Köşe Yazısı

Coğrafya Doğru, Millet Yanlış mı?

Muharrem Kızılkaya
Muharrem Kızılkaya
2 dk Sesli Dinle 10

Emekli olduktan sonra zamanımın büyük bir bölümünü Türkiye’de geçiriyorum.

Her gelişimde aynı gerçekle yüzleşiyorum:
Bu memleket olağanüstü güzel.

Doğasıyla, güneşiyle, dağlarıyla, nehirleriyle, denizleriyle…
Ve en önemlisi, binlerce yıllık tarihiyle.

Öyle bir coğrafyada yaşıyoruz ki, neredeyse her karış toprağın altından bir medeniyet çıkıyor.

Avrupa’nın birçok ülkesini gezdim:
İspanya, Portekiz, Yunanistan, Polonya, Macaristan, İtalya, Çekya, Slovakya, Fransa, İsviçre, Avusturya, Almanya, Hollanda, Belçika…

Hepsinde güneş doğuyor.
Ama o güneş, Antalya’ya düştüğü gibi düşmüyor.

Hepsinde tarım var.
Ama Manisa’nın üzümü gibi üzüm yok.
Diyarbakır’ın karpuzu gibi karpuz yok.
Milas’ın zeytini gibi zeytin yok.

İspanya’da kilometrelerce zeytinlik görürsünüz, İtalya’da bağlar uzar gider…
Ama lezzet başka bir şeydir.
O lezzet bu toprakta var.

Giresun’un fındığı…
Rize’nin çayı…
Divriği Ulu Camii’nin ihtişamı…
Hakkâri dağlarının heybeti…

Bunların her biri tek başına bir ülkeye yeter.

Dünyada kaç ülke, İstanbul ve Çanakkale gibi iki stratejik boğaza sahip?

Kaç ülke, üç kıtanın kesişim noktasında?

Ve kaç millet, bu topraklar uğruna yüzyıllarca savaşmış,
Balkanlar’da milyonlarca evladını toprağa vermiş?

Bütün bunları neden yazıyorum biliyor musunuz?

Çünkü artık çok daha sık duyduğum bir cümle var:
“Ülke güzel… ama insanı çekilmiyor.”

Geçenlerde İstanbul’da, Maçkalı bir dostla sohbet ediyordum.
“Memleketiniz cennet gibi,” dedim.
“Ne işin var bu kalabalıkta?”

Bana döndü ve hiç düşünmeden şunu söyledi:

“Maçka çok güzel… Ama insanlar olmasa.”

Sonra ekledi:
“Buraya geldim… Şimdi buradan yurtdışına gitmenin yollarını arıyorum.”

İşte o cümle zihnime çakıldı.

Bazen durup düşünüyorum:

Dünyanın en kıymetli coğrafyalarından birinde yaşıyoruz.

Yer altı zenginlikleri…
Yer üstü zenginlikleri…
Doğa… tarih… strateji…

Her şey var.

Ama bir şey eksik.

İnsan.

Dünyada eğitim yükselirken, toplumsal bilinç gelişirken, refah artarken…

Biz neden geriye gidiyoruz?

Bu coğrafyaya gerçekten layık mıyız?

Yoksa sorun başından beri yanlış yerde mi aranıyor?

Belki de mesele hiç coğrafya değildi.

Belki de mesele bizdik.

Ve belki de en acı soru şu:

Coğrafya doğru… ama millet yanlış olabilir mi?


Muğla 30 Nisan 2026

Yazarın Diğer Yazıları

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

  • Alp Demir

    Atsıza saygım sonsuz. Ama, bana göre Türklüğün en mükemmel eseri Türk olmak anlamında çok daha öncedir. Göktürkler... Ki o zaman farklı etnik diye bir derdimiz de yoktu. Oraya nereden gelmiştik. Çin sızıntısından. Ne gariptir ki Mete Han da babası Teomanı yine bir Çin kadını yüzünden öldürmüştü. ! Dönüp dolaşıp aynı yere geliyoruz farkında mısınız ?? Oğuz boyu birliğe katılmıyor, Anadolu'ya göçüyor. Sonra da Alparslan ve Selçuklu başlıyor, Selçuklu Türk devleti, ama resmi dili farsça, ne alaka, ve sonunda bu saraya da kim sızıyor ? Oradan gele gele Gıyasettin denilen korkak herife kadar dayanıyoruz. Sil baştan !! Osmanlı da kurulduğu gibi kalmadı. Tıpkı öncekiler gibi. Kurulduğu gibi kalmadığı için de yıkıldı. En gelişmiş imparatorluğumuz Osmanlı idi doğru, ama en Türk imparatorluğumuz Göktürktür.

