Öcalan'a da kalvaltı verilecek mi?

Mehmet Metiner.Üniter sistemimizin, milli değerlerimizin, milliyetçiliğin, azılı düşmanlarından birtanesi.

Mert düşman da değil.Kürt-İslamcı çizgi ve sosyalist Kürt'çülük arasında zikzak çizmiş bir isim.

Şu anki yönetim kadrosuyla 80' lerin sonunda keşisen çizgisi, arada yaptığı zikzaklar dan sonra tekrar aynı yere geldi.

Yeni zemin dergisi... 

1993 yılında, şu an fetöcü terör örgütünden yargılanan,eski Zaman gazetesi yazarı Ali Bulaç,  Hdp milletvekili Altan Tan, eski Başbakan yardımcısı ve mevcut Akp milletvekili  Yalçın Akdoğan, Öcalan aileden birisi diyen Yeni Akit yazarı ve eski akil adam Abdurrahman Dilipak, ve kahramanımız Mehmet Metiner, Yeni Zemin isimli bir dergi çıkardılar.

Dergiyi çıkaran kadro 2 gün süren toplantıları sonunda şu kapanış bildirisiyle, toplantılarını noktalamıştır.

Sorun, ırkçı, inkarcı ulus- devlet süreciyle birlikte gündeme gelen bir sorundur. Türkiye’de Kürtleri sorun haline getiren resmi ideolojidir. Türkiye’de yaşayan herkese ’Türk’ olduğunu kabul ettirmeye çalışan resmi ideolojidir. Türkiye’de yekpare veya homojen bir etnik topluluktan sözetmek mümkün değildir. Türkiye’de farklı etnik ve dini özelliklere sahip 30’a yakın halk bulunmaktadır. Ulus- devlet yerine çok uluslu bir hukuk devleti olmalıdır. Anadilde konuşma, kitle iletişim araçlarını kullanma ve eğitim hakları tanınmalıdır.

Aynen terör örgütünün görüşlerini dillendiren dergi, Kürt sorunu, sivil anayasa, Genelkurmay'ın sivilleşmesi gibi yazı ve raporlar üzerine yoğunlaşmıştır.

Daha sonra RP il başkanı ve belediye başkanı olduğu dönemde Tayyip Erdoğan'ın danışmanlığını yapmıştır.Danışmanlığı sırasında da, hazırlayıp RP genel başkanı Erbakan'a sunulan ve MÇP ile aralarının açılmasına neden olan Kürt raporu ile tanınmıştır.

Refah partisi kapanıp, Fazilet partisi kurulduğunda, emanetçi Recai Kutan'ın danışmanı olmuştur.

Hdp' nin o zaman ki partisi Dehap'ın genel başkan yardımcılığına kadar yükselip, ordan kovulunca tekrar eski dostlarına dönmüş, yazarlıkta ve tv programlarında yaptığı telafilerle 2011'de meclise girmeyi başarmıştır.(Dehap genel başkan yardımcısı iken Tayyip Erdoğan hakkında konuştuğu ses kaydı çıkınca, cahiliye dönemim diye sıyrılmasını bilmiştir)

Açılım sürecinde, gözüne silp geçmez bir hal alan kahramanımızın, dağdakilerde kardeşimiz, barış süreci sonunda  MHP kapanır, kahrolsun Türk'çülük sözleri hala kulaklardadır.

Fazla uzatmaya gerek yok.Kahramanımız belli.Ama Sayın Ümit Özdağ, Sayın Meral Akşener,  Sayın Sinan Oğan saldırılara ve iftiralara uğrarken, bu adamı kahvaltılarda ağırlayanlar belli mi.

YORUM EKLE