Köşe Yazısı

Osmanlı Torunları Nerede?

Muharrem Kızılkaya
Muharrem Kızılkaya
2 dk Sesli Dinle 3

Her kürsüde
“Osmanlı torunuyuz!” diye haykıranlar…
Cumhuriyet’le kavga edip tarihi hamasetle yeniden yazmaya çalışanlar…

Söz konusu eski Osmanlı coğrafyası olunca neden susuyorlar?

25 yıldır iktidarda olan bir yönetim var.
Başında da “dünya lideri” diye sunulan bir isim:
Recep Tayyip Erdoğan.

Peki bu 25 yılda ne oldu?
Osmanlı’nın hüküm sürdüğü topraklar birer birer ateşe atıldı.

Libya parçalandı.
Muammer Gaddafi linç edilerek öldürüldü.
Devlet çöktü, ülke milislerin ve yabancı güçlerin satranç tahtasına dönüştü.

Irak işgal edildi.
Saddam Hüseyin devrildi.
Milyonlarca insan öldü.
Bir ülke mezhep savaşlarıyla parçalandı.

Suriye iç savaşla harabeye döndü.
Milyonlarca insan ya öldü ya göç etti.
Bir medeniyet coğrafyası dağıldı.

Şimdi İran üzerinden yeni bir gerilim tırmanıyor.

Türkiye doğrudan savaşın tarafı olmayabilir.
Ama NATO zincirinin bir halkası.
Malatya Kürecik’teki radar sistemi bu güvenlik mimarisinin parçası.

Ve dünya şunu da gördü:

Küresel güçler, istemedikleri liderlere doğrudan müdahale edebiliyor.
Venezuela’da Maduro örneğinde olduğu gibi.

Demek ki istediklerinde operasyon yapabiliyorlar.
İstediklerinde liderleri hedef alabiliyorlar.

O halde soru şu:

Neden Ortadoğu’da aynı yöntem yerine yıllarca süren savaşlar, vekâlet çatışmaları ve bitmeyen kaos tercih ediliyor?

Cevap acı ama açık:

Küresel güçler, çıkarları gerektirdiğinde doğrudan müdahale edebiliyor.
Ancak Ortadoğu’da tercih edilen yöntem çoğu zaman istikrarsızlık üretmek oluyor.

Çünkü istikrarsızlık;

Bağımlı devletler üretir.
Zayıf ekonomiler yaratır.
Silah pazarını canlı tutar.
Enerji yollarını kontrol altında tutar.

Ve bütün bunlar olurken…

“Osmanlı torunuyuz” diyenlerden tek bir stratejik meydan okuma duyulmuyor.

Ne güçlü bir diplomatik rest var.
Ne caydırıcı bir jeopolitik duruş.
Ne de tarihsel iddiaya denk bir ağırlık.

Sadece iç politikaya dönük yüksek perdeli nutuklar var.

Gerçek şu:

Osmanlı mirası bir retorik aracına dönüştürüldü.
Ama Osmanlı iddiasının gerektirdiği bedel ve sorumluluk ortada yok.

Eğer büyük devletsin diyorsan, büyük davranırsın.
Eğer lider ülkeysen diyorsan, coğrafyan yanarken susmazsın.
Eğer “ümmetin hamisiyiz” diyorsan, bu iddia seçim meydanlarında kalmaz.

Bugün tablo net:

Söylem büyük.
Gerçeklik sınırlı.
Hamaset bol.
Caydırıcılık zayıf.

O halde soruyorum:

Nerede o büyük iddia?
Nerede o tarihsel özgüven?
Nerede o meydan okuyan devlet aklı?

Osmanlı torunluğu, kürsüde bağırmakla değil;
güç üretmekle ve sorumluluk taşımakla olur.

Yazarın Diğer Yazıları

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

  • Ahmed YAHYA

    Onlar atlara binip gittiler..

  • Alp Demir

    Sn. Güral Türkiye'de nüfus mu az ? Mevcut nüfus fakirlikten pazardan çürümüş meyva topluyor. Asgari ücret açlık sınırının altında, emekliler açlık sınırının değil, ölüm sınırının altında. Siz ayranla mı kafa buluyorsunuz, yoksa pudra şekeriyle mi ? Daha fazla etini, kanını ve terini sömürecek adam mı lazım ? Suriye'den topladıklarınız yetmiyor mu? Afrikadan toplayın, Afganistan'dan, Pakistan'dan toplayın. Türkler artık siz karga besleyeceksiniz diye size çocuk yapmayacak. Türkleri unutun artık. Onlar size kölelik etmeyecek. Haydi başka kapıya.....

  • Duran Güral

    Siz sadece cumhuriyet çocuğu musunuz. Cumhurbaşkanlıği forsundaki 16Türk devlet sizi ilgilendirmez mi. Türkiye Cumhuriyeti şu anda gücünü artıracak önemli çıkışları dünya kamuoyuna ilan ediyor. Mavi vatan. Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge, Terörsüz Dünya gibi. Türk Devletleri Teşkilatı, NATO'nun güçlü ortağı mottosu, Uzay programı kapsamında Afrika'da Uzay üssü gibi çalışmalar. Ve bunlara ilaveten 2 trilyon dolarlık bir ekonomi seviyesini yaklaşıyor ve Avrupa'da 4.büyük ekonomisi durumuna geldi. Bunları sadece Türk insanın çalışmaları sayesinde gerçekleştirdik. Yeraltı kaynakları hala tam kullanılan bir durumda değil. Büyük bir mesafe kaydedildi. Türkiye nin en büyük problemi nüfus azlığıdır. 1,5 milyonluk, Hindistan ve 1,5 milyonluk Çin le rekabet edecek. Türkiye yi sıkıntıya sokacak ülke Hindistan olacak. Çünkü Türkiye ye karşı çok agrasif girişimlerde bulunuyor. Önümüzdeki denklem de Avrupa diye bir güç olmayacak.

Bu Yazıyı Paylaş