İzmir
İzmir, Cemil Tugay’ın Ak Partiye geçmesi münasebetiyle Türkiye’nin gündemine oturdu. İzmir ile ilgili doğru olmayan bir sürü tespit tekrar edildi. İzmir CHP’nin kalesiymiş. İzmir merkez sağın kalesidir. 1946’dan1977’ye kadar olan bütün genel ve yerel seçimlerde İzmirliler DP ve AP’ye oy verdiler. İzmir eskiden ‘’Küçük Türkiye’ydi.’’ Zira oyların %65’i sağa, %35’i sola gidiyordu.
1977 seçimlerinde CHP, ülke genelinde olduğu gibi İzmir’de de oy patlaması yaptı. CHP,1979 senato seçimlerinde, yine ülke geneline paralel şekilde, kemik oylarının dahi altına düşerken, AP oyları topladı. Memleketi 20 ay boyunca kötü yöneten CHP sandıkta cezalandırılmıştı. Sadece bu örnek bile ‘’İzmir halkı hizmete bakmaz. Oyunu CHP’ye verir’’ savını çürütmeye yeter.
İhtilalden sonra, 89 yerel seçimlerine kadar İzmir’de bütün seçimleri sağ partiler kazandılar. 1989’da yapılan yerel seçimlerde birinci olan SHP’nin oyları, sadece iki yıl sonra ki genel seçimlerde yarının altına (%52’den %24’e) düştü. Yani CHP’yi tercih eden iki İzmirliden biri, hizmetleri yeterli bulmadığı için tercihini değiştirdi. Tercihini değiştiren on kişiden sekizi sağ partilere, sadece ikisi DSP’ye yöneldi.
SHP 1994 yerel seçimlerinde 1989’un yarısı kadar oy alabildi. 80’li ve 90’lı yıllarda sağ-sol dengesi bazen 65-35 oldu bazen 60-40. Sağdan sola ve soldan sağa geçişler olduğu gibi sağ partilerin (DYP-ANAP) ve sol partilerin (SHP-DSP-CHP) kendi aralarındaki geçişlerde yüksekti.
Aynı anda yapılan 1999 genel ve yerel seçimlerini DSP kazandı. Bu zaferde DSP’nin sol olmasından ziyade, diğer partilerin yıpranmış olmaları, Öcalan’ın yakalanması ve DSP adayının sevilen bir isim olması etkili oldu. 2002 yılında yapılan genel seçimlerde DSP’nin oyları %40’tan %1,5’a düştü. Bu tablo İzmirlilerin körü körüne oy vermediğini göstermiyor mu?
2002 seçimlerinde CHP %30 oy alarak birinci oldu. Vatandaşların %65’i sağ, %35’i sol partilere oy vermişti. Yani CHP sağ bölündüğü için birinci oldu.
2004 ve sonrasında yapılan seçimlerden CHP birinci çıktı. Seçim sonuçlarına baktığımızda CHP oylarının vatandaşın memnuniyetine göre değiştiğini görüyoruz. Yerel seçimleri mercek altına alırsak; CHP 2004’te %47, yani 1999’da DSP ve CHP’nin aldığı kadar oy almış. 1999’da DSP’den kazanan Piriştina, 2004’te CHP adayıydı.
CHP 2009’da %56 oy aldı ki bu sonuçlar vatandaşların Piriştina’dan memnun olduğunu gösteriyor. CHP 2014’te %49, 2019’da %58 (Bu oranda İyi Parti oyları da var) ve 2024’te %49 aldı ki bu Kocaoğlu ve haleflerinden çok memnun olunmadığının göstergesi.
Seçim sonuçları ‘’ İzmir CHP’nin kalesidir’’ ve ‘’İzmirliler hizmete göre oy vermez’’ savlarının yanında ‘’CHP hiçbir zaman iyi hizmet etmedi’’ savını da çürütüyor. Zira Piriştina oyları neredeyse iki katına çıkarmış. 12 Eylül’den sonra Piriştina’ya kadar iki kere üst üste başkan seçilen siyasetçi de olmamış, iki kere seçimleri kazanan parti de. Çakmur ve Özfatura (iki kere) başkanken seçimleri kaybetmişler. Soyer ve Kocaoğlu yıprandıkları için aday gösterilmemişler.
