Turan Ülküsü Hırsızların Kalkanı Olamaz: Oligarklar Birleşirse Ne Birleşir?
"Türk dünyası" dedikleri masa; asırlık hayalleri, ortak tarihi ve bin yıllık kardeşlik ülküsünü bir araya getirmek için mi kuruluyor, yoksa suç ortaklıklarını konsolide etmek için mi?
Bugün Kafkasya'dan Orta Asya'ya uzanan hatta baktığımızda gördüğümüz manzara açık: Hukukun, adaletin ve şeffaflığın olmadığı; gazetecilerin hücrelere tıkıldığı, halkın rızkının offshore hesaplarda eritildiği bir diktatörler karteli ile karşı karşıyayız. Eğer Turan ülküsü; saraylarında milyar dolarlık servetler istifleyen, halkına fakirliği, kendilerine ise sınırsız zenginliği reva gören hırsızların elinde oyuncak olacaksa, böyle bir birleşmenin bu millete vereceği tek şey daha büyük bir sömürü düzenidir!
Londra Sarayları, Zindandaki Gazeteciler
Sözü eğip bükmeye gerek yok. Azerbaycan'da yaşananlar, Türkiye'deki rejimin karbon kopyasından ibarettir. Aliyev ailesinin ve çevresinin İngiltere'de, Londra'nın en mutena semtlerinde 700 milyon doları aşan gayrimenkul mülklerine sahip olduğu Pandora Belgeleri'yle ve uluslararası araştırmacı gazetecilerin çalışmalarıyla tescillendi.
Halk borç batağındayken, altyapı yokluklarıyla boğuşurken; bu devasa servetin kaynağını sorgulayan, "Bu para nereden geldi?" diye soran dürüst gazeteciler ise ya cezaevlerinde ya da sürgünde.
Peki, bu utanç tablosunun üzeri nasıl örtülüyor? Böl-ve-yönet taktiğiyle.
Türkiye'de iktidar dini değerleri ve başörtüsünü siyasete kalkan yapıp milyarlık yolsuzlukların üzerini örterken; Azerbaycan yönetimi tam tersi bir refleksle başörtüsüne ve inançlı kesimlere karşı baskı mekanizmaları işletiyor. Biri dindarlığı istismar ediyor, diğeri laikliği sopaya dönüştürüyor. Araçlar farklı, hedefler aynı: Koltuğu korumak, çalınanları gizlemek ve halkı yapay kavgalarla uyutmak!
Hırsızlar Dünyasından Turan Çıkmaz!
Bizler Orta Asya'ya, Türk dünyasına demokrasi, hürriyet ve adalet götüreceğiz hayaliyle yola çıkarken; ne yazık ki karşımıza oradaki diktatörlüklerin buradaki zorbalıkla el ele verdiği, halkların sırtına basılarak kurulan bir soyguncular federasyonu çıktı.
Bugün "Turan" masallarıyla süslenen bu birliktelik projesinin ardında yatan gerçek şudur:
Hukuksuzluğun Konsolidasyonu: Kendi ülkesinde yargıyı sopaya çevirmiş bir liderle, basını susturmuş diğer bir lider bir araya geldiğinde; ortaya ortak bir güç değil, hak arayan vatandaşların sesini daha gür bir şekilde bastıracak uluslararası bir baskı bloğu çıkar.
Ganimet Paylaşımı: Ortak pazar veya kardeşlik kisvesi altında yürütülen ilişkiler, halkların refahına değil; oligarkların akraba şirketlerinin, ihale vurguncularının ve saray çevrelerinin hesaplarını büyütmeye hizmet eder.
Gerçek Bir Türk Birliği İçin Hesap Vakti
Türk dünyası; üç beş saray soytarısının, hırsızlıklarını "milli birlik" maskesiyle gizlemeye çalışan diktatörlerin insafına terkedilemeyecek kadar kutsal ve büyüktür.
Eğer bu coğrafyada gerçekten bir birleşme olacaksa; bu birleşme hırsızların masasında değil, bağımsız mahkemelerin, özgür basının, hakkını arayan emekçilerin ve onurlu halkların ortak iradesiyle kurulmalıdır.
Aksi takdirde, hırsızları, yankesicileri ve soyguncuları birleştirdiğinizde elde edeceğiniz tek şey "Turan" değil; daha büyük, daha acımasız ve hiçbir kuralın işlemediği küresel bir soygun düzenidir.
Böyle bir düzenin kurbanı olmayı reddediyoruz!
Yazarın Diğer Yazıları
- Memlekette Mal Bitti, Güven Bitti: Bu İşin Sonu Nereye Varacak?
- Fiyaskoyla Örtülen Vurgun
- Saray Kibri, Doymak Bilmez Hırs ve Bir Devletin Çöküşü
- Mekke Anlaşması İçime Hiç Sinmedi, Sinmeyecek
- Çölün Tarihi Yanılmaz: "Mekke" Adının Ardındaki Gölge ve Türkiye’nin İbresi
- Satıldık, İhanete Uğradık
- Milletin Kaderi İkinci Kez Aynı Masada Satılamaz!
- Sessiz Çığlık: Türk'ün Sahip Çıkanı Yok mu?
Yorumlar
- Alp Demir
Sn. Yazar bu coğrafyada, bu demografik yapı ile Turan falan kurulamaz. Turan kurulacaksa da bu Kuzeyde kurulur. Onun da içinde biz olmayız, olmamalıyız. Yavaş yavaş kovulmaya da başladık zaten. Biz Türk Ulus devleti değiliz, bir imparatorluk artığıyız ve milletimizin adı bile artık şaibeli. İran da olamaz. Onlar da Türk Ulus devleti değil. Turan Türk Ulus Devletleri arasında kurulabilir ancak. Turan bir Türk ülküsüdür, bir müslüman ülküsü ya da ümmet ülküsü değildir. Turan Türkçe de değilmiş üstelik. Farsçaymış. Bunu da yakın zamanda bir Azerbaycan Türkü akademisyen sayesinde öğrendim. Onun çalışmalarını okuyunca, bizim kendimiz hakkında ne kadar az bilgilendirildiğimizi ve hatta yalanlara boğulduğumuzu da öğrendim. Bizim Turan dediğimiz şey bile Türkçe değil, daha söylenecek söz mü kaldı ? Kuru adımızdan başka hiç bir şeyimiz Türk değil. Ona bile katlanamıyorlar da adımızı bile kaldırmak istiyorlar. Bir Türkün bu ülkede Türk olarak yaşaması da kalması da artık olanak dışıdır ve anlamsızdır. Bu ülkede Türklere orta doğu halklarının yükünü sırtlandırmaktan başka bir şey yaptıkları yok. Bizi yük atı yerine kullanmak istiyorlar. Buna razı gelinemez. Göç edilecektir ve göç başlamıştır. Gençler gidiyorlar. Kalanlar ise birbirlerini yok edesiye sömürsünler umurumuzda değil artık!!
