Türk Kültürü Gerçekten Alkolsüz mü? Gießen’deki Tartışmanın Düşündürdükleri
Almanya'nın Hessen eyaletine bağlı Gießen kentinde bulunan Rot-Weiß Tenis Kulübü ile kulüp lokalini işletmeye hazırlanan Türk kökenli Dalkılıç ailesi arasında yaşanan anlaşmazlık son günlerde kamuoyunun gündemine oturdu.
Tartışmanın merkezinde ise alkol satışı bulunuyor. Kulüp yönetimi, üyelerin alkollü ve alkolsüz içecekler arasında tercih yapabilmesini kulüp konseptinin önemli bir parçası olarak gördüğünü belirterek işletmecilerin sözleşmesini feshetti. Dalkılıç ailesi ise Anadolu mutfağı konsepti nedeniyle alkol satmak istemediklerini savundu. Konu şu anda mahkemelik ve son sözü hukuk söyleyecek.

Ancak bu olayın hukuki boyutundan çok daha önemli bir tartışmayı beraberinde getirdiğini düşünüyorum: Türk kültürü ve Anadolu mutfağı gerçekten alkolsüz müdür?
Türk Kültürünü Tek Bir Kalıba Sığdırmak Mümkün Değil
Son yıllarda bazı çevreler tarafından Türk kültürünün tamamen alkolsüz olduğu yönünde bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Oysa Türk tarihi ve kültürü çok daha zengin ve çeşitlidir.
Rakı, yüzyıllardır Anadolu sofralarının bir parçasıdır. Türkiye'nin dört bir yanında faaliyet gösteren meyhaneler, balık restoranları ve geleneksel lokantalar bunun en açık göstergesidir. Bunun yanında Türklerin Orta Asya'dan günümüze taşıdığı en eski içeceklerden biri olan kımız da doğal olarak alkollü bir içecektir.
Türk kültürünü yalnızca belirli bir dini yorum üzerinden tanımlamak tarihsel gerçekliği görmezden gelmek anlamına gelir.
Osmanlı Tarihi İddiaları Desteklemiyor
Osmanlı dönemine baktığımızda da benzer bir tablo görüyoruz. İstanbul'da 1890 yılında kurulan Bomonti Bira Fabrikası, Sultan II. Abdülhamid döneminde Osmanlı coğrafyasındaki ilk modern bira üretim tesislerinden biri olarak tarihe geçmiştir.
Ayrıca Osmanlı arşivleri ve tarih araştırmaları, saray çevresinde ve toplumun farklı kesimlerinde alkol tüketiminin bilinen bir gerçek olduğunu ortaya koymaktadır. Eski Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu da çeşitli açıklamalarında Osmanlı sarayında alkol tüketimine ilişkin arşiv belgelerinin bulunduğunu ifade etmiştir.
Dolayısıyla "alkol Türk kültürüne ait değildir" şeklindeki iddiaların tarihsel temeli oldukça zayıftır.
Dalkılıç Ailesinin Yaklaşımı Neden Tartışmalı?
Benim eleştirdiğim nokta, bir işletmenin alkol satmak istememesi değildir. Her işletmeci kendi konseptini belirleyebilir. Ancak sorun, bu tercihin Türk veya Anadolu kültürünün tek doğru yorumu gibi sunulmaya çalışılmasıdır.
Dalkılıç ailesinin açıklamalarında sıkça dile getirilen "Anadolu mutfağı alkolsüzdür" yaklaşımı, milyonlarca insanın yaşam tarzını ve kültürel tercihlerini yok saymaktadır.
Almanya’daki Türk Restoranları Üzerine Bir Gözlem
Almanya'da yaşayan biri olarak, birçok Türk restoranında alkollü içecek sunulmamasının yalnızca bazı Alman müşterileri değil, Türk toplumunun önemli bir kesimini de rahatsız ettiğini gözlemliyorum. Çünkü restoranlar ve sosyal mekânlar sadece yemek yenilen yerler değildir. İnsanlar bu mekânlarda bir araya gelir, sohbet eder, dostluklarını pekiştirir, iş görüşmeleri yapar ve sosyal hayatın bir parçası olurlar.
Özellikle Avrupa'da restoran kültürü yalnızca yemek servisiyle sınırlı değildir. Birçok insan yemeğinin yanında bir bira, bir kadeh şarap veya farklı bir içecek tüketmek isteyebilir. Bu tercih tamamen kişiseldir ve buna saygı duyulmalıdır.
Bu nedenle bazı işletmelerin Türk kültürünü veya Anadolu mutfağını bütünüyle alkolsüz göstermeye çalışmasını doğru bulmuyorum. Bana göre bu yaklaşım, kültürel çeşitlilikten ziyade belirli bir ideolojik anlayışın kamusal alana yansıtılması anlamına gelmektedir.

Sonuç
Türk kültürü ne sadece meyhaneden ibarettir ne de sadece alkolsüz bir yaşam tarzından. Bu kültür, yüzyıllar boyunca farklı yaşam biçimlerini, gelenekleri ve tercihleri bünyesinde barındırmıştır.
Bu nedenle Türk kültürünü tek bir ideolojik veya dini kalıba sıkıştırmaya çalışmak yerine, onun zenginliğini ve çeşitliliğini kabul etmek gerekir.
Kaynaklar
https://www.giessener-anzeiger.de/stadt-giessen/tc-rot-weiss-kuendigt-paechtern-wegen-fehlendem-bier-im-restaurant-94306354.html
https://www.giessener-allgemeine.de
https://www.tagesschau.de/inland/regional/hessen/hr-kein-bier-kein-wein-zoff-um-restaurant-in-giessener-tennis-club-100.html
Yazarın Diğer Yazıları
- İkinci Çözüm Süreci: Devlet Aklı mı?
- Elektrikli Otomobil Yarışında Yeni Dönem: Almanya, Çin ve Türkiye
- Keupstraße Sadece Bir Cadde Değil, Bir Vicdan Sınavıdır
- Cem Özdemir ve Tarihin Siyasallaştırılması: Tarih mi, Siyaset mi?
- AB’nin Türkiye Politikası: Stratejik Bir Yanılgı mı, Yoksa Kendi Kendini Zayıflatma Süreci mi?
- Avrupa Birliği’nin Geleceği: Entegrasyon, Parçalanma ve Stratejik Özerklik Arasında
- SPD’nin Mesafesi, CDU’nun Yakınlığı – Almanya’daki Türkler Bu Çelişkiyi Soruyor
- Almanya’ya Yeni Gelen “Expat”lar: Beyin Göçü mü, Yeni Bir Ayrışma mı?
Yorumlar
- Muharrem Kızılkaya
Değerli Levent kardeşim, önemli ve kimsenin yazmadığı hatta cesaret edemediği bir meseleye neşter vurmuşsun, tebrik ederim tedbirlerin isabetli olmuş.
- Alp Demir
Türklerin milli içkisi Kımızdır. Alkollüdür. Ana vatanda hala içilmektedir ve içilmeye de sonsuza kadar devam edilecektir. Türkler tarihleri boyunca içki içmişlerdir. Osmanlı'da da öncesinde de her zaman. Geriye kalanların hepsi araplaşmış olanlardır ve Türk değillerdir. Yakında bunların kendilerine Türk demesini yasaklayacağız. Kim ki Türk gibi olmadan Türküm derse yerin dibine sokulmaya hazır olsun !!