Bu tablo hizmete göre oy verildiğini gösteriyor. Hizmet eden, oyları %30’dan %56’ya çıkarmış. Hizmet etmeyen solcuda sağcıda olsa seçimleri kaybetmiş. ‘’Soyer ve Kocaoğlu genel merkezle ters düştükleri için aday gösterilmediler’’ diyen okurlarıma cevabım; arkalarındaki halk desteği güçlü olsaydı, genel merkez bu isimleri aday göstermek zorunda kalırdı. Yavaş, Seçer, Karalar, Böcek ve Çerçioğlu Özgür Bey’e karşı Kemal Beyi desteklemelerine rağmen aday gösterildiler.
Son seçimleri CHP’nin kazanmasında Ak Partinin aday politikasının da etkisi var. İzmirli olmayanlar İzmir’de seçim kazanamaz. Binali Yıldırım Erzincanlı. Milletvekili olana kadar İstanbul’da sonra Ankara’da yaşamış. İzmir’le ilgisi yok. Zeybekçi Denizlili. Denizli ve İstanbul’da yaşamış. Denizli Belediye Başkanlığı, vekillik ve bakanlık yapmış. Onunda İzmir’le ilgisi yok. Yıldırım’dan farkı Denizli’nin İzmir’e, Erzincan’dan yakın olması ve Ege’de yer alması.
Ak Partinin seçim kampanyalarında kullandığı metafor da yanlıştı. Adaylar ‘’Hizmet edeceğiz. Hükümet arkamızda. Sizin hayat tarzınıza saygımız var. Hayat tarzınıza müdahale etmeyeceğiz’’ cümleleriyle özetleyebileceğimiz bir kampanya yürüttüler. İzmirliler ‘’Sizin’’ kelimesini kullanan aday istemiyorlar. Kendileri gibi yaşayan, hayat tarzları İzmirlilerden farklı olmayan adaylar istiyorlar. ‘’Siz, biz’’ ayrımını yaptığınız an kaybediyorsunuz.
Bir başka iddia, Tugay’ın başarısız olduğu ve sevilmediği. Konuştuğum İzmirlilerin tamamı ki bunlar siyasetle yakından ilgilenen vatandaşlar, farklı partilerden olmalarına rağmen, bu iddiayı doğruluyorlar. Ama rakamlar bu savı teyit etmiyor. Tugay 2019 seçimlerinde %71 oy oranıyla Karşıyaka belediye başkanı seçildi. CHP 2014 seçimlerinde de Karşıyaka’da aynı oranda oy almıştı. 2024 seçimlerinde alınan oy ora
Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar
- Alp Demir
Bu sadece İzmir için geçerli değil. Akdeniz, Marmara, Ege ve Trakya'nın tamamı için geçerlidir. Bu bölgede yaşayan insanlar kendi yaşam tarzlarına sahip ve kendilerinden olan insanlar isterler ve buna da hakları vardır. Hiç bir parti çıkıp doğudan gelen bir adayı batıya dayatmasın. Bir zahmet artık doğudan gelen adaylar doğudan gelmesin, kendi bölgelerinden aday olsunlar. Bir sonraki seçimlerde yerelde ve genelde millet artık buna dikkat ediyor ve partiden çok kendi yaşam tarzına ve kendinden olup olmadığına bakıyor ve daha fazla bakacak. Hiç batıdan gelen biri doğudan aday oluyor mu? Hayır. O zaman doğudan gelen de batıdan aday olmayacak. Bu kadar basit. Çünkü istemiyoruz. Hiç batıdan doğuya göç oluyor mu? Olmuyor. O zaman doğudan batıya da göç istemiyoruz. Terör bitti artık herkes evine dönsün. Batıda yaşayan insanlar da artık kendi kültürlerini yaşama hakkını geri alsınlar. Yeterince taciz edildiler.
