CHP Doludizgin
Çok garip bir tabloyla karşı karşıyayız. Kemal Bey sadece üç yıl önce, muhalefeti iktidara karşı birleştirerek seçimlerde %48,5 nispetinde oy alan adamdı. Kemal Bey mağlup oldu ama aslında alınan sonuç başarılıydı. Düşünün Türk milliyetçileriyle etnik milliyetçiler hatta bölücüler aynı adaya oy verdi. Siyasal İslamcılarla, İran’a sempati besleyenlerle dinin her türlü tezahürüne karşı olan aşırı solcular, aynı potadaydı. Liberaller, Fetöcüler, komünistler ve ülkücüler Kemal Bey için çalıştılar.
Vatandaştan Kemal Bey için oy isteyenler, Kemal Bey’e kefil olanlar bugün onu iktidara uşaklık etmekle suçluyorlar. Dünyanın en dürüst adamı, boğazından haram lokma geçmeyen Kemal Bey oldu sahtekar, iş birlikçi. Bir solcunun, sosyal demokratın hatta merkez sağcının Kemal Beyi desteklemesi izah edilebilir. Ama bir ülkücü, bölücü veya siyasal İslamcı neden Kemal Bey’i desteklesin? Bu destek bugünlerde her türlü sıfat layık görülen Kemal Beyin dürüstlüğüne, demokratlığına dayandırılıyordu.
Kemal Bey CHP’yi küs olduğu geniş kitlelere açan liderdi. Siyasi yelpazenin her tarafından politikacıları CHP’ye kattı. Aday yaptı. Vekil seçtirdi. Teşkilatlarda görev verdi. Tepkileri üzerine aldı. Geri adım atmadı. Partiye getirdiklerinin neredeyse tamamı şimdi ona karşı. Diyeceksiniz ki Kesici Kemal Beyle beraber. Haklısınız. Gelin görün ki onu da CHP’ye Kemal Bey değil Deniz Bey getirmişti.
Kemal Bey bununla yetinmedi. Muhalif partileri altılı masada topladı. Dördü ittifak kurduklarında bile bir milletvekili çıkaramayacak partilere 39 milletvekilliği verdi. Şimdi bu partilerde ona karşı. Seçimlere katılabilsin diye on beş milletvekili verdiği İyi Partide, Dem Partinin tepkisini göze alarak İçişleri Bakanlığını ve MİT Müsteşarlığını verdiği Zafer Partisi de ona muhalif.
CHP, Deniz Bey genel başkanken kendi kitlesine hitap ederdi. Aşırı sola da sağa da kapalıydı. İlhan Bey gibi isimler bir elin parmağını geçmez. Oysa Kemal Bey partiyi aşırı sola da açtı. 10 Aralıkçılar partiye dahil edildi. Oğuz Kaan Salıcı, Canan Kaftancıoğlu ve Selin Böke gibi isimler etkili pozisyonlara getirildi. Bu isimler vasıtasıyla hem aşırı solun her rengiyle hem de DEM ile ilişkiler önce iyileştirildi sonra geliştirildi.
CHP’nin 2019 yerel seçimlerinde elde ettiği başarı, özellikle İstanbul, Adana, Hatay ve Mersin’in kazanılması bu siyaset sayesindedir. Örneğin Şişli ve Beyoğlu’nda aşırı solcu, Kadıköy’de Dem Partili adaylar gösterildi. Bu gruplardan gelen oylarla büyükşehir kazanıldı.
HADEP ile ittifak kuran SHP’nin dağılmasından sonra kitle partileri DEM çizgisindeki partilerden uzak duruyordu. Kemal Bey bu yaklaşımı da değiştirdi. Sezgin Bey gibi DEM Partiye yakın isimleri transfer etti, vekil yaptı. Parti meclisine aldı. Bu isimler vasıtasıyla DEM Partinin kılcal damarlarına kadar ulaştı. CHP ile ilgili ön yargıları kırdı. CHP liderinin Diyarbakır’da %72 oy alması sadece talimatla olmaz. (‘’DEM Partililer Erdoğan’a asla oy vermez’’ diyenler çok yanılıyorlar. İkna edilirlerse bal gibi verirler.) Gelin görün ki bugün aşırı solda DEM Partililerde Özelden yana.
