Köşe Yazısı

Yahudiler neden tükürüyor?

Ertuğrul Türkoğlu
Ertuğrul Türkoğlu
4 dk Sesli Dinle 0

Son zamanlarda, İsrail ve Filistin’de ki Yahudilerin Hıristiyanlara tükürmeleri, sürekli haberleştiriliyor. Daha önce böyle bir davranışları yoktu. Bu davranış nereden geliyor ve neden şimdi ortaya çıktı, araştırdım.

Hazreti İsa bir Yahudi. Bize göre peygamber. Hıristiyanlara göre Allah’ın oğlu. Musevilere göre bir sahtekar. Haddizatında Romalılar, Yahudiler ‘’Dinimizi, düzenimizi bozuyor, nifak çıkarıyor’’ diye şikayet ettiklerinden dolayı Allah’ın elçisini çarmıha gerdiler. Bu zulüm nedeniyle Hıristiyanlarla Museviler ezelden beri düşmandır.

Hıristiyanlara göre Yahudiler Allah’ın oğlunu işkence altında öldürten hainlerdir. Yahudiler bu nedenle Hıristiyanlar memleketlerde dışlandılar, zulüm gördüler. Defalarca katliama uğradılar. Zorla göç ettirildiler. Dinlerini değiştirmeye zorlandılar.

Musevilere göre Hıristiyanlar, Allah’ın kusursuz olan dinini değiştiren, tahrif eden sahtekarlardır. Musevi din adamları, Hazreti İsa’nın çarmığa gerilmesinden sonra da varlığını sürdüren Hıristiyan cemaatinin, Yahudiler üzerinde tesirli olamaması için, Hıristiyanları dışlayan ve aşağılayan hükümler ileriye sürmüşler. Bu hükümleri dinin temelleri haline getirmişler. ‘’Hıristiyanlara tükürmek,’’ aşağılık insanlara aşağılık olduklarını hatırlatmayı amaçlayan dini bir ritüel. Museviler dinlerinin gereği olarak bunu yapmak zorundalar. Yapınca sevap, yapmayınca günah kazanıyorlar.

Yahudiler, Romalılar tarafından Filistin’den sürüldükleri 135 senesine kadar tükürük ritüelini uygulamışlar.  Hıristiyanlar bu nedenle Yahudilerden olabildiğince uzaklaşmışlar. Kırsal bölgelerde, tenha yerlerde, dağlarda yaşamışlar. Kudüs’ü sabahın olabildiğince erken saatlerinde ziyaret etmişler.  

Sürgünden sonra, Yahudiler sürüldükleri yerlerde azınlıkta olduklarından ve o tarihlerde Hıristiyanlarda yok denecek kadar az olduğundan tükürük ritüeli fiilen ortadan kalkmış. İlerleyen yüz yıllarda Hıristiyanlar çoğalınca, tükürük ritüelinin uygulanıp uygulanmayacağı gündeme gelmiş. Musevi din adamları Hıristiyanların kalabalık ve güçlü, Yahudilerin az ve zayıf olmasından hareketle, şartlar değişene kadar tükürük ritüelinin uygulanmasını yasaklamışlar.

Yahudiler Filistin’e yerleşmeye başladıklarından sonra tükürük ritüelini gündeme getiren, bu ‘’ibadetin’’ artık uygulanması gerektiğini söyleyen hahamlar olmuş. Fakat İsrail’in Müslüman çoğunluğa karşı Hıristiyanların ve uluslararası kamuoyunun desteğine ihtiyacı olduğu gerekçesiyle hüküm değişmemiş. Haddizatında İsrail’i kuranların baskın çoğunluğu seküler, milliyetçi ve sosyalisttiler. Dindarlar küçük bir azınlıktı.

Musevi din adamları, sürgün edildiklerinde, birbirleriyle ilişkilerini koparmamışlar. İhtiyaç olduğunda, günün şartlarına göre inisiyatif alarak kararlar vermişler. Bu kararlar dillerini kaybetmelerine, inançlarının zayıflamasına, yüzyıllarca azınlık olarak ve genelde zulüm altında yaşamalarına rağmen varlıklarını korumalarını sağlamış.

