Köşe Yazısı

Fon Krizinin Olası Seçimlere Etkisi

Prof. Dr.  İbrahim Aydın
Prof. Dr. İbrahim Aydın
3 dk Sesli Dinle 0

Organize bir yapı etrafında şekillenen fon vurgununun merkez üssünü deşifre etmek mümkün değil. Dolayısıyla “İşin ucu nereye kadar giderse gitsin” sözlemi, toplumun gazını almaya yönelik bir hikâyeden ibaret. Net olarak söyleyebiliriz ki işin siyasi ayağı gizemli kalmaya devam edecek.

Peki, neden?

Tam da seçimler yaklaşırken, aile içi kavgayı kimse göze alamaz.

En doğrusu, sorunu zamana yaymak ve bir şekilde unutturmak! Kısacası, çözüm yolu olarak şimdi öncelik “Tövbe Fonu’nda!

Krizinin Politik Yansıması

Nihayet anket dünyası bir konuda uzlaşmış durumda. Ekim ayı verilerine göre fon krizinin AKP’ye maliyeti yüzde 3 ile 6 puan arasında.

AKP bugün yüzde 29-30, MHP ise yüzde 6-7 bandında görünüyor. Kısacası, Cumhur İttifakı’nın oy potansiyeli şu an yüzde 40’ın altında seyrediyor.

AKP kurmaylarından Mustafa Şen’in de belirttiği üzere, iktidar çevresinde fon vurgununun aslında cumhurbaşkanına yapılan bir ihanetten ibaret olduğu konusunda ortak bir kanaat var. Yani mesele, fon üzerinden soyulan millet değil; doğrudan doğruya AKP’nin ve dolayısıyla da Cumhurbaşkanı’nın oylarında yarattığı ciddi erozyon.

Doğrusu, bu endişe pek de haksız değil…

Hem ahlaki hem de sayısal üstünlüğü bir anda kaybetmek!

Bu Pazar Seçim Olsa…

Bu ülkede siyasetin sadece cumhurbaşkanlığı seçimi üzerinden okunması, otokratik rejimin ruhuna uygun.

Temel sorumuz şu: Partilerin oy oranlarından hareketle olası bir CB seçime ilişkin bir öngörüde bulunulabilir miyiz? 2018 ve 2023 seçim sonuçları bu soruya güçlü bir şekilde “evet” dememizi mümkün kılıyor. Zira CB seçimlerinin ilk turlarında Erdoğan’ın aldığı oy oranı, kendisini destekleyen ittifak partilerinin genel seçimlerde aldığı toplam oy oranına eşit. Aslında bu gerçeklik, Erdoğan’ın ittifak partileri dışında kendine özgü bir oyu olmadığını da ortaya koymakta.

Son kamuoyu araştırmaları, AKP’nin oylarında düşüşe paralele olarak, olası bir CB seçiminde Erdoğan’ın oylarında da keskin bir gerileme olduğuna işaret ediyor.

Konuya ilişkin bazı anketlerden ilginç örnekler verelim. AREA’ya göre “Erdoğan’a oy veririm” diyenlerin oranı yalnızca yüzde 42. ASAL’ın verilerine göre Erdoğan, olası bir CB seçiminde ilk turda yüzde 36,5 oy alabiliyor. İktidara yakın durduğu bilinen BETİMAR ise CB seçiminin ilk turunda Erdoğan’ın ancak yüzde 30,6 oy alabileceğini belirtiyor.

Erdoğan’ın Tartışmalı Adaylığı

Ne yazık ki mevcut rejim, kurumlar hiyerarşisi ve hukuki değerler temelinde işlemiyor.

Erdoğan’a yakın politika yapıcılara göre, Anayasa’da cumhurbaşkanlığı süresinin iki dönemle sınırlandırılmış olması bağlayıcı değil. Seçimlerin normal zamanından 1 hafta öne alınması, bir kişiye sınırsız adaylık yolunu açıyor!

Anayasa’nın devre dışı bırakılarak, Erdoğan’ın üçüncü kez aday olmasını sağlayacak bu sıra dışı uygulamanın toplumsal vicdanda nasıl bir karşılık bulacağını zamanı geldiğinde öğrenmiş olacağız.

Mansur Yavaş Gerçeği…

Sofistike analizlere gerek yok. Toplumsal taleplere bakılırsa, muhalif kesimde Mansur Yavaş’ın CB adaylığı güçlü bir şekilde satın alınmış durumda. Neredeyse bütün anketlerde Mansur Yavaş hem görev onayı ve hem de cumhurbaşkanlığı yarışında ilk sırada yer alıyor.

Mansur Yavaş CB adaylığını ilan ettiği gün, kararsız seçmenlerin tutumundaki netleşmeye paralel olarak siyasi denklemin bütünüyle değişmesi kaçınılmaz görünüyor.

Mansur Yavaş’a duyulan bu güvenin sosyolojik nedenleri var elbet. Bu coğrafyanın mazlumları, kendilerinden bir parça buluyor Mansur Bey’de. Saf, berrak ve biraz da ikonik bir öykü!

Açıkçası Mansur Yavaş, CB seçiminde yenilmesi çok zor bir aday olarak öne çıkıyor. Bu nedenle de malum merkezlerin iletişiminden sorumlu başkanları çok iyi çalışıyorlar!  Mansur Yavaş’ın bir Bakanı sıradan ziyareti bile büyük spekülasyona malzeme oluyor. Diz boyu arsızlıklarla beraber!

Bu arada iktidarın muhalefet içinde -kendine uygun- bir CB adayı arayışı da hayli ilginç!

Tam olarak, dün gibi yani…

Demokrasi, özgür ve rekabetçi bir ortamdan beslenir. Oysa karşımızda, toplumsal her itirazı hukuk sopasıyla bastıran otokratik bir rejim var.

Her şeye rağmen zamanın ruhuna inanmak gerek… Zaman, değişimden yana.

Beklentimiz; Mansur Yavaş’ın devlet adamı vakarıyla siyasal gelişmeleri sakince izlemesi, zamanı geldiğinde anketleri de dikkate alarak toplumsal talepler doğrultusunda CB adaylığını açıklaması...

Anadolu’nun çağrısı bu yönde…

Bu Yazıyı Paylaş