Neden aşırı solcular ve DEM Parti, Canan Hanımın ifadesiyle ‘’merkez sağdan gelen bir burjuva çocuğunu, babadan kapitalist olan müteahhit Ekrem’i’’ Tuncelili gariban çocuğu Kemal Beye tercih eder? Mutlak Butlan kararı çıkınca CHP Genel Merkezinin önünü CHP’lilerden çok aşırı solcular doldurdu.
Kemal Beyin partiye getirdiği, solculuğu ve/veya CHP’liliği tartışmalı ne kadar isim varsa Ekrem ve Özgür Beyle beraberler. Kemal Beyin partiden tasfiye ettiği Berhan Şimşek, Mehmet Sevigen, Gürsel Tekin, Barış Yarkadaş ve Yılmaz Ateş gibi atadan babadan CHP’liler, gençlik kollarından yetişenler Kemal Beyle birlikteler.
Cumartesi günü Güven Parkta toplanan kalabalık genel merkezde toplananın üç katı olmasına rağmen hedeflenenden çok cılızdı. Özel’in mitingine 45, Kılıçdaroğlu’nun mitingine 20 vekil katıldı. Teşkilatlar, belediyeler, muhalif medya, kamuoyu ve diğer partiler kendisine bu kadar karşıyken Kemal Bey sonuç alabilecek mi? Bugünkü tabloya bakınca zor. Ama Türkiye’de parti içi demokrasi olmadığını düşününce ve %48,5 oya dönüşen geniş mutabakatı Kemal Beyin sağladığını dikkate alınca mümkün.
Kemal Bey konuşmasında takip edeceği stratejiyi ortaya koydu. Muhalifleri yolsuzluklarla, FETÖ irtibatlarıyla ve yurtdışı bağlantılarıyla vuracak. Aşırıları, yolsuzluğu su götürmeyecek olanları ve FETÖ ile yakın ilişkisi olanları partiden ihraç edecek. Diğer CHP’lilerin gönlünü kazanmaya çalışacak. Belediye başkanlarının bölünmeye karşı olmalarını kullanacak. Başkanlar belediye meclislerinde çoğunluğu kaybetmemek için bölünmemekten yana ağırlık koyacaklardır. Bölünme olursa büyük kısmı CHP’de kalacaktır.
Özgür Beyinde stratejisi gayet net: Partiden savaşa savaşa ayrılacak. CHP Genel Başkanıydı. Becerebilirse önce lidere sonra halk önderine dönüşecek. Genel Merkezin direnerek boşaltılması, Meclise ve Anıtkabir’e yürüyüş ve TOMA’ya çıkma spontane eylemler değil. Bilinçli hamleler.
Özgür Beyin işi çok zor. CHP’den ayrılan güçlü siyasetçiler yirmiden fazla parti kurdular. Biri bile tutmadı. DSP demeyin. DSP’yi CHP’den ayrılanlar kurmadı. CHP kapatıldı. Yerine SODEP ve DSP kuruldu.
Kurulacak partinin bir hikayesi olmalı. Yolsuzluktan, hovardalıktan hikaye çıkarmak kolay değil. Üstüne üstlük birde FETÖ’cülük iddiası var. Tutmaz demeyin. Karadeniz’e yayılan Gülbahar Hatun Kolejleri Ekrem Beyindi. Ekrem Bey Samanyolu TV’de tam 12 sene spor yorumculuğu yaptı. Özkan Beyin ve Böcek ailesinin itiraflarından sonra Özgür Beyin ve A takımının dokunulmazlığı kaldırılabilir.
İki tarafında işi zor. Eşi benzeri görülmemiş bir siyasi mücadeleye şahit olacağız.
Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar
- Alp Demir
Her ortaya çıkan sorunda Atatürk'ün arkasına sığınanlar en büyük Atatürk düşmanıdırlar. Bu hep böyle olmuştur. Aynı şey diğer taraf için de geçerli. Ne zaman din, başörtüsü v.b. konularla ilgili bir yaygara kopsa, onu kopartanlar suç işlemiştir, ya da zora düşmüştür. Bunlar da dinin ve başörtüsünün arkasına saklananlardır. Millet bunları artık ezberledi. Ciyak ciyak sokaklara dökülüp, yıkap, döken ve ortalığı terörize edenler mağdurlar değildir. Gerçek mağdurlar sessizdir. Gerçek tek mağdur halktır.
