Türklerin son cihangiri
Türklerin yetiştirdiği son büyük cihangir olan Nadir Şah, aynı Cengiz ve Timur gibi soylu bir aileden gelmiyordu. Han, hakan, sultan veya melik çocuğu değildi. Çocukken kaybettiği babası çobandı. Gençliğinde çok fukaralık çekti. Annesi ve kardeşleriyle birlikte Özbeklere esir düştü. Üç yıl süren esaretten sonra memleketine dönebildi.
Nadir’in gençliğinde Safevi devleti yıkılmak üzereydi. PeştunlarTahran ve İsfahan dahil ülkenin doğusunu ve güneyini işgal etmişlerdi. Osmanlılar Tebriz’den güneye sarkarak Kazvin, Kirmanşah ve Hamedan’ı almışlardı. (Türkiye’de ‘’Osmanlılarla İran 1639 yılında imzalanan Kasrı Şirin’den sonra savaşmadılar’’ ifadesi sürekli tekrar edilir. Defalarca savaştılar. Sınırlar sürekli değişti. 1823 senesinde biten son savaştan sonra, Kasrı Şirin sınırlarına geri dönüldü.) Rusya bugünkü Azerbaycan topraklarını işgal etmişti. Şah, Peştunlardan canını zor kurtararak Horasan’da sarp bir kaleye sığınmıştı.
Ahval buyken Nadir yaşlanan kayınbabasının yerine köy ağası oldu. Otorite boşluğundan yararlanarak topraklarını genişletti. Ele geçirdiği yerlerde emniyet ve adaleti sağladığından beyliğini gönül rızasıyla kabul edenler oldu. Toprakları genişleyip ünü yayılınca Şah onu bulunduğu kaleye davet etti. Hilatlargiydirerek İran’a hakim olmak için yardım etmesini istedi.
O tarihlerde İran’ın Şiileşme süreci tamamlanmıştı. Sadece Türkmenler, Kürtler, Peştunlar ve Beluçlar Sünni’ydi. Şii halk Peştunların, Osmanlıların ve Rusların hakimiyetinden rahatsızdı. Nadir, Şahın teklifini kabul ederek Safevi kuvvetlerinin başına geçti. Halkın rahatsızlığından istifade ederek güçlü bir ordu kurdu.
Horasan’da doğup büyüdüğünden, Nadir Şah’ın Sünni olduğu iddia edilir. Bu iddia yanlıştır. Nadir, Anadolu’dan İran’a gelerek Safevi devletini kuran boylardan biri olan Afşar Boyuna mensuptur. Savefiler Özbek Hanlığıyla olan sınırlarının güvenliğini sağlamak için güvendikleri savaşçı Şii Türkleri ve Kürtleri Horasan’a serhatte yerleştirdiler. Nadir’in dedeleri bu yerleşimcilerdendi.
Nadir Horasanda Sünni ve Şii Türklerin arasında doğdu, büyüdü. Mezhepçiliğin bir milleti nasıl böldüğünü ve kardeşi kardeşe kırdırdığını gördü. Caferiliği beşinci hak mezhep yapmaya çalışmasının amacı bu bölünmeyi bitirmekti. Sünni olması değil.
Nadir Şah’ın emrindeki Safevi ordusu irili ufaklı muharebelerden sonra Peştunları hezimete uğrattı. Ardından Osmanlıları ve Rusları İran ve Azerbaycan’dan çıkardı. Bu savaşlarda bazen yendi bazen yenildi ama yılmadı. Nihai zafer kendisinde kalana kadar savaşmayı sürdürdü. Osmanlıların mağlup olması, Lale Devrinin bitmesiyle, padişahın tahttan indirilip veziriazamın idam edilmesiyle sonuçlandı.
Timur’un zaferler kazanmasında eğitimli filler etkili olmuştu. Hiç fil görmemiş olan atlar üzerlerine koşarak gelen bu dev yaratıklardan korkup kaçıyorlardı. Topu ve tüfeği geliştirmesi, hareketli toplar icat etmesi Osmanlıya cihan hakimiyetinin yolunu açtı. Nadir Şah’ın galibiyetlerinde, kendisinin icat ettiği, devenin üzerine yerleştirilen, zemberek denilen, taramalı tüfeğin öncülü olarak kabul edilen hareketli topların payı büyüktür.
