İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB)'nde sosyal hizmet uzmanı olarak görev yaparken, terör örgütü PKK üyeleriyle, silahlı fotoğrafları ortaya çıkan Şafak Duran'ın, örgüt üyesi olmak suçlamasıyla tutuklu yargılandığı davada tanık dinlendi.

İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, sanık Şafak Duran tutuklu bulunduğu cezaevinden getirilirken yakınları ve avukatları duruşma salonunda hazır bulundu. Duruşmada, geçmişte, PKK/KCK terör örgütü soruşturmasında, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ifadesi alınan C.K, tanık olarak dinlendi. Tanık C.K., Duran'ı tanımadığını söyledi. Tanık beyanına karşı söz hakkı verilen Duran da tanığı tanımadığını belirtti. 

Hakimin, üniversite döneminde girmediği sınavları sorması üzerine sanık Duran, o dönem sık sık İstanbul'a gitmesi gerektiğini ve çalışmadığı için bazı sınavlara girmediğini anlattı. Görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı, Duran'a ait olduğu tespit edilen iki telefon hattının HTS kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporunu isteyerek diğer tanıkların dinlenmesini istedi. Mahkemeye heyeti sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

İDDİANAMEDEN

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, 2016 yılında Şırnak Cizre'de yapılan operasyonlarda ele geçirilen dijital materyallerin içerisinde 2 adet fotoğraf ele geçirildiği ifade edildi. Fotoğraflarla ilgili jandarma kriminal raporunda, kadın ile şüpheli Şafak Duran'ın kuvvetle muhtemel aynı kişi olduğu yönünde tespit yapıldı. Duran'ın örgütün kırsal alanına katılarak eğitim aldığı, fotoğrafın da örgüte ilk katılan kişilerin aldığı eğitimden sonra mezuniyete ait olduğu belirtildi. İddianamede, tanık beyanları ve jandarma kriminal raporu göz önünde bulundurularak Şafak Duran'ın  'Silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan 7 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep ediliyor.

NE OLMUŞTU?
16 Ocak 2022 tarihinde gözaltına alınan ve tutuklanan Duran'ın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu'nun hazırladığı iddianameyle, "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 7.5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istendi. Savcılık iddianamede, bu hücrelerin örgütten metropol alana geçtikten sonra düzenli bir hayat görüntüsü verdiklerinin dolayısıyla 'uyuyan hücre'lerden biri olduğuna dikkat çekti.

1 haftadır aranıyordu: cesedi bulundu 1 haftadır aranıyordu: cesedi bulundu

ŞAFAK DURAN SAVUNMASINDA NELER SÖYLEMİŞTİ?

İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya tutuklu sanık Şafak Duran getirildi. Duruşmaya sanık avukatları ve Duran'ın yakınları katıldı. Savunmasına başlarken kendisini Sosyal hizmet uzmanı olarak kendini tanıtan Şafak Duran, "2012-2016 yılları arasından Sakarya'da sosyal hizmet bölümünü okudum. Sonrasında ALES sınavlarına girdim. Yüksek lisans okuma hedefim vardı ve 2017 yılları arasında yüksek lisansı kazandım ve Fransa'ya gittim. Döndüğümde 4 ay işsiz kaldım. Mülteciler derneğinde gönüllü olarak projelere katıldım. Dernek Sultanbeyli Belediyesi'yle koordineli çalışıyordu. İBB'ye internet üzerinden başvuru yaptım. 9 aylık bir projede çalıştım. Daha sonra proje kapsamı sonlanınca Alman işbirliği projesinde çalışmaya başladım. Ama ortaya çıkan fotoğraf nedeniyle İBB'de çalışırken gözaltına alındım ve projelerden çıkarıldım. Bu nedenle eğitim hayatım sonlandı. Silahlı terör örgütü üyesi iddiasını reddediyorum. Ben böyle bir suç işlemiş olsaydım, Fransa'da düzenli bir hayatım vardı neden bırakıp buraya geleyim. Ben gözaltındayken sosyal medyada benim adıma yalan yanlış haberler yapılmış. Kanıtlanmamış bir suç üzerinden benim kişilik hayatıma müdahale edilmiştir. Ailem bu suçlamalar nedeniyle maddi manevi etkilenmiştir." dedi.

Savunmasına devam eden Duran, "İddia edilen fotoğraf bana ait değildir, oradaki kişide ben değilim. Kesinlikle kabul etmiyorum. Fotoğraftaki kişileri de tanımıyorum görmedim. Görseldeki eşkal bana ait değildir. Eşkalle tek ortak noktamız memleketimiz ve yaşımdır, başka ortak özelliğimiz yoktur. Herhangi bir parti sendika vb. kuruluşlarda üyeliğim yoktur. Benim bu dosyayla hiçbir alakam yoktur. Ben hukuka sığınıp adalet talep ediyorum. Adli kontrol şeklinde bile olsa tahliyemi istiyorum." diyerek savunmasını sonlandırdı.