Köşe Yazısı

CHP de linç kültürü ve mutlak butlan 

Adnan Hazır
Adnan Hazır
4 dk Sesli Dinle 1

Mutlak Butlan Kararı ve Hukuki Tartışmalar:

Mutlak butlan kararının doğru ya da yanlış olması ayrı bir konudur. Ben şahsen, üç yıl gibi uzun bir süre sonra böyle bir karar verilmesini siyasi açıdan uygun bulmuyorum. Bu konuda kanuni düzenlemeler ivedilikle yapılmalıdır. Aksi takdirde yarın benzer olaylar yaşanabilir ve bugün olduğu gibi siyasi kaoslar ortaya çıkabilir.

Bana göre, YSK tarafından mazbata verildikten sonra üç ay içerisinde kurultaya yönelik herhangi bir itiraz yapılmamışsa mutlak butlan uygulaması ortadan kalkmalıdır. Eğer daha sonra bugün iddia edildiği gibi bazı hukuki veya cezai konular ortaya çıkarsa, yalnızca suç işlediği iddia edilen kişiler hakkında ceza davaları açılmalı; bu durum partinin tamamını bağlamamalıdır. Bu nedenle mutlak butlan kararı alınmamalıdır.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’ye Katkıları

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na CHP seçmeni 13 yıl boyunca oy verdi ve kendisine büyük destek sundu.

2023 Cumhurbaşkanlığı seçiminde CHP ve Altılı Masa’nın ortak adayıydı. Seçimde yüzde 48 oy aldı. Yardımcıları ise Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu’ydu. Seçim öncesinde Meral Akşener Hanım’ın makul eleştirilerin ötesine geçen, sert ve suçlayıcı açıklamaları olmasaydı, belki de Kemal Bey Cumhurbaşkanı seçilmiş olabilirdi.

Kemal Kılıçdaroğlu, uzun yıllar yüzde 23 seviyelerinde oy alan CHP’yi yüzde 30’lara taşımış, İstanbul ve Ankara büyükşehir belediyelerinin kazanılmasında önemli rol oynamıştır. Ayrıca 11 büyükşehir belediyesi ve çok sayıda il belediyesinin kazanıldığı dönemin genel başkanı olmuştur.

Son Cumhurbaşkanlığı seçiminde muhalefet oylarını CHP çatısı altında konsolide ederek yüzde 48 oy alınmasını sağlamış, 2024 yerel seçimlerinde ise muhalefet partilerinden CHP’ye yönelen desteğin temelini atmıştır.

CHP İçindeki Eleştiriler ve Linç Tartışmaları

Bununla birlikte, Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik “hain”, “Alevi”, “Kürt”, “Tayyipçi” gibi suçlamalar yapılması ve linç kampanyalarına maruz bırakılması, aslında 13 yıl boyunca kendisine oy veren CHP seçmenine de yapılmış bir haksızlıktır.

Son Cumhurbaşkanlığı seçiminde Kemal Kılıçdaroğlu’nun yardımcısı olmayı kabul eden Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş ile geçmişte kendisi hakkında övgü dolu ifadeler kullanan birçok kişinin bugün farklı imalarda bulunması dikkat çekicidir. Eğer bu kişiler söz konusu linç kültürünü durdurmak yerine körüklüyorlarsa, bu durum CHP’nin değil, kişisel siyasi ikballerin ön plana çıktığını göstermektedir.

Eğer bugün “yanıldık” deniliyorsa, mutlak butlan kararı gündeme gelene kadar neden bu eleştiriler yapılmadı? Neden övgüler devam etti? Bu soruların da cevaplandırılması gerekir.

CHP’de Oluşan Linç Kültürü

Ne yazık ki CHP içerisinde ciddi bir linç kültürünün oluştuğu görülmektedir. Farklı dönemlerde çeşitli isimler yoğun eleştiri ve sosyal baskıya maruz kalmıştır.

Bunlar arasında;

Meral Akşener

Muharrem İnce

Sinan Oğan

Berhan Şimşek

Gürsel Tekin

Mustafa Sarıgül

Tamer Karadağlı

Barış Yarkadaş

Mehmet Sevigen 

Levent Gültekin

Süleyman Soylu

Mehmet Görmez

Doğu Perinçek

Necmettin Erbakan

Alparslan Türkeş

Akın Gürlek

Devlet Bahçeli

Mustafa Destici

Fatih Erbakan

Yusuf Tekin

Mustafa Çiftçi

Selçuk Bayraktar

Fahrettin Koca

Erhan Afyoncu

Zafer Şahin

Melih Yiğitel

Abdulkadir Selvi

Mete Yarar

Fulya Öztürk

Özlem Çerçioğlu

Burcu Köksal

Sayısız solcu yazar

CHP den ihraç edilen 1900 CHP üyesi dahil olmak üzere gibi çok sayıda isim bulunmaktadır.

Bu kişilerin önemli bir kısmı CHP’li olmamalarına rağmen, bazıları CHP içerisinde görev almış veya CHP yönetimlerini eleştirmiş isimlerdir. Eleştiri sınırlarının aşılması ve kişilerin adeta siyasi olarak yok edilmeye çalışılması, demokratik kültüre zarar vermektedir. CHP li isimler tekrar CHP ye döndüklerinde ise baş tacı edilmiştir. Bu çelişki siyasete olan güveni zedelemektedir. 

Eleştiri ile Linç Arasındaki Fark

Eleştiri ile linç birbirine karıştırıldığında bunun sonuçları topluma zarar verir.

Eleştiriye evet, linçe hayır.

Demokratik tepki ve protestolara evet, sokak olaylarına hayır.

Gerçeklere evet, yalan ve algı operasyonlarına hayır.

Çözüm üreten siyasete evet, karalama, hakaret ve bağırma siyasetine hayır.

Doğruluk ve dürüstlük içinde siyaset yapanlara evet, kamu kaynaklarını israf edenlere ve peşkeş çekenlere hayır.

Hak, hukuk ve adalete evet, hukuksuzluğa hayır.

Liyakate evet, torpile hayır.

Özgür, objektif ve tarafsız medya, gazeteci ve yorumculara evet; taraflı ve güdümlü yayıncılığa hayır.

Sonuç:

Türkiye artık bu kutuplaşma ikliminden kurtulmalıdır. Siyaset ve siyasetçiler daha sağduyulu davranmalı, toplumsal uzlaşıyı güçlendirmelidir.

Siyaset; koltuk, makam ve kişisel ikbal mücadelesinin ötesine geçmeli, milletin sorunlarına çözüm üretmeyi esas alan bir anlayışla yürütülmelidir. Demokratik toplumların güçlenmesi ancak farklı görüşlerin birbirine saygı göstermesi, eleştirinin linçe dönüşmemesi ve hukukun üstünlüğünün esas alınmasıyla mümkündür.

Yazarın Diğer Yazıları

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

  • Yavuz kendirci

    Yarınlarda bu CHP musavvat dervisogl6bey ve Ümit Özdağ beyede linç yaoarkar. İşleri bitince kendi adamlarina yaoaiyorlar. Bu CHP değirmenine hiç bir ülkücü su tasimamalidir.

Bu Yazıyı Paylaş