Mesela soyun kadından yürütülmesi, Hahamların ittifakla aldıkları bir karardır. Bakmışlar ki; Yahudi erkekler Yahudi olmayan kadınlarla evleniyorlar, çocuklar annelerinin dillerini öğreniyorlar, onların dinini ve kültürünü benimsiyorlar, bu hükmü vermişler. Yahudilere göre Yahudilik üstündür. Yahudi efendidir. Diğer insanlar hizmetkardır. Sonradan Yahudi olunmaz. Bu inanç nedeniyle, yani çocukları efendi olsun diye, Yahudi olmayan kadınlarla evlenmekten vazgeçmiş erkekler.

Mesela Yahudilerin finans ve ticarette başarılı olmalarını ve zenginleşmelerini sağlayanda Hahamların, tüccar olan Yahudilere kefil olmalarıdır. Dünyanın her tarafına dağılan Yahudiler bu kefalet sayesinde birbirleriyle kredili ticaret yapabildiler. Böylece Yahudi olmayan tüccarlara göre avantaj elde ettiler. Kredili satışlara rağmen borcunu ödemeyen Yahudi tüccar yok denecek kadar azdı. Zira borcunu ödemeyen cemaatten dışlanırdı, düşkün ilan edilirdi. Nereye giderse gitsin, ki pek alternatifleri de yoktu, ticaret yapamazdı.

Tükürük ritüelinin yasaklanması da bu kararlar gibidir. Bu ritüel yasaklanmasaydı Yahudiler yok edilirdi. Peki, yüzlerce yıldır uygulanmayan tükürme ritüeli neden son bir yıldır uygulanmaya başladı? Başta Katolik Kilisesi olmak üzere neredeyse bütün kiliseler İsrail’in Gazze katliamına tavır koydular. İsrail’e sert eleştiriler getirdiler. Bu yaklaşım üzerine bazı Hahamlar tükürme emrinin geçerli olduğunu ilan ettiler.

Dindar Yahudiler yollarda rast geldikleri Hıristiyanlara kadın-erkek ayırmadan tükürüyorlar. Kaba olanlar Hıristiyanların yüzlerine, kibar olanlar ayaklarına tükürüyor. Eğer gün içinde Hıristiyan’a rast gelmezlerse kiliseye gidiyorlar, zili çalıp kapıyı açana tükürüyorlar. İnançları gereği kiliseye giremezler, içine bakamazlar.

Tükürükle birlikte haçlara saldırmaya başladılar. Zira haç Yahudilere göre puttur. Görüldüğü yerde yok edilmelidir. Haçlara saldırmak eylemi de tükürük gibi yasaklanmıştı. Bazı Hahamlarca tükürük gibi tekrardan uygulamaya sokuldu. Yahudiler yolda, dükkanda, istasyonda, restoranda veya alışveriş merkezinde karşılaştıkları Hıristiyanlara tükürüyorlar. Boyunlarında haç varsa koparıp alıp, kırıyorlar.

Bu eylemler yaygınlaşınca Kiliseler rahibelere dini kıyafetlerle ve haçla sokaklara çıkmayı yasakladılar. Hıristiyanlara zorunlu olmadıkça sokağa çıkmamalarını tavsiye ettiler. Bu eylemlerden en çok muzdarip olanlar Hıristiyan Araplar. Filistinlilerin %10 kadarı Hıristiyan. Yahudiler hem Arap hem de Hıristiyan olanlara daha şevkle saldırıyorlar.

Müslümanlar bu saldırıların ilk hedefi değiller. İslam’ı Hıristiyanlıktan ayrılan bir din olarak kabul eden marjinal Yahudi grupları var. Sadece bu küçük gruplar Müslümanlara da tükürülebileceğini açıkladılar.

İsrail, Gazze katliamıyla, Yahudileri soy kırıma uğrayan mazlum bir topluluk olmaktan çıkararak soy kırım yapan zalimlere dönüştürdü. Uluslararası kamuoyunu kaybettiler. Tükürme ve haç parçalama eylemleri ile haç olan mezar taşlarının kırılması görüntüleri, ABD ve AB televizyonlarında sürekli yayınlandığından, Yahudi aleyhtarlığı giderek artıyor. Yahudiler bindikleri dalı kesiyorlar. Bu gidişin sonu hayır değil.

Bu Yazıyı Paylaş