  • Duran Güral

    Osmanlı Devleti'nin çok güçlü olduğu 13.14.15.16.17. Yüzyıllarında Türkistan coğrafyasında en az altı yedi tane Türk devleti vardı. Ve ülkelerin halklarının farklı etnik yapıları vardır. Tıpkı Osmanlı Devleti'nin etnik yapısı gibi. O gün bu durum bir yarış ve tatlı rekabet bazen anlayış çatışması ortaya çıkardı. Tıpkı Avrupa da olduğu gibi. Avrupa ülkeleri kendi aralarında 1.dünya, 2. Dünya Savaşını çıkardı. Her yüz yılın farklı siyasi iklimi vardır. Osmanlı İmparatorluğu Türkistan coğrafyasından yetişmiş kadroları İmparatorluğu'nun her noktasına gönderdi. Oralarda onlardan faydalandı. Büyük Türk milliyetçisi Nihâl Atsız şöyle tarif etmiş Osmanlı Devleti Türklüğün en mükemmel eseridir. 3 Mayıs Milliyetçiler Günü kutlu olsun.

  • Alp Demir

    Keşke olsaydı. Benim için Türklük adına çalışanların hiç bir farkı yoktur. Ben hiç bir gerçek Türkçü'yü ayırmam. Hepsi de iyi niyetlidir, ancak şartlar ve kader her zaman o niyetlerin yerine gelmesine imkan vermeyebilir. Bazen yanılabilirler de. Ne de olsa insandırlar. Ancak bu söyledikleriniz Osmanlı'nın son dönemleridir. Yıkılmaya yüz tuttuğu dönemler. Türkler hep, devlet yıkılırken hatırlanır, ya da savaş çıkınca, ölecek adam lazım olunca. Selçuklu'da da böyle olmamış mıydı? Aynen öyle olmuştu. İşler tıkırında giderken, kimse adlarını bile anmaz. Herhalde buna da karşı çıkacak değilsindir. Bu gün de aynı durumda değil miyiz? Hep biz kurtaralım, başkaları yesin. Hayır. Artık böyle olmayacak. Türkler egemenlik paylaşmaz ve paylaşmayacak. Osmanlı halkı Türkün tebaasıdır. Şimdi baktığında Türk, Osmanlı halkının tebaası gibi oldu. Tıpkı Kerkük'te, Halep'te olduğu gibi. Buradan bir ders çıkarmanın zamanı gelmedi mi sence. Kardeş dediklerin, ümmet dediklerin, fırsatını bulduğunda seni bir kaşık suda boğmaya hazır. Bunu artık idrak edin. Yoksa bu kafayla bir kaç yüz yıl sonra, belki de daha önce, Ankara Türktür, Ankara Türktür diye bağırmak zorunda kalırsınız. Bu da hepimizi kahreder.

  • Duran Güral

    Türkiye Cumhuriyeti'ndeki Türk Milliyetçileri yani MHP'li ler olmasaydı Türkistan daki Türkleri kimse tanımazdı. Türk'lerden bahseden insanlar gerici, yobaz, ırkçı, faşist diye damgalandığını biz canlı yaşadık. Birde Osmanlı Devleti'nin Türk Dünyası ile ilgili çok büyük projeleri vardı. Karadenizden Hazar Denizi'ne kanal yapmayı bile denediler. Enver Paşa'nın Azerbaycan için yaptıkları, Türkistan kurtarmak için şehit olması senin için Osmanlı Devleti'nin Türklük mücadelesi değil mi. Enver Paşa başarılı olsaydı Atatürk sadece general olarak kalırdı. Risk alan ile risksiz mücadele eden iki insanın mücadelesi sonucu Türkiye Cumhuriyeti bize kaldı. Keşke Enver Paşa başarılı olsaydı.

  • Alp Demir

    Yine anlamıyorsun, steril yaşamaktan ne zaman söz ettim. Sözlerimden sanki bir Kuzey Kore çıkarmışsın gibi. Gerçi Kuzey Kore bu gün ABD'ye kafa tutabiliyor, adamların nükleer silahı var, sen streril olmayan halinle onu bile yapamıyorsun. Sen Gazi meclisindeki terör örgütünü başından atamıyorsun yıllardır besliyorsun, neyinle övünüyorsun. !!!! 350 milyon Türk dediğin ana vatanda yaşıyor. Ben Türkiye'den söz ediyorum. Burada kaç tane, araplaşmamış, kürtleşmemiş, farslaşmamış, sözde batılılaşmamış, Türk gibi kalabilmiş Türk var. Bana onun sayısını söyle. !!!! Adı arapça, kültürü arap kültürü, dini arap dini, ya da adı Lara, kültürü ABD, yatağında köpeği ile yatana ben Türk demiyorum. Galiba Türkün kim olduğu konusunda aynı fikirde değiliz. Buna da şaşırmam.

Bu Yazıyı Paylaş