Köşe Yazısı

Mansur Yavaş… Siyasetinin neresinde?

Prof. Dr.  İbrahim Aydın
Prof. Dr. İbrahim Aydın
2 dk Sesli Dinle 1

 

Aristo, bir çoğunluk yönetimi olarak demokrasinin sakıncalarından bahseder. Zira niteliksel sapmalara karşı, söz konusu rejimin kendini savunma mekanizması yoktur.

Ülkemizde son günlerde olup bitenler bundan ibaret!

İç siyasetin dizayn edilmesi için izlenen yol ve yöntemleri, hukuk normlarıyla açıklamak mümkün değil. Yarattığı korku iklimden beslenen hegemonik düzen, öyle görünüyor ki toplumsal krizlerin derinleşmesinden hiç de kaygı duymuyor.

Mansur Yavaş “artık bu operasyonları seyredemeyiz” derken, sistemin gittikçe artan nobranlığına karşı proaktif tedbirler alınması gerektiğini vurgulamakta.  

Türk Tipi yeni rejimin merkezinde güçlü yetkilerle donatılmış bir başkanlık var. Dolayısıyla siyasete dair -iğneden ipliğe- ne varsa CB seçimine endekslenmiş durumda.

Bürokrasi eliyle siyasal alanın olabildiğince daraltılması, iktidar açısından sanki bir varoluş kavgası. Bu bağlamda muhalefetin olası CB adaylarına karşı, hukukun bir imha aracı olarak kullanılması da anlaşılır bir durum.

İktidarın, beka ve güvenlik retoriği üzerinden bir seçim kazanma pratiği var. Şüphesiz ki bu başarının temelinde, ülke sosyolojisinin siyasetteki izdüşümünün efektif olarak kullanılması yatıyor.  

Hedef; CHP üzerinden toplumsal muhalefeti olabildiğince kriminalize etmek!

Öyle ki seçmen, siyasi kararlarını öncelikle duygularıyla şekillendirir ve sonra da bu tercihini gerekçelendirir. Bilinir ki aşırı siyasallaşma, her tartışmayı ana ekseninden uzaklaştırır. Toplumda politik belirsizlik algısı ve apati arttıkça, kararsız seçmenlerde güvenlik retoriğini satın alma eğilimi de yükselir.

Bir nevi derin yoksulluğu, hukuk tanımazlığı unutturmanın maliyetsiz bir yoludur bu!

Ekrem İmamoğlu’ndan sonra projeksiyonların Mansur Yavaş’a çevrilmesi bekleniyordu zaten.

Fakat bu sefer durum oldukça farklı. Mansur Yavaş’la ilgili soruşma izinlerinde, hukukun ileri derecede tiyatral halini görmek mümkün. Aslında bahse konu operasyonların zaman ve zemin açısından hiçbir sonuç vermeyeceği ortadayken, peki bu soruşturma izinleri neden?

Amaç; Mansur Yavaş’ı tartıştırmak, moral ve motivasyonunu kırmaktan başka bir şey değil…

Toplumun gözünde ikonik bir karakter taşıyan Mansur Bey, geleneksel siyasetçilerden oldukça farklı bir profil çizmekte. Bütün araştırmalarda görev onayı açısından açık ara önde çıkmasının ana nedeni bu olsa gerek.

Açıkçası sudan bahanelerle Mansur Yavaş’a dokunmak, iktidara hiç de ummadığı siyasi bir maliyet yükleyebilir.

Gerçekten de toplumsal talepler ve beklentilere bakılırsa, Mansur Yavaş’ın CB adaylık konusu kişisel varlığının çok ötesine geçmiş durumda. Geniş bir sosyolojiyi kapsamak üzere, her partiden oy alabilecek bir popülarite taşıyan Mansur Yavaş, muhalefet için toparlayıcı bir özellik olma yanında, parlamenter demokrasiye geçiş için de ideal bir başkanlık yapabilir.

Fakat her ne olursa olsun, muhalefetin CB adaylık konusunu seçim dönemine kadar askıya alması gerekir.

Her şeye rağmen sakinliğe, kolektif akla ve siyasete ihtiyaç var.

Her zamankinden daha fazla…

Yazarın Diğer Yazıları

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

  • Alp Demir

    Ben Mansur Yavaş'ın bu aşamada medya'da çok fazla yer almasından taraftar değilim.

Bu Yazıyı Paylaş