Gündem

Naci Görür'den İstanbul depremi için acil çağrı

Yüzyılın Dönüşümü, İstanbul projesinin yararlı fakat yetersiz olduğunu söyleyen Naci Görür, İstanbul Depremi için iktidara çağrıda bulundu.

Abone Ol

Yerbilimci Prof. Dr. Naci Görür, “Yüzyılın Dönüşümü, İstanbul” projesinin yararlı fakat yetersiz olduğunu söyleyen Naci Görür,İstanbul Depremi için iktidara çağrıda bulundu.

"Bugün hükümetimizin yetkilileri ve Cumhur Başkanımız ‘Yüzyılın Dönüşümü, İstanbul’ uygulamasını başlattılar. Sayın Cumhurbaşkanımız, bu toplantıda bizi umutlandıran çok doğru şeyler söylediler. Depremin bu ülkenin en başta gelen gündemi ve sorunu olduğunu, depremi unutmamamız gerektiğini, aksi olursa her an 17 Ağustos ve 6 Şubat afetleri gibi felaketlerle karşılaşabileceğimizi söylediler. İstanbul’da kentsel dönüşümün üzerinde durdular, çok sayıda bağımsız bölümün dönüştürülmesi gereği üzerinde durdular. Bütün bunlar çok güzel, yararlı şeyler ama üzülerek söylemeliyim ki İstanbul’u depreme tamamen hazırlayacak şeyler değildir.”

Hükümet yetkililerini göreve çağırdı

Hükümet yetkililerini göreve çağıran Naci Görür, "Bir kentin deprem dirençli hale gelmesi demek öngörülen büyüklükteki deprem veya depremleri minimum hasar ve can kaybıyla atlatması demektir. Bunun için de kentin sadece yapı stoku ile değil tüm bileşenleri ile depreme hazır olması gerekir. Yani kentin, yönetim anlayışı, halkı, altyapısı, yapı stoku, ekosistem/çevresi ve ekonomisi depreme hazır olmalıdır. Bunun en güzel örneği 6 Şubat depremlerini geçiren Güneydoğu’dur.” açıklamasında bulundu.

“SANAYİYİ SEYRELTİP ANADOLU’YA TAŞIYALIM”

İstanbul Depremi’ne hazır olunması ve şehrin vakit kaybetmeden deprem dirençli hale getirilmesi gerektiğini her fırsatta vurgulayan Naci Görür, şu sözleri de kaydetti:

“Kentlerin her bileşeninin tahrip olduğu bu yerlerde yapı stoku dirençli olsa normal yaşam olabilir mi? Belki can kaybı az olurdu ama bozulmuş ekosistem yine bizi telef edebilirdi. Onun için hükümet yetkililerinden rica ediyorum. İstanbul depreme hazırlamak sadece yapı sorunuymuş gibi sunmayalım. Asla yapı stokunu ve nüfusu artıracak şeyleri yapmayalım ve en önemlisi sanayiyi seyreltip Anadolu’ya taşıyalım."