Şahı tekrar tahtına oturtan Nadir işgal altındaki toprakları kurtarmak ve Paştunları hareket edemez hale getirmek için doğuya yöneldi. Nadir’in zaferlerinden rahatsız olan Şah, payitahtta kalan askerlerle batıya yönelerek Osmanlılara saldırdı ve yenildi. Doğu’daki seferi yarıda kesmek zorunda kalan Nadir Şah, batıya yönelerekOsmanlıları püskürttü. Şahı tahttan indirerek yerine sekiz aylık oğlunu geçirdi.
Bu tarihten sonra eski şahın tahta geçmesi gerektiğini savunan Farslarla Nadir Şahın pozisyonunu koruması gerektiğini düşünen Türklerin mücadelesi başladı. Savefiler tamamen Farslaşmışlardı. Hanedan üyeleri Türkçe bilmiyorlardı. Savaş eğitimi almıyorlardı. Türkler başlangıçta bebek şahın meşru olduğunu savunuyorlardı. Zamanla bu argümanın zayıf olduğunu anladılar. Eski şahın başa geçmesi dengeleri tamamen değiştireceğinden Nadir Şah’a ‘’Safevileri indirelim sen şah ol’’ baskısı yapmaya başladılar.
Nadir Şah Mugan ovasında, İran ve Afganistan’daki Türk boylarının tamamının temsil edildiği, milyondan fazla kişinin katıldığı, Cengiz’in han seçildiği kurultayı örnek alan bir kurultay topladı. Bu kurultayda divanda, çarşıda, sarayda, orduda, dergahta, medresede ve tekkede Türkçe konuşulması, ilk üç halifeye sövme ve lanet okumanın terk edilmesi, Sünnilerle aynı ezanın okunması ve Caferiliğin beşinci mezhep olarak kabul edilmesi için çalışmasına müsaade edilmesi şartlarıyla şah olmayı kabul etti. Nadir’in şah olmasıyla Türk-Fars mücadelesi sönümlendi.
Nadir Şah başkenti o zaman ahalisi Türk olan Meşhet’e taşıdı. Osmanlılarla Caferiliğin beşinci mezhep olarak kabul edilmesi için temas kurdu. Değiştirilmesi gereken başka hükümler varsa bildirilmesini istedi. Ama o dönemdeki Osmanlı idarecileri,Türkler arasındaki çekişmeyi bitirecek vizyondan çok uzaktılar.
Nadir Şah bugünkü Hindistan’ın, Pakistan’ın, Bangladeş’in, Türkistan’ın, Horasan’ın ve Afganistan’ın tamamını ele geçirmesine rağmen bu coğrafyalarda kurulu Türk devletlerini yıkmadı. Kendisini büyük hakan tanımak şartıyla varlıklarını sürdürmelerine izin verdi. Böylece Afşar İmparatorluğunun yüzölçümü Osmanlıyı geçti.
Bu coğrafyalardaki Türkleri Şiiliği kabul etmeye zorlamadı. Bilakis ulemanın taleplerine rağmen mezhep konusunu gündeme getirmedi. Türk-Moğol İmparatorluğunun sultanı Türk olmasına rağmen Türkçe bilmiyordu. Nadir Şah çok iyi Farsça bilmesine rağmen sultanla tercüman aracılığıyla Türkçe konuştu. Sultanı Türkçe bilmediği için ayıpladı. Nadir Şah bir Türk milliyetçisiydi. Doğu Türklerini birleştirdi.
Ama Timur’un düştüğü hatayı tekrarlamadı. Türk devletlerini yıkmadı dolayısıyla Türklüğü zayıflatmadı. Türkçeyi diplomasi, bürokrasi, sanat ve eğitim dili yaptı. Türkleri bölen ve birbirine düşüren mezhep farkını gidermeye çalıştı. Ondaki ufuk Osmanlı devlet ricalinde olsaydı Türklerin kaderi değişebilirdi.
Nadir’i Safevi taraftarı Farslar zehirleyerek öldürdüler.Vefatından sonra alevlenen Türk-Fars mücadelesi, Kaçar Türklerinin iktidara gelmesiyle sonuçlandı. 130 yıllık Kaçar döneminde yarı sömürgeye dönüşen İran, Pehleviler dönemine Ruslar ve İngilizler tarafından işgal edildi. Nadir Şah’ındünyanın en güçlü devleti yaptığı İran, sömürgeleştirildi.
