Köşe Yazısı

Milletin Parası Yurt Dışında, Peki Devlet Ne Yapıyor?

İsmail Türk
İsmail Türk
3 dk Sesli Dinle 0

Türkiye’de yıllardır yolsuzluğu, kara parayı ve kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığını tartışıyoruz. Operasyonlar yapılıyor, soruşturmalar açılıyor, kimi zaman mal varlıklarına el konuluyor.

Peki, suç yoluyla elde edilip yurt dışına kaçırılan paraların ne kadarı geri getiriliyor?

Asıl sorulması gereken soru bu.

Çünkü yolsuzlukla mücadele yalnızca suçluyu cezalandırmak değildir. Suçtan elde edilen serveti geri almak, kamu zararını gidermek ve milletin hakkını yeniden millete teslim etmektir.

DÜNYADA BİR MEKANİZMA VAR: StAR

Dünya Bankası ile Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi tarafından 2007 yılında kurulan StAR (Stolen Asset Recovery Initiative), yani Çalınan Varlıkların Geri Kazanılması Girişimi, tam da bu amaçla faaliyet gösteriyor.

Yolsuzluk yoluyla ülkelerinden çıkarılan varlıkların izinin sürülmesi, dondurulması, müsadere edilmesi ve geri alınması için devletlere hukuki ve teknik destek sağlıyor.

Nijerya, Filipinler ve Peru gibi ülkelerde geçmişte büyük miktarlarda suç varlığı geri kazanıldı. Bu örnekler, uluslararası iş birliğinin somut sonuçlar verebildiğini gösteriyor.

Peki, Türkiye bu imkândan ne ölçüde yararlanıyor?

Türkiye, Birleşmiş Milletler Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi’ne taraf. Sözleşmenin 51–59. maddeleri, suç varlıklarının geri kazanılması için hukuki iş birliğini düzenliyor.

Üstelik StAR’ın Türkiye için hazırlanmış bir varlık geri kazanım rehberi de bulunuyor.

Demek ki mesele yalnızca hukuki imkânların varlığı değil, bu imkânların nasıl ve ne ölçüde kullanıldığı.

TÜRKİYE KAÇ LİRAYI GERİ KAZANDI?

Adalet Bakanlığına, Hazine ve Maliye Bakanlığına ve MASAK’a soruyorum:

* Türkiye, 2007’den bugüne StAR girişimiyle hangi somut çalışmaları yürüttü?
* Yurt dışındaki suç gelirlerinin geri alınması için kaç ülkeye başvuruldu?
* Kaç banka hesabı ve mal varlığı için dondurma veya müsadere talebinde bulunuldu?
* Bugüne kadar ne kadar para ve mal varlığı Türkiye’ye iade edildi?
* Devam eden süreçler hakkında kamuoyuna hangi bilgiler veriliyor?

Bunlar siyasi polemik değil, kamu kaynaklarının hesabını sormaya yönelik meşru sorulardır.

Uluslararası Mali Eylem Görev Gücü FATF’ın Eylül 2026 tarihli Türkiye değerlendirmesinde de yurt dışındaki suç varlıklarının izlenmesi ve geri kazanılması konusunda geliştirilmesi gereken alanlara dikkat çekiliyor.

Türkiye’nin 2026–2030 dönemini kapsayan suç gelirleriyle mücadele ve müsadere stratejisi bulunuyor. Ancak bir stratejinin başarısı, hazırlanan belgelerle değil, elde edilen sonuçlarla ölçülür.

OPERASYONLAR YAPILIYOR, PARALARIN AKIBETİ NE OLUYOR?

Türkiye’de büyük yolsuzluk ve kara para soruşturmaları zaman zaman gündemi sarsıyor.

Milyonlarca liralık mal varlıklarından, banka hesaplarından, şirketlerden söz ediliyor.

Sonra gündem değişiyor.

Peki, o varlıkların hukuki akıbeti ne oluyor?

Ne kadarı kesinleşmiş kararlarla müsadere ediliyor? Ne kadarı kamuya kazandırılıyor? Yurt dışında bulunan suç gelirlerinin ne kadarı geri alınıyor?

Bu soruların cevapları düzenli, şeffaf ve denetlenebilir biçimde açıklanmalıdır.

Elbette yurt dışına çıkarılan her para suç geliri değildir. Hukuka uygun sermaye hareketleriyle yolsuzluk yoluyla elde edilmiş varlıklar birbirinden ayrılmalıdır. Devam eden soruşturmaların gizliliği ve masumiyet karinesi de korunmalıdır.

Ancak bu ilkeler, sonuçlandırılmış işlemlere ilişkin toplu verilerin kamuoyuyla paylaşılmasına engel değildir.

MİLLETİN HAKKININ HESABINI KİM VERECEK?

Emeklinin geçim mücadelesi verdiği, işçinin ay sonunu düşündüğü, çiftçinin üretim maliyetleriyle boğuştuğu bir ülkede kamu kaynaklarının tek kuruşu bile önemlidir.

Devletin görevi yalnızca vergi toplamak değil, o vergiyi korumak ve suç yoluyla kaybedilen kamu varlıklarını hukukun bütün imkânlarıyla geri kazanmaktır.

Burada herhangi bir kişi veya kurumu delilsiz suçlamıyorum. Yalnızca devletin ilgili kurumlarından somut rakamlarla açıklama bekliyorum.

Kaç dosya açıldı? Kaç ülkeye başvuruldu? Ne kadar varlık donduruldu? Ne kadarı geri getirildi?

Çünkü yolsuzlukla mücadelenin gerçek bilançosu yalnızca operasyon sayısıyla çıkarılamaz.

Bir ülkenin hukuk gücü, suçtan elde edilen kazancı ne ölçüde geri alabildiğiyle de anlaşılır.

Milletin hakkı olan para dünyanın neresine götürülürse götürülsün, hukuken izinin sürülmesi gerekir.

Ve şimdi asıl soru:

Milletin parası yurt dışına kaçırılmışsa, devlet onu geri getirmek için ne yaptı, ne kadarını geri aldı?

Bu sorunun cevabı bir açıklama değil, rakamlarla ortaya konulmuş bir bilanço olmalıdır.

İsmail TÜRK
Gazeteci – Yazar

Bu Yazıyı Paylaş