Siyasete ve hayata renk katanlar: Kaptan Mustafa Can
Yazılarımı takip edenler bilirler. İnsanların kıymetini öldükten sonra anlamanın, ardından methiyeler düzmenin, yaşarken esirgediğimiz sevgiyi ve vefayı mezar taşlarının başında göstermenin çok da anlamlı olmadığını sık sık vurgularım.
Bu yüzden zaman zaman “Ben ölü seviciliğine karşıyım.” derim. Elbette kastettiğim, ebediyete irtihal eden insanlarımızı hayırla yâd etmek değildir. Aksine, geçmişlerimizi hayırla anmak, hatıralarına sahip çıkmak, hizmetlerini gelecek nesillere aktarmak önemli bir insanlık erdemidir.
Ancak benim asıl üzerinde durduğum mesele şudur: İnsanların kıymetini yaşarken bileceğiz. Hak ettikleri sevgiyi, saygıyı ve vefayı hayattayken göstereceğiz.
Çünkü bazı insanlar vardır; yalnızca kendi hayatlarını yaşamazlar. Başkalarının hayatlarına dokunur, zor zamanlarında yanlarında durur, sevinçlerine ortak olur, dertlerini kendi dertleri bilirler. Bulundukları ortama neşe, dostluklarına güven, hayata ise bambaşka bir renk katarlar.
İşte bugün sizlere böyle bir insandan söz etmek istiyorum.
Namıdiğer Kaptan Mustafa Can!
Mustafa Can Bey, şahsen benim hayatıma anlam ve renk katan, dostluğuyla gönlümde müstesna bir yer edinmiş insanlardan biridir.
Dostlukların menfaatle ölçüldüğü, insanların birbirini makamına, imkânına ve gücüne göre değerlendirdiği bir çağda, karşılık beklemeden yanınızda duran insanların kıymeti çok daha iyi anlaşılıyor.
Ben Mustafa Can'ın dostluğunu yalnızca güzel günlerde değil, zor zamanlarımda da gördüm. Yanımda duruşunu, samimiyetini, hiçbir hesap yapmadan gösterdiği vefayı unutmadım, unutmam da.
Çünkü insanın gerçek karakteri, dostunun iyi gününde yanında görünmesiyle değil, zor gününde hangi fedakârlığı göze alabildiğiyle ortaya çıkar.
Mustafa Can'ın en önemli özelliklerinden biri de sahip olduğu imkânların ve değerlerin onu kibirli değil, daha mütevazı; insanlardan uzak değil, insanlara daha yakın; katı değil, daha hoşgörülü ve anlayışlı bir insan hâline getirmiş olmasıdır.
Her insanın imkânı olabilir. Her insan bir makama, servete veya çevreye sahip olabilir. Fakat herkes sahip olduklarını başkalarının hayatını güzelleştirmek için kullanamaz.
İşte insanı farklı kılan da budur.
Zenginlik insanın cebindekilerle değil, başkalarının hayatında bıraktığı güzelliklerle ölçülmelidir.
Mustafa Can, sosyal sorumluluklarını hayatının önemli bir parçası hâline getirmiş, toplumun farklı kesimlerine maddi ve manevi katkılar sunmayı kendisine vazife edinmiş nadide insanlardan biridir.
Özellikle toplumun alt katmanlarında yaşayan, sesi yeterince duyulmayan, imkânları sınırlı insanların hayatlarına dokunan pek çok çalışmanın ve projenin arkasında onun emeği, desteği ve gayreti vardır.
Üstelik bunları yaparken kendisini ön plana çıkarma, alkış toplama veya bir karşılık bekleme hesabı içerisinde olduğunu görmedim.
Bazen kendi konforundan fedakârlık ederek, bazen zamanını, bazen imkânlarını ortaya koyarak Türk milletinin değerlerine, Türk milliyetçiliğine, siyasete ve sivil toplum kuruluşlarına hizmet etmeye çalışmıştır.
Benim gözümde bunlar sıradan işler değildir.
Çünkü Türk milliyetçiliği yalnızca büyük sözler söylemek, heyecanlı nutuklar atmak veya geçmişin hatıralarıyla övünmek değildir.
Türk milliyetçiliği aynı zamanda bir ahlak, bir sorumluluk, bir fedakârlık ve gerektiğinde hiçbir karşılık beklemeden milletinin insanına el uzatma iradesidir.
Mustafa Can'ın bu anlayışı yalnızca sözlerinde değil, hayatındaki davranışlarında da görmek mümkündür.
Bir başka özelliği daha var ki benim için son derece kıymetlidir.
Sıkıntıya düştüğünüzde kendisine uzun uzun derdinizi anlatmanız, yardım istemeniz, hatta bazen bir şey söylemeniz bile gerekmez. O, dostunun hâlinden anlamaya, üzerine düşen vazifeyi kendiliğinden yerine getirmeye çalışan bir gönül insanıdır.
Böyle insanların sayısı ne yazık ki her geçen gün azalıyor.
Bugün pek çok insan, dostunun zor durumda olduğunu bilse bile görmezden gelebiliyor. Kimileri dostluğu yalnızca aynı sofrada oturmak, birlikte gülmek, güzel günleri paylaşmak zannediyor.
Oysa gerçek dostluk, herkes uzaklaşırken yaklaşabilmek, herkes susarken hâl hatır sorabilmek, herkes hesap yaparken hiçbir hesap yapmadan el uzatabilmektir.
