Köşe Yazısı

Gam/zede

Asu Saydam Atasoy
Asu Saydam Atasoy
2 dk Sesli Dinle 1

 "Gamzedeyim deva bulmam..." diye yazıya başlamak, yaşananlar bu kadar ağırken nasıl hafif bir cümle kurulur, bilmiyorum.

Sosyal medyada önüme düşen bir kareyi defalarca büyüttüm. Gözlerim başka bir ayrıntı arasın istedim. "Belki yanlış görmüşümdür." dedim.

Bazı fotoğraflar görülmez...

İnsanın içine saplanır.

Bir gazi, kesilmiş bacağının yerine taktığı protezi başının altına koymuştu.

Yastığı oydu.

İşte o an boğazıma düğümlenen şey yalnızca bir fotoğraf değildi. Bir milletin gözlerinin önünde cereyan eden, "Nasıl ya?" dedirten bir manzaraydı.

Gaziler...

Onlar uzuvlarını hastalıkta, kazada ya da kaderin rastgele bir cilvesiyle kaybetmedi.

Onlar, bir bayrak yere düşmesin diye bedenlerinden parçalar verdiler. Birileri rahat uyusun diye gecelerini verdiler. Birileri çocuklarını güven içinde büyütsün diye kendi çocukluklarını, gençliklerini, sağlıklarını toprağa gömdüler.

Bugün ise aynı insanlar...

Ankara Güvenpark'ta günlerdir adalet istiyor.

Hak istiyor.

Eşitlik istiyor.

Yirmi iki gündür, "Bizi görün." diye haykırıyorlar.

Peki biz ne yapıyoruz?

Başımızı çeviriyoruz.

Gündemi değiştiriyoruz.

Bir fotoğrafı kaydırıp diğerine geçiyoruz.

Oysa o protez, sadece bir bacak değil...

Bizim eksilen vicdanımızdır.

İnsan sormadan edemiyor:

Bu insanlar mahalle arasında top oynarken mi bu hâle geldi?

Hayır!

Kimisi annesini geride bıraktı.

Kimisi babasını.

Kimisi sevdiğini.

Kimisi evladının ilk adımlarını göremedi.

Çünkü önce "Vatan." dedi.

Şimdi ise aynı insanlar, hak ettikleri özlük hakları için açlık grevine yatıyor.

Bundan daha ağır bir utanç olabilir mi?

Bir gazi, kurşunun susturamadığı bedenini açlığın sessizliğine teslim etmek zorunda kalıyorsa...

Orada yalnızca bir insan değil, hepimiz kaybediyoruz.

Ve ne acıdır ki bu nöbet sırasında bir kahraman gazimiz, bu dünyaya küskün veda etti.

O açlıktan mı öldü?

Yoksa duyulmamanın ağırlığından mı?

Bunu tarih yazacak.

Ama bugünden kayda geçsin:

Gaziler hak istememeliydi.

Hak, onlara minnetle teslim edilmeliydi.

Çünkü gaziler, bu ülkenin yaşayan kahramanlarıdır.

Onları, protezini yastık yapacak kadar yalnız bırakan her sessizlik; yarın çocuklarımıza anlatamayacağımız kadar ağır bir vebaldir.

Bazı fotoğraflar unutulmaz.

Çünkü onlar yalnızca bir insanı değil, bir ülkenin aynaya bakmaya cesaret edemeyen yüzünü gösterir.

Temennimiz; bu sessizliğin yerini adaletin, diyaloğun ve kalıcı çözümlerin almasıdır. Çünkü gazilerimizin mücadelesi, görmezden gelinecek bir mesele değil! Hepimizin ortak sorumluluğudur.

Bugün bu satırların isabet edeceği kim varsa, içinde küçük de olsa bir sızı oluştuysa...

"Gamzedeyim deva bulmam..."

Bir kez de gazilerimizi düşünerek dinleyin.

Belki o zaman, bir şarkı olmaktan çıkar.

Saygıyla selamlıyorum

Yazarın Diğer Yazıları

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

  • Sedat Türe

    Gaziler sadece bedenen değil, toplumun kayıtsızlığıyla da "gamzededir" — yaralıdır diyor yazarımız. Hürmetle..

Bu Yazıyı Paylaş