Köşe Yazısı

Beden ve İnsan

Serpil Güleçyüz
Serpil Güleçyüz
2 dk Sesli Dinle 0

​Bedenimiz ve beynimiz, hayatımız boyunca bizi değiştirmeye, geliştirmeye ve yenilemeye devam eder.

​Tıp doktorlarının belirttiğine göre; mide duvarı ve bağırsaklar üç ila beş günde, derimiz on günde, akciğer hücreleri, karaciğer ve böbrekler altı aydan bir yıla kadar, iskelet dokularımız ise yirmi yılda kendilerini yeniler.

​Bedenimiz ve beynimiz, sürekli yenilenmenin yanı sıra esnek bir yapıya sahiptir. Çalıştıkça, işledikçe doğada güçlü ve yetenekli hale geliriz.

​Ancak, her canlının bir sonu vardır.

Bir gün gelir, sayılı olan ömür süreleri tamamlanır ve her canlı ölümü tadar.

​Allah'ın en büyük eseri olarak yaratılmış olan insan; içindeki yüce değerleri unutarak, yaşadığı sürece sadece bedenini ve duygularını beslemeye odaklanır.

Dünyanın malına, mülküne, şanına, şöhretine, paraya ve pırıltılı yaşama koşar. Egolarına ve bencilliklerine kapılır; her gün daha da açgözlü olur.

​Oysa insan, ruhunun değerlerini aydınlatmanın ve ruhunu beslemenin bir yolunu bulmalıdır.

Yapabileceği onca güzel şey varken elindeki imkânları iyiliğe kullanmayanlar, topluma en büyük kötülüğü yapanlardır.

​Her gün yeni bir olayla sarsılıyoruz: Cinayet, şiddet, dolandırıcılık, kadına yönelik şiddet... 

Dünya büyük bir kaos içinde. Topluma şiddet hâkim olmuş, birbirimize tahammülümüz kalmamış. 

Trafikte küçük bir hata ya da yol kapma yarışı nedeniyle en ağır küfürler ediliyor, hatta sopalarla birbirlerine saldırıyorlar. İnsanlıklarını ve onurlarını bu kadar değersizleştirebiliyorlar. İnsanlara yalan söyleyerek, kandırarak, dolandırarak, arkasından konuşarak, karşıdakini etkilemek için binbir kılığa girerek kendilerini akıllı sanıyorlar.

​Çocuklarına hak, hukuk ve adaletten, insan onurundan bahsetmek yerine; "Her ne olursa olsun çalış, kazan, zengin ol. Başarıya giden her yol mübahtır," diyenler, çocuklarını iyi yetiştirdiklerini sanıyorlar.

​En büyük hatamız; aklımızı ve bilgi birikimimizi hayra çevirmek yerine, hayatı anlamsız bir şekilde tüketerek yaşamak...

​Unutmayalım:

Bedenimiz kendini yenilemeyi her koşulda başarabiliyor; ama yitirdiğimiz insanlığımızı, vicdanımızı yenileyecek bir hücremiz henüz yok.

​Şimdi kendimize sorma vakti:

*Biz bu dünyaya sadece tüketmek için mi geldik, yoksa anlam katarak iz bırakmaya mı?*

Bu Yazıyı Paylaş