Köşe Yazısı

Dünya kupası ve Türk futbolu

Adnan Hazır
Adnan Hazır
3 dk Sesli Dinle 1

Dünya Kupası bizim için erken sona erdi.

Çocukluk ve gençlik yıllarımda futbol oynadım. Ancak 12 Eylül 1980 İhtilali öncesinde ülkemizin içinde bulunduğu şartlar nedeniyle kendimizi ülkücü mücadelenin içinde bulunca futboldan uzaklaştık.

Daha sonraki yıllarda ise 12 yıl boyunca Bafraspor'da Genel Sekreter, Basın Sözcüsü, Transfer Komitesi Başkanı ve Başkan Yardımcısı olarak görev yaptım. Profesyonel liglerde yöneticilik yapmak ve şampiyonluklar yaşamak nasip oldu. Bu süreçte Türkiye'nin birçok iline gittik. Türk futbolunun sorunları ve çözüm önerileri konusunda Türkiye Futbol Federasyonu'na çeşitli raporlar da sundum. Maçlarda çok şey yaşadık, gördük ve birçok olaya yakından şahit olduk. Bu sebeplerle futboldan biraz anladığımı düşünüyorum. Futbolu sever, takip eder ve izlerim. 

Dünya Kupası gündemde olunca da acizane bu konuda birkaç düşüncemi paylaşmak istedim.

Türk Futbolunun Temel Sorunu

İngiltere, Fransa, Almanya, Brezilya, Hollanda, İspanya, İtalya, Arjantin ve Portekiz gibi dünyanın önde gelen futbol ülkeleriyle aramızda iki saniyelik bir fark var. Bana göre Türkiye olarak bu ülkelerin yaklaşık iki saniye gerisindeyiz.Bu iki saniyenin bir saniyesi top gelmeden önce, diğer bir saniyesi ise top geldikten sonradır. Kısacası, rakiplerimiz kadar hızlı düşünemiyor ve düşündüğümüzü aynı hızla uygulayamıyoruz. Modern futbolun en önemli unsurlarından biri karar verme hızıdır.

Günümüz futbolunda başarı; teknik kapasite, fizik güç, taktik disiplin, yan top karşılama ve kullanma, şut atma başarısı, antrenmanlarda yüzde yüz kendi vermek, beslenme, dinlenme, özel hayat, bilimden faydalanma, kadar hızlı düşünme ve hızlı uygulama becerisine bağlıdır.

Türk Futbolunda Yapılması Gerekenleri kısaca özetlemek gerekirse:

Türk futbolu;

Hızlı düşünme ve hızlı oynama alışkanlığını geliştirmeli,

Fizik ve kondisyon seviyesini yükseltmeli,

Şut kalitesine daha fazla önem vermeli,

Yan topları karşılama ve kullanma becerisini geliştirmeli,

Duygusallıktan uzak, profesyonel bir anlayışı benimsemeli,

Oyun disiplinini her şartta korumalı,

Temaslı fakat faulsüz futbol anlayışını yerleştirmeli,

Bilimsel yöntemlerden daha fazla yararlanmalı,

Yeni pazarlama sistemleri geliştirme ve maddi kaynaklar oluşturmalı,

Doğru transfer politikaları uygulamalı 

Adalet ve rekabet ortamı tesis edilmeli

En önemlisi de tesisleşme ve altyapıya gereken değeri vermelidir.

Sistemi Sorgulamak Zorundayız

Dünya Kupası geride kaldı. Bu saatten sonra futbolcularımızı veya teknik heyeti suçlamanın bir anlamı yoktur. Asıl sorgulamamız gereken Türk futbol sistemidir.

Ne yazık ki futbol gündemimizin büyük bir kısmını sadece hakem tartışmaları oluşturmaktadır. Oysa konuşmamız gereken çok daha önemli konular vardır. Tesisleşme, altyapı çalışmaları, bilimsel futbol eğitimi, transfer politikaları, mali disiplin, yöneticilik anlayışı, Türkiye Futbol Federasyonu'nun yapısı, kurulların işleyişi ve Merkez Hakem Kurulu gibi sistemsel meseleler masaya yatırılmalı ve kalıcı çözümler üretilmelidir.

Başarı tesadüflerle değil, doğru kurulmuş sistemlerle gelir. Türk futbolunun geleceği de günü kurtaran tartışmalarda değil, uzun vadeli planlama ve yapısal reformlarda yatmaktadır.

Tanju Çolak'ın Uyarısı

Dünya Kupası öncesinde eski milli futbolcumuz , Milli Takımımızın maç dahi kazanamayacağını söylediğinde birçok kişi bu değerlendirmeye tepki göstermişti. Ancak üzülerek ifade etmek gerekir ki yaşanan sonuçlar onun öngörüsünün haklı olduğunu ortaya koydu.

Bugün yapılması gereken, kişileri suçlamak değil; Türk futbolunun mevcut durumunu samimiyetle değerlendirmek ve geleceğe yönelik doğru adımları atmaktır.

Yazarın Diğer Yazıları

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

  • Tunahan gurbetoglu

    Başlı başına harika bir tesbit yazısı olmuş özellikle 2 saniye tesbitine bayıldım. Çok doğru. Türk futbolunun halı ve gerçekleri net ve seviyeli bir şekilde anlatılmış. Federasyon spor bakani, hakemler kulüp başkanları okusun.

Bu Yazıyı Paylaş