Güvenemiyoruz, Korunamıyoruz
Size güvenmiyoruz.
Çünkü bu düzen güvenilecek bir düzen değil.
Yıllardır bize masallar anlattınız.
Denetim var dediniz… yokmuş.
Adalet var dediniz… yokmuş.
Devlet var dediniz… o da yokmuş.
Kasaba gidiyoruz…
Et alıyoruz… içinden ne çıktığını bilmiyoruz.
Peynire para veriyoruz…
Peynir değil, sahtekârlık satın alıyoruz.
Meyve alıyoruz…
Zehir yiyoruz.
Doktora gidiyoruz…
Canımızı emanet ediyoruz…
Sonra öğreniyoruz: sahte diploma.
Bu artık ihmal değil.
Bu düpedüz çöküştür.
Avukata gidiyorsun…
Haklısın… ama sonuç alamıyorsun.
Çünkü hukuk güçlüye çalışıyor.
Trafikte duruyorsun…
Kuralına uyuyorsun…
Ama karşındaki hukuk tanımıyor.
Elinde levye, sana saldırıyor.
Çünkü biliyor:
Ceza yok.
Kaldırımda yürüyorsun…
Başına tabela düşüyor.
Ölürsen “kader” deniyor.
Deprem oluyor…
On binler ölüyor.
Eksik demir… çalınmış çimento… kaçak katlar…
Ama kimse hesap vermiyor.
Çünkü herkes birbirini koruyor.
Müteahhit korunuyor.
Denetleyen korunuyor.
İmza atan korunuyor.
Ölen mi?
O zaten konuşamaz.
Askere evladını gönderiyorsun…
Devlete emanet ediyorsun…
Ama ihmalden ölürse yine hesap soramıyorsun.
Çocuğunu okula gönderiyorsun…
Geri gelmeyebileceğini düşünmek zorunda kalıyorsun.
Bu bir ülke için utançtır.
Lokantada yemek yiyorsun…
Zehirleniyorsun.
Otelde kalıyorsun…
Bir kimyasal hatadan ölebiliyorsun.
Ve kimse sorumlu değil.
Hak arıyorsun…
Savcıya gidiyorsun…
Sonuç yok.
Mahkemeye gidiyorsun…
Adalet yok.
İnsanlar artık hukuka değil, mafyanın kapısına gidiyor.
Tarikatlardan medet umuyor.
Bu, bir devletin iflas ilanıdır.
Sorun tek tek insanlar değil.
Sorun sistemin kendisi.
Çünkü bu ülkede artık:
Yanlış yapan korunuyor, doğru yapan cezalandırılıyor.
Dürüst olmak risk, ahlaksızlık avantaj haline gelmiş.
Biz artık sadece yoksul değiliz…
Sadece çaresiz de değiliz…
Biz artık korunmayan bir toplumuz.
Ve gerçek şu:
Devlet vatandaşını koruyamıyorsa, adalet zayıfın değil güçlünün yanındaysa, kurallar sadece kâğıt üzerinde kalmışsa… Orada düzen değil, çürümüş bir yapı vardır.
Ve çürümüş bir yapı eninde sonunda kendi ağırlığı altında çöker.
Kalın sağlıcakla
Köln 18 Nisan 2026
Yazarın Diğer Yazıları
- Reis Gereğini Yapar! Peki, Gereği Neden Bir Türlü Yapılamıyor?
- Kamu Vicdanı
- Atatürk Yapınca Din Düşmanlığı, Siz Yapınca Dine Hizmet mi?
- Mekke Antlaşması: Kudüs’ü ve İsrail’i Koruma Antlaşması mı?
- Parti Taassubu ve Fosilleşen Siyaset
- AfD, Alman Demokrasisi İçin Büyük Bir Tehlike mi?
- Sessiz Kalmanın Bedeli
- Türkiye’nin İçi Boşaltılıyor
