Defo-n
Bir defo meselesi...
Bir de -fon meselesi.
Ahlaksızlığı başörtüsünde aramak da topukluda aramak da aynı şekilciliğin ürünü.
Eşarplı ya da topuklu... Bize aynı şeyi gösteriyor: Görüntüye bakıp hüküm vermemeli.
Ahlak kıyafetin biçiminde değil, fiildedir.
Artık şekli geçtik kim neyi tercih ederse etsin.
Bir ürünün defosu varsa ayıplı maldır. Peki ya toplumsal hayatın defoları? Onları hangi etikete iliştirip rafa kaldıracağız?
Haftalardır gündemin ilk sıralarından düşmeyen fon meselesi, büyükten küçüğe herkesin dilinde.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Fatma Betül Sayan Kaya'nın tutuklanmasıyla birlikte dosya yeni bir boyut kazandı.
Suçlama: Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak.
Şimdi insan sormadan edemiyor:
Örgüt lideri kim? Diğer üyeler kimler? Bu yapı nasıl kuruldu? Yaklaşık 50 gündür gündemde olan bu dosyada neler yaşandı, kimler neyi biliyordu?
Üstelik bir dönem devletin bakanlık koltuğunda oturmuş bir isimden söz ediyoruz.
Madem ortada bir örgüt var, bu örgütün tamamı ortaya çıkarılacak mı? Yoksa sorular yine birkaç ismin etrafında mı dolaşacak?
"Hangi duvar yıkılır sorular doğruysa..."
Demiş şair nede güzel söylemiş.
Bir de şu var: Defolu ürünün ayıbı nasıl üreticisine aitse, ortaya çıkan iddiaların hesabı da kimseyi görüntüsüne, makamına ya da geçmişteki sıfatına bakarak ayrıcalıklı kılmadan sorulmalı.
Yüce yargımız soracaktır elbette!
Çünkü asıl mesele, kimin nasıl göründüğü değil, ne yaptığıdır.
Zaten ekonomik bir darboğazın içinde yaşam mücadelesi veren insanlar, bir de hak arayışlarının karşılığında mağdur ediliyor; birikimlerini, umutlarını, geleceklerini emanet ettikleri yapılarda kaybediyor.
İnsanların paralarına göz dikmek, yalnızca ekonomik bir kayıp yaratmıyor. Güveni, emeği ve yarına dair kurulan hayalleri de alıp götürüyor.
Bir insanın zaten daralmış hayatına bir de başkasının kazanç hırsı sığdırılıyor.
Fesupanallah...
Peki, bu insanların hakkı ne olacak?
Gündem değişir, isimler değişir, tartışmalar başka başlıklara taşınır. Fakat geride kalan mağduriyetler aynı yerde durmasın lütfen.
Birileri için dosya kapanabilir; ama hakkını arayan insan için mesele, dosyanın kapandığı yerde başlar.
Belki de asıl defo tam burada: Kusur ortadayken ambalajla uğraşmak, ürünün kendisini incelemek yerine etiketine bakmak.
Gündemin makyajı akıyor; arkadaki gerçeklik de-fon oluyor.
Birinde defo, diğerinde de-fon...
Biri kusuru gösteriyor, diğeri kusuru fonda bırakıyor.
DEFO-N
Bu, bir öfkenin değil, bir nefes darlığının ritmi.
Saygıyla selamlıyorum
