Gazeteci Zafer Arapkirli, KRT'de yayınlanan Medya Terapi programında Mersin'de polisevine yönelik saldırıya ilişkin CHP'yi hedef alan AKP'ye Fethullah Gülen, Abdullah Öcalan, Muhammed bin Selman ve Sedat Peker ile geçmişteki ilişkisini anımsattı. Dilşah Ercan isimli teröristis rapor tarihinden sonra tutuklanıp serbest bırakıldığını söyleyen Arapkir'li programda yaptığı Sedat Peker taklidi ile de dikkat çekti.

Yeniçağ'da yer alan habere göre uzunun süredir böyle bir saldırı gerçekleştirilmediğini anımsatan Arapkirli, "Acaba bu bir şeyin habercisi mi? Terör örgütü yeni bir strateji mi uygulamaya çalışıyor ya da hep o adı anılan karanlık eller yeni bir provokasyonun içinde mi? Hatta daha ileri giderek şöyle tahminlerde bulunanlar da var; seçimler yaklaşırken 7 Haziran 5 Kasım seçimlerindeki gibi iki tarih arasında yaşanan, özellikle doğuda güneydoğuda yaşanan hadiselerin tekrarı mı? Ona benzer bir provokotif sürecin benzerimi? Bunlara benzer sorular soruldu." dedi.

Yaşanan terör eyleminin iktidar ve muhalefet arasında yeni bir polemiğin kapısını araladığını belirten Arapkirli, olaydaki Dilşah Ercan isimli teröristin yıllar önce 2013 yılında CHP tarafında hazırlanan tutuklu ya da adli takip altındaki gazetecilerin yer aldığı listede adının geçmesi ile ilgili şunları söyledi:

Gazeteci Vedat Yenerer, Nagehan Alçı'nın ahlaksız paylaşımını hatırlattı: Unutturmayacağız! Gazeteci Vedat Yenerer, Nagehan Alçı'nın ahlaksız paylaşımını hatırlattı: Unutturmayacağız!

"TERÖR SUÇLAMASI İLE TUTUKLANMIŞ VE SONRADAN DA SERBEST BIRAKILMIŞ"

"Dilşah Ercan'dan CHP'nin hazırladığı raporda gazeteci diye söz ediliyor. Hep malum tartışma var ya, 'Onlar gazeteci değil, terörist' ya da onlar terörist değil gazeteci' diye... Hüküm giymeden insanları terörist olarak nitelemek ya da nitelememek tartışması. Dünden beri iktidar partisi az sonra gazeteleri okuduğumuzda göreceğiz. Manşetlerinde ve pek çok köşe yazarı burada Cumhuriyet Halk Partisi'nin burada fena halde ofsaytta kaldığı ya da fena halde yakalandığı tezini savunuyor. Nerdir bu tez? 'İşte bak CHP senin hazırladığın rapora koyduğun isim terörist çıktı. Buraya kadar tartışma götürmeyecek bir tez. Evet. Cumhuriyet Halk Partisi bu şahsı raporunda sunmuş. Ama 2013 senesindeki bu rapordaki bu kadın terörist çıkmış. Almış o da eline silahla polis evini taramış. Buna karşı Cumhuriyet Halk Partililerin de savunması şöyle; '2013 senesinde hazırlanan o raporda 100 küsur gazeteciden söz ediliyormuş. Aralarında o zamanlar hala tutuklu bulunan Mustafa Balbay'lar, Tuncay Özkan'lar, Nedim Şener'ler, Ahmet Şık'lar, başka basın mensupları, güneydoğudan bazı gazetecilerin listesi... Uzun bir liste vardı. Ve o zaman bu şahıs da terör örgütü mensubu değildi. Gazeteci kimliği ile o listede yer alıyorlardı. Sene 2022. Bu şahıs daha önce de tutuklanmış ve sonradan da serbest bırakılmış. Yani Dilşah Ercan terör suçlaması ile tutuklanmış ve sonradan da serbest bırakılmış. Yani terörist olduğu tescillenmemiş. Kim tarafından? CHP tutuklamamış herhalde.' Cumhuriyet Halk Partisi de böyle bir savunma yapıyor. Ve bu karşı tezler dün bir kez daha Veli Ağbaba tarafından dile getirildi. Ağbaba KRT'de Yavuz Oğhan'ın programında kendisine ve bazı Cumhuriyet Halk Partililere yönelik bir kampanya hazırlığından bahsetti ve bu olayında kampanyanın bir parçası olarak dolaşıma sokulduğundan bahsetti."

İktidar ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında yaşanan kriz dönemini anımdatan Arapkirki, AKP'nin Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan'a karşı yaklaşımını, "İktidara yakın, yandaş, besleme medyanın günlerce aylarca manşetlrinden PKK finansörü, darbe sponsoru diye duçladığı ve Şerefsiz diye manşet attığı bir devlet adamı aslında saygın bir ülkenin yöneticisi çıktı. "Skandal" dedikleri saygın bir devlet adamı çıktı sonunda. Hani finansördü? Hani sponsordu?" iafadeleri ile hatırlattı.

ARAPKİRLİ'DEN SEDAT PEKER TAKLİDİ

İktidarın Sedat Peker ile kol kola yürüdüğü dönemi de anımsatan Arapkirli, değerlendirmelerini Peker'i taklit ederek yaptı. Arapkitli Peker-AKP ilişkisi hakkında şu ifadeleri kullandı:

"Bir dönem AKP'nin kolkola olduğu ve meydanlarda miting yaptırdığı 'Kanlarını oluk oluk akıtacağız' dedirttiği ve itiraf ettiği gibi korku iklimi yaratmaya çalıştırdığı, uysal mutedil, insancıl bir mafya lideri, şimdi çok tehlikeli azılı bir mafta lideri çıktı. İşte Sedat Peker'den söz ediyorum. Skandal! Bakın ne çıktı? Azılı bir mafya lideri çıktı. Çok tehlikeli çıktı. Devam edelim mi? O kadar çok örnek verebilirim ki bunlara. 9 sütuna böyle 72 punto başlık ararım altına da 'çıktı diye böyle son cümlesini koyarım"

Cumhuriyet Halk Partisinin raporunda 100'ün üzerindeki isimden birinin saldırıyı gerçekleştirmiş olması durumunu iktıidar basınının skandal olarak görmesine AKP'nin onlarca skandalının çıkacağını söyleyen Arapkirli, Rapordaki listelerin Türkiye'deki basın ve gazeteci örgütlerinin raporlarından derlendiğini anımsattı.

Arapkirli sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunlardan birinin 2013'ten 9 sene sonra eline silah alarak terör eylemine karıştığını söyleyerek, "Bunun üzerinden Cumhuriyet Halk Partisi'ni terör yandaşı, terörle iltisaklı, teröre destek veren bir parti olarak göstermete çalışmak buram buram ahlaksızca siyasi bir rant peşinde koşmaktır. Bu konuda çarşaf çarşaf yazılar yazanlar önce Fethullah Gülen'i, Abdullah Öcalan'ı, Muhammed bin Selman'ı, Sedat Peker'i Birleşik Arap Emirlikleri Emirini izah edeceksin. Bir zamanlar Pensilvanyanın kapısında tek tek nasıl sıraya girdiğinizi izah edeceksiniz. Ondan sonra gelip Cumhuriyet Halk Partisini suçlayacaksınız."