Mustafa Can'ın benim hayatımdaki yeri de tam olarak budur.
Ancak onun hakkında yalnızca yaptığı hizmetlerden, siyasete, sivil toplum kuruluşlarına ve Türk milliyetçiliğine sağladığı katkılardan söz edersem kendisine haksızlık etmiş olurum.
Çünkü bir de Kaptan Mustafa Can'ın dost meclislerindeki hâli vardır.
Kendine has mizah anlayışı, içten kahkahası, sevgi dolu yüreği, bulunduğu ortama kattığı neşe ve insanlarla kurduğu samimi ilişkiler...
Bazen bir sözüyle insanı güldürür, bazen bir davranışıyla düşündürür, bazen de hiç beklemediğiniz bir anda gösterdiği incelikle gönlünüzde bambaşka bir yer edinir.
Hayat zaten yeterince zor. İnsanların birbirine tahammülünün azaldığı, siyasetin sertleştiği, dostlukların bile zaman zaman çıkar ilişkilerine dönüştüğü bir dünyada, çevresine huzur ve neşe veren insanların varlığı büyük bir nimettir.
Ben siyasette de sosyal hayatta da insanları yalnızca fikirleriyle, makamlarıyla veya sahip oldukları maddi güçle değerlendirmem.
Benim için insanın karakteri, vefası, merhameti, zor günlerdeki duruşu ve çevresine kattığı değer çok daha önemlidir.
Mustafa Can'ın şahsında gördüğüm de budur.
Elbette hiçbir insan kusursuz değildir. Hepimizin eksikleri, hataları, yanlışları vardır. Fakat önemli olan, bir insanın hayatının toplamında hangi değerlerin ağır bastığı ve arkasında nasıl bir insanlık izi bıraktığıdır.
Ben Kaptan Mustafa Can'ı değerlendirirken işte bu ölçülere bakıyorum.
Bugün bu satırları yazmamın sebebi ne bir beklenti ne de bir karşılık arayışıdır. Dostluğuna şahit olduğum, vefasını gördüğüm, hayatıma güzellikler kattığına inandığım bir insana yaşarken hakkını teslim etmek istiyorum.
Zira vefa yalnızca geçmişe duyulan minnet değildir. Vefa, yaşayan değerlerimizin kıymetini zamanında bilme ahlakıdır.
İnsanlar öldükten sonra arkalarından söylenecek güzel sözler elbette kıymetlidir. Ama o güzel sözlerin bir kısmını hayattayken söyleyebilmek, bir insanın yüzünde tebessüme, gönlünde sevince vesile olabilmek bana göre çok daha anlamlıdır.
Kaptan Mustafa Can, benim tanıdığım kadarıyla, siyasete de sosyal hayata da dost meclislerine de renk katan insanlardan biridir.
Kendisinin şahsında bir hakikati daha ifade etmek istiyorum:
Bir insanın topluma katkısını yalnızca yaptığı bağışlarla, sağladığı maddi imkânlarla veya üstlendiği görevlerle ölçemeyiz. Bazen bir insanın en büyük hizmeti, çevresine aşıladığı güven, yaşattığı dostluk, gösterdiği merhamet ve insanlara verdiği yaşama sevincidir.
Ve bütün bunların maddi bir karşılığı yoktur.
Sevgili Kaptan Mustafa Can,
Hayatıma kattığın renk, dostluğuma gösterdiğin vefa, zor günlerimdeki duruşun ve insan olmanın güzelliklerini yaşatan karakterin için sana teşekkür ediyorum.
Bu satırlar bir övgü borcunu ödeme gayreti değil, bir dostun diğer dosta gönlünden geçenleri ifade etmesidir.
Çünkü ben insanların kıymetinin cenaze törenlerinde değil, hayattayken bilinmesi gerektiğine inanıyorum.
Unutmayalım!
Bu dünyada makamların da servetlerin de unvanların da bir sonu vardır. Gün gelir hepsi geride kalır. Ama bir insanın başka bir insanın gönlünde bıraktığı iz kolay kolay silinmez.
Bazı insanlar hayattan gelip geçer. Bazıları ise hayatımıza girer, dünyamızı güzelleştirir ve bizden bir parça hâline gelir.
Kaptan Mustafa Can, benim için işte o insanlardan biridir.
Ve son sözüm şudur:
İyi insanların kıymetini öldükten sonra anlatmak kolaydır. Asıl vefa, onlar hayattayken haklarını teslim edebilmektir. Çünkü bazı insanlara verilecek en güzel çiçek, mezarlarına bırakılan değil, yaşarken gönüllerine dokunan bir çift güzel sözdür.
Yazarın Diğer Yazıları
- Türk Dünyasına Gönül Veren Bir Türk Kadını: Nurane Güler ve Bakü’den Yükselen Kardeşlik Sesi
- Her kazadan sonra aynı acı, aynı taziyeler… Peki, değişen ne?
- Güvenin “G”si kalmadı!
- Yazsam Tesiri Yok, Sussam Gönlüm Razı Değil
- Bahçeli Yine Sistemin Değişeceğini mi Haber Veriyor?
- Unutmak Diye Bir Şey Var mı?
- Zenginlik Ne Zaman Gösterişe Dönüştü?
- Gıda Takviyesinde Üretim Enflasyonu: Sağlık mı, Yeni Bir Pazar mı?
