ettiler.

​Ancak verdikleri en büyük zarar ne ekonomide ne de bürokrasidedir. Onlar, bu toprakların binlerce yıllık harcı olan feraseti, komşu hakkını, helal lokma bilincini ve ahlakını kuruttular. Kendilerine "muhafazakar" diyen bu zihniyete sormak gerekir: Sahi, siz neyi muhafaza ettiniz?

​Tarihimizin en büyük yozlaşmasını yaşatırken hangi kutsalı korudunuz?

​Gençlerin geleceğe dair umutlarını çalarken hangi ahlakı savundunuz?

​Açık konuşalım: Dokundukları, kirletmedikleri tek bir güzel değer bırakmadılar.

​Mirasyedi Ekonomisi ve Talan Düzeni

​Ülkeyi bir üretim üssü yapmak yerine, rant ve talan ekonomisiyle parsel parsel büyüyen bir zenginler zümresi yarattılar. Kendi lüks ve şatafatları içinde yüzerken, bu zengin ülkenin asil halkını askıda ekmeğe, ucuz et kuyruklarına mahkum ederek fakirleştirdiler.

​Cumhuriyetin ilk yıllarından beri binbir emekle, yoklukla kurulan fabrikaları, limanları, madenleri ve tesisleri bir mirasyedi edasıyla satıp savdular. Beğenmedikleri, her fırsatta karaladıkları o Cumhuriyetin birikimlerini yabancı sermayeye peşkeş çektiler. Osmanlı’dan devralınan borçları dahi katlayarak, bu ülkenin geleceğini, doğmamış çocuklarını borç batağına sapladılar. Ve tüm bu yıkıma rağmen, pişkince çıkıp gelecek seçimlerde yeniden zafer ilan etmeyi bekliyorlar.

Muhalefetin Ataleti ve Ufuktaki Kaos

​Peki, milletin derdine derman olması gerekenler ne yapıyor? Karşımızda darmadağın edilmiş, yapısal olarak felç edilmiş, adeta içten ele geçirilmiş bir ana muhalefet var. Toplumun çığlığına ortak olmak yerine kendi koltuk kavgalarına, yapay gündemlerine gömülmüş durumdalar. İktidarın yarattığı bu devasa enkazın karşısında, halka umut ve güven veren alternatif bir irade koyamıyorlar. Muhalefet, bu haliyle sistemin ömrünü uzatmaktan başka hiçbir işe yaramıyor.

​Soru net: Bu kördüğümün, bu organize kaosun sonu neye varacak?

​Bir ülkenin ordusu yıpratılır, adaleti çökertilir, ekonomisi talan edilir, ahlakı yozlaştırılır ve muhalefeti de bu tiyatroya figüran edilirken sessiz kalınırsa; o toplum uçurumun kenarına gelmiş demektir.

​Bu gidişatın sonu, eğer bu asil millet silkelenip kendine gelmezse, tam bir kurumsal felç ve toplumsal çöküştür. Devletin şirketleştiği, hukukun guguklandığı, vatandaşın ise kendi yurdunda parya olduğu bir karanlık tüneldir.

​Ancak Türk milleti, tarih boyunca nice badiretleri ve uçurumun kenarından dönüşleri kendi ferasetiyle başarmıştır. Bu kaosun sonu, emperyalizmin yerli işbirlikçileriyle kurduğu bu talan düzeninin er ya da geç milletin sillesiyle yıkılmasına varacaktır. Tehlike bu kez dışarıdan değil, kutsalları maske yapan içerideki zihniyetten gelse de, çare yine bu toprakların öz evlatlarının iradesidir. Geleceğimizi bu rant ve yalan düzenine teslim etmeyeceğiz; çünkü bu karanlık tünelin sonu, er ya da geç Cumhuriyetin fabrika ayarlarına, mutlak adalete ve hak edilen refaha uyanacaktır.

Yazarın Diğer Yazıları

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

  • Alp Demir

    Fevzi Bey, burada sık sık dile getiriyorum. Necip millet falan yok artık. Çok az Türk görüyorum diye boşuna demiyorum. Genlerimizi bozdular. !! Bilerek bozdular. Hala sığınmacı sokuyorlar ülkeye bunlarla karışa karışa, kanımız bozuldu. Şimdi bana ırkçı diyecekler, kim diyecek öteki ırkçılar diyecek. Gen bilimi diye bir bilim var. Kavun ile karpuz tohumunu aynı yere dikersen, oradan bir ucube çıkar. Ne kavundur, ne karpuzdur, yozdur. !!

  • Murat Açgözlü

  • Fevzi Yeşilay

    Nerede o Necip millet? Bu halde dâhi gıkı çıkmıyor.ya rozet,ya godes diye bir jop sistemi kurdular.bunun altından zor çıkarız diyor bu gençler umutsuz, mutsuz çaresiz bir nesil var.moral diye bir şey kalmadı.uçurumun kenarındayiz ha düştük,ha düşücez reis

Bu Yazıyı